Medine Gökbönü

Kırmızı Saydam Yılanlar
9/10
·102 syf.··
Beğendi
·
2022 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2022 19:30
Anlamak ve içselleştirmek. Anladım, derken karşımızdakinin iletisinin onun da ifade etmek istediği biçinde zihnimizde aksolduğunu anlatırız. İçselleştirdim, derkense iletinin fiziksel bir akisten de ileri duygusal bir bağla tamamlandığını. Yaşar Kemal'in bilinçle okuduğum ve içselleştirdiğim ilk kitabı 'Yılanı Öldürseler'. Gerçi artık o kitap benim. Öyle gerçek anlatmış ki Çukurova'yı, taşını toprağını, insanını... Ağzımızdan düşürmediğimiz belki de çoğu zaman altını doldurmadan, sadece övgü ifadesi olarak kullandığımız "evrensel" kelimesinin tam anlamıyla öğretilmesi için eserleri eğitim materyali olarak kullanılmalı. Çünkü yazarın Çukurova'yı, belirli bir bölgenin insanını anlatması dahi engellememiş sınırları aşmasını. Evrensel olmasını. Zaten kimse de ne Yaşar Kemal'den ne de başka herhangi birinden yaşadığı, nefesini çektiği havadan, topraktan başka yeri anlatmasını da bekleyemez. Kitapta babasının tecavüz ederek evlenmek zorunda bıraktığı annesinin aşığının babasını öldürmesiyle büyükanası ve tüm köy tarafından anasını öldürmeye itilen Hasan anlatılıyor. Kendilerinin yapmaya cesaret edemediğini yapsın diye Hasan'a silah hediye eden amca... Hasan'ı her gördüğünde anasını öldüremiyorlar diye amcalarına beddualar eden büyükanası... Anasının dillere destan güzelliğinden onun Allah'ın sevgilisi olduğunu, anasını öldürmenin büyük günah olduğunu söyleyen köylüler... Her gün yatağına yeni birini alan anasının kendi köyüne orada onun gibi çok güzel var diye dönmediğini söyleyenler... Geceleri babasının hortladığını, kırmızı saydam yılanlarla baş etmeye çalıştığını gördüğünü söyleyenler... Hepsi o kadar gerçek ki. Bu yalnız bir hikaye değil, Anadolu'nun birçok ücra köyünde hala da yaşayan insan tiplerinin analizidir. Ya da köylere gitmeye, ekran başından çok
Edebiyat
Yılanı ÖldürselerYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202028,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kalbimde Bir El İzi Gibi
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
"Montag'ın içinden ağlamak geldi ama gözlerine ya da ağzına hiçbir şey olmuyordu." Syf 99 Ben bir yazar olsaydım, bu cümleyi yazardım dediğim bir sürü cümleyle dolu Fahrenheit 451. Zaten iyi bir yazar olmak da belki hepimizin hissetiği duyguları, ya da yaşadığı olayları iyi bir gözlem ve geniş bir birikimle kelimelere aktarmak değil midir? Sanat bundan ibaret değil midir hatta? Sözsüz, yalnız bir melodide dahi tanıdık bir şeyler bulur insan. Bir tablodaki bir canlının hatta cansız bir nesnenin yerine koyar kendini. Ben bu tabloda yer alacak olsaydım şuradaki başı sonu belli olmayan duvar olurdum ancak, demek bile kendimizden bir şeyler bulduğumuzu gösterir o eserde. Bunlar hep uzun okumalar, belki yıllarca sürmüş sürecek, sağlam tespitlere ihtiyaç duyar dostlarım. Ray Bradbury'de de ister yetenek ister çalışkanlık deyin bolca var bu tespit etme özelliğinden. Misal ne olduğu belli olmayan bir varlığı ne olmadığıyla betimlediği bir sıfat: " Makine olmayan, hayvan olmayan, ölü olmayan, canlı olmayan, uçuk yeşil ışık saçan bir şey..." bizler bilmediklerimiz sorulduğunda ne olmadığıyla yanıt veriyoruz çoğu zaman, bu en sevdiğim tespitlerinden biri mesela. Ayrıca, Montag'ın Clarisse'e olanları duyduğunda hissettiklerini bana " open.spotify.com/playlist/54vZeI... " buradaki şarkılar hissettirebilir belki diye hayal etmiştim. Söylemeden de edemeyeceğim, Montag ile aralarındaki bağ bana Sevgili Matthew ile olan bağımı anımsattı. Çok sevdim yani kitabı, kendimden bir şeyler buldum, bitti diye üzüldüm. Sevgili Clarisse ve dostum Matt için, Endemico'nun şarkısının ismi gibi aynı: benimle olacaksınız, kalbimde bir el izi gibi.
1000Kitap
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,4bin okunma