Bir Sürgünün Anıları

9,0/10  (9 Oy) · 
42 okunma  · 
10 beğeni  · 
1.018 gösterim
Her şeyin kararı var
...
Biraz sonra kapı açıldı. Komiserin karşısına çıkardılar. Komiser, elindeki cıgarayı ağzına götürdü, derin bir soluk çekip, dumanını savururken, dikkatle beni izliyordu.
- Sen ne millettensin? diye sordu.
- Türküm, dedim.
- Nasıl Türk? Yani, şu Rum, Ermeni, Yahudi Türklerden mi, yoksa bizim halis Türklerden mi?
- Bizim halis Türklerden...
- Anlamadık ki necisin? Hırsız değilim diyorsun, yankesici değilim diyorsun, kaçakçı değilim diyorsun...
- Yazarım. Bir sessizlik oldu. Sonra,
- Sen sürgünsün değil mi? dedi.
- Evet, dedim.
- Pekala... Nerede kalacaksın? Burada kalacak evin var mı?
- Hayır, otelde kalacağım.
- Her akşam karakola gelip, imza vereceksin. Şimdi bir memurla birlikte git, kalacağın oteli göster. Karakoldan çıkarken, komiser,
- İyi ki fazla okumamışım, yoksa benim de başım belaya girerdi... dedi.
Bir polis memuru,
- Her şeyin fazlası fazladır komserim. Her bişey kararında olmalı...
Karakoldan çıktım. İçimden, kollarımı gökyüzüne açıp gerinmek geliyordu.
  • Baskı Tarihi:
    1997
  • Sayfa Sayısı:
    173
  • ISBN:
    9789754181074
  • Yayınevi:
    Adam Yayınları
  • Kitabın Türü:
Tuco Herrera 
 14 Nis 18:56 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

ÖNCESİ : SİPER ET KENDİNİ DE DURSUN BU HAYASIZCA AKIN

Yıl 1948.. "malum" hükümet" iktidarda.. ve Türkiye'yi küçük "amerika" (daha da küçük yazmak isterdim ama malum font izin vermiyor) yapacağız sloganları yeri göğü inletiyorken ,zamanın cumhuriyet gazetesinde şu başlıkla bir haber yer alır:
AMERİKA'NIN SINIRLARI TÜRKİYE' DEN GEÇER (??!?!?!?!?!!!)

SABAHATTİN ALİ ve AZİZ NESİN o sıralarda beraber kapanan Marko Paşa adlı derginin ismini değiştirmiş ve MALUM PAŞA 'ya çevirmişlerdir..gene basının ve muhalif yazar çizerlerin üstünde muazzam bir baskı vardır..bu habere katlanamaz AZİZ NESİN ve hemen söz konusu habere karşı bir karşıt bildiri hazırlar NEREYE GİDİYORUZ başlığıyla.. uzun müddettir cıkardıkları Marko Paşa isimli dergi dolayısıyla o zaman kendini "ileri demokrasi" bekçisi olarak adlandıran hükümetin eline böylece kendisini mahkum ettirecek bahaneyi vermiş olur..matbaası basılır..hemen gözaltına alınır daha sonra serbest bırakılır.. bitmemiştir zulüm..söz konusu bildiriyle halkı kin ve nefrete (?!?!) teşvik ettiği gerekçesiyle derhal hakkında dava açılır ve bildiriyi 2 kişinin okuduğu yönünde şahitler gösterilerek hakkında tam 22 -yazıyla yirmi iki - sene hapsi istenir..hemde daha sonraki dönemlerde anti-demokratik bulunurak kaldırılacak olan 161. madde istemi ile...suçu çok büyüktür Aziz Nesin 'in.. emperyalizme DUR! demiştir.. birde gene trajikomik bir ayrıntı: davaya bakan askeri savcı da bir dönem okul arkadaşıdır kendisinin.. olaylara geri dönersek düzmece bir tezgahla şahitlikleri alınan söz konusu 2 kişi sonradan şahitlikten vazgeçerde büyük usta sürgünle yırtar..

SONRASI : Bursa ilinde bir ÖTEKİ "ADAM"

Sonrasında bahse konu olanlar bu kitabın konusudur.. yokluğu, parasızlığı ,açlığı, iki küçük çocuğuyla bir başına bıraktığı karısını , halkın kendisine karşı takındığı tutumu hep karşısına alır olanlara göğüs gerer Bursa' da da..bu kitabı okumaya her yürek dayanmaz.. açlığı ve parasızlığı da komik bir dille anlatır kitabında .. sizi de hem ağlatır hem güldürür..

"ipeklisi var giyemezsin
şeftalisi var yiyemezsin
cepte para nanay
dön şinanay şinanay"

hacmen çok hafif ama içerdiği anlam bakımından KURŞUN gibi ağır bir kitaptır..ben bu kitabı 9 yaşımda kütüphanemizde kapağına bakıp gülümseyerek almıştım elime.. ilk basımıydı..2 jandarma erinin arasında minicik bir adam.elleri kelepçeli ..askeri adımlarla yürüyorlar..(merak edenler için o anlarında hikayesi var kitabın girişinde) kısacası hem gülüp hem ağlamak istiyorum diyenler için MUADİLİ OLMAYAN BİR ESERDİR bu kitap..elimden gelseydi tüm VİCDANSIZLARA KILIÇ ZORUYLA OKUTURDUM..kritiği sonlandırırken kendisini bu yazdıklarımla beraber bir kez daha saygı ile anıyorum..senin gibiler olmasaydı n'olurdu halimiz? huzur içinde yat MEHMET NUSRET NESİN...

Ayşen 
17 Eki 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · Puan vermedi

Aziz Nesin'in Bursa sürgünününde başından geçenleri trajikomik bir biçimde aktardığı bir kitap. Kitap Aziz Nesin efsanelerinden olamaz belki ama bir sürgünü anlatması ve bu yaşanılanların tamamiyle gerçek olması yeterince insanın dikkati çekiyor. Aziz Nesin gibi evet sürgününde bir adabı vardır dedirtiyor size. Ki hatta gerçek olması nedeniyle insanlar ne durumlarda ne koşullarda kalmışlar yahu bu insanlar nasıl yaşamışlar nasıl hayatta kalmayı becermişler diyorsunuz.

NeverMore 
15 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Aziz Nesin'in bütün öykülerini zevkle okumuşum. ama nedense bir sürgünün anılarını okurken daha çok sevdim. Nesin'in mizahını en iyi anlatan bir kitap. ve şunu gösteriyor bize; hayattan acıları çıkarırsanız komedi kalır. Zaten kendisin başından geçen olayları anlatıyor AZİZ NESİN

Kitaptan 2 Alıntı

Eşe dosta akıl vermek bize özgüdür. Akıl vermeye bayılırız. Karşımıza biri çıksın da aman şuna iyi bir akıl verelim diye, yolları gözleriz. Akıl vermekten yana bizim kadar cömert insanlar var mıdır?

Bir Sürgünün Anıları, Aziz NesinBir Sürgünün Anıları, Aziz Nesin
Tuco Herrera 
14 Nis 19:06 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

ipeklisi var giyemezsin
şeftalisi var yiyemezsin
cepte para nanay
dön şinanay şinanay

Bir Sürgünün Anıları, Aziz NesinBir Sürgünün Anıları, Aziz Nesin