Medine

Yine de devam etmeli kurbağa öpmeye. Prens olsun diye mi? Elbette hayır, belki onlar gerçek bir öpücüğün kadrini kıymetini bilir diye… Tabii henüz konuşan bir kurbağanın bir prensten daha ilginç olduğunu anlayacak yaşa gelmediyseniz.
Sayfa 172 - pdf·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
(...), internette dolaşan bir başka hikâye daha vardır ki, aynı zamanda güzel bir Fransız yemek tarifidir. Güzel bir kadın göl kenarında otururken kucağına bir kurbağa fırlar: “Ben aslında çok yakışıklı ve zengin bir prensim. Büyüyle bu hale geldim. Ama beni öpersen eski halime geri dönerim,” der. Kadın “Ee” diye sorar, “başka?” Kurbağa şişinir, “Eğer beni öpersen seninle evlenirim, şatoma gideriz, sen bana yemek pişirir, elbiselerimi temizler, çocuk doğurursun, annem kraliçeyle birlikte mutlu mutlu yaşarız.” Hikâyenin devamında bu güzel Fransız kadın, daha geç bir saatte göle nazır masasında şarap, kremalı kurbağa bacağı ve salatadan oluşan yemeğini yemektedir. “Demek öyle ha!” der, “Bir prens hoş tabii,ama Fransız mutfağının en harika yemeğine değişmem doğrusu.”
Sayfa 172 - pdf·Kitabı okudu
“Öpmek işe yaramayınca tek bir çözüm kalır prensesin gözünde, kurbağayı duvara fırlatmak. Kurbağa aslında kurbağa olarak sevilmek ister ama seven nelere katlanmaz. Ya ölecektir, ya da bir prense dönüşecektir. Ve eski kurbağalar bir konuda hemfikirdir: Büyük değişim için üç şey gerekir: Kesin bir bilinçsizlik, duvara fırlatılmaya rıza ve mutlaka hayal gücü yüksek bir kadının sevgisi. Bir de sabır.Evet, hem de büyük bir sabır. Çünkü fırlatılmayla çarpışma arasında geçen süre bazen onlarca yıl alabilir.”
Sayfa 172 - pdf·Kitabı okudu
Pek çok anti-tezi üretildi tabii masalın. İşte Oğlak Yayınları da Stephen Mitchell’in Kurbağa Prensi’ni yetişkinler için bir masal olarak sunuyor.25 Mükemmel Fransızcasıyla entelektüel bir kurbağadır karşımızdaki. Âşık olunacak kadar zekidir, sohbetine doyum olmaz, ne ki öpmekle prens de olmaz. Düpedüz bir kurbağadır işte. Kitap boyunca her şeyin anlamını günümüze uygun bir biçimde tartışır dururlar. Kitabın başında ise şu ilginç sözlere yer verilmiştir: “İki tip kadın vardır: Prensle evlenenler, kurbağayla evlenenler. Bir kurbağa asla bir prens olamaz, ancak bir prensin tipik bir evliliğin olağan akışı içinde azar azar, hatta gözle görülemeyecek kadar usul usul, gitgide bir kurbağaya dönüşebildiği, geniş kitlelerce kabul görmüş bir gerçektir. Yirmi beş yıl sonunda bir kadın bir sabah uyandığında, yanında vaktiyle âşık olduğu prensini hâlâ buluyorsa, ne diyebiliriz, ne mutlu ona!”
Sayfa 171 - pdf·Kitabı okudu
Bak şu cadının işine! Dünyada fazlasıyla kurbağa var zaten. Prensleri kurbağa yapacağına, kurbağaları prens yapsa ya… Ne çok bekleyeni var üstelik. Kadınların çoğu böyle düşündüğünden boş yere kurbağaları öper durur. Sonuç: Islak, kaygan, yeşil bir leke ve bol bol siğil!
Sayfa 171 - pdf·Kitabı okudu