Kitabı çok bilgilendirici buldum. Yazar sohbet havasında yazdığı için kitabı okurken hiç sıkılmadım. Yazarın detaylı araştırmasına ve kitapta bolca görsele yer vermesini çok beğendim. Önemi bulduğum ve ilgimi çeken birkaç alıntıyı paylaşmak istedim. Hani "kelimeler kifayetsiz kalır" denir ya, işte! Ahmed Arif'in hayatı da böyleymiş. O yüzden ben susayım, alıntılar konuşsun istiyorum. :)
“ Asıl adım Ahmed Önal. Ahmed Arif olarak bilinirim. Yaşamım boyunca hakkı aradım; ezilen ve güçsüzün yanında durdum. Memleketlilerim sömürülmesin, memleketlilerim kullanılmasın, memleketlerim ölmesin diye konuştum. Eşitlik için yazdım, eşitlik için söyledim, eşitlik için dayak yedim, eşitlik için sövdüm. O günleri görmeyeceğimi bilsem de, birilerine o günleri göstermek için öldüm. ” (syf. 169)
“ ‘ …Sanatçılar özel bir tasnifle ikiye ayrılır: 1. Yazdıkları dergi vs’den şereflenenler. 2.yazdıkları dergilere şeref verenler… ’ (syf. 135)
“ ‘Ay Karanlık’ adlı bu şiirindeki “Maviye/Maviye çalar gözlerin” ifadesi için bu şiir tam on yıl beklemiştir. “ (syf.60)
“ Ahmed Arif, defalarca sorgulanacağı, dövüleceği,gözaltında kan işeyene kadar işkence edilip de öldü zannıyla bir arsaya atılacağı Otuz Üç Kurşun şiirini bu ortamda ve bu hislerle yazar.
Ahmed Arif şiirlerinin, en gerçek ve su götürmez yanı hayatta direkt karşılığının olması ve yazanın da,okuyanın da, övenin de, bedel ödemiş olmasıdır.
‘Bedeli ödenen şiirlerin şairi’ ” (syf.65)
“ ‘ Kaç çocuk yaklaştı bu şekil sana? ’
‘ Ayak izinden yüzeyi aşınmış taburene kaç cellat kaç tekme attı? ’
‘ Astınız da kurtuldu mu sisteminiz? ’
‘ Bitti mi kanlı kapışmalarınız? ’
‘ Tükettiniz mi kirli komploları? ’
‘ Vatan sağ oldu mu? ’
‘ Davanız mübarek oldu mu? ’
Türkiye’de idam cezası 2001’de kısmen ve 2004’te tamamen kaldırılmıştır. ” (syf. 121)
“