10/10
·173 syf.··
Beğendi
·
2018 33. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2018 20:22
Aziz Nesin etkinliğini düzenleyen Ultra İşsiz abim https://1000kitap.com/Nordavind ‘ya ve NigRa Hanım’a saygı, sevgi ve teşekkürlerimi iletiyor, bu incelemeyi asla vazgeçmeyen ve düşmeyen Aziz Nesin ‘e ithaf ediyorum.. İzahı olmayan şeylerin mizahi olur(muş)...! Aziz Nesin tam olarak bunu yapmıştır.... Çektiği cefa, yaşadığı onca şey...! Kitabı okuyan gözler, satır başına geri geliyor... Nasıl mümkün olabilir diyorsun.. Ama oldu işte diyor Aziz Baba..! Oku da anla diyor.... Toplanın o halde İzahı olmayan işin, Mizahına vuralım incelemede...! Döneme gidelim ne var ne yok o dönemde? Emperyalizmi bu topraklardan söküp atan Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyeti, o ebedi hayata göçtükten sonra hızlı bir şekilde şekil değiştirmeye başladı.. "Milli" kavramı yok olmaya başlıyor ve dış ülkelerden yardım almak için çeşitli nedenler ortaya atılıyordu. 1945 ‘te Hitler Almanya’sı düştü ve Sovyetlerin komünist rejimi hız kazanmaya başlamıştı. Türkiye dik durmayı başarmak yerine, bir tarafa kaymak durumunda hissetti kendisini. Bunu zamanında kendisinden hiç bir şey vermeden başaran Ülke, şuan acz içindeydi.. Hâlbuki tüm imkânsızlıklara rağmen milli mücadeleyi vermiş bir ülkenin devlet erkanları pasif bir duruma düşüyor, acemice kararlar almaya başlıyordu... 1953’ten sonra ise, izahı kalmayacak işler yapmaya başlayacaktı Celal Bayar’ın temel attığı, Adnan Menderes’in yükseldiği Demokrat Parti.. Aynı zamanda ülkeye dinamiti yerleştirip, Amerika’nın uşağı olma yolunda çok büyük adımlar atacaklardı.. Sonu malum bir son oldu ya neyse.. Ve bunu önceden görmüştü Aziz Nesin…. 1946’larda gördü.. Olacağı bu dedi… Dinlemediler, ama oldu… Aziz Nesin görmüştü görmesine de, görmese miydi? Herkes gibi o da mı görmezden gelmeliydi? O da mı susmalıydı? O da mı yalaka olmalıydı?.... Hayır, hayır…! Öyle bir şey olmadı, olmayacaktı da… Sabahattin Ali ile birlikte bastıkları gazete hükümetin eleştiri odağı oldu.. Eleştiriler dozunu aştı, yok olmasına kanaat getirildi… Düğmeye basılmıştı ve operasyon başlamıştı… Aklınıza Hollywood tarzı FBI’ın yaptığı operasyonlar gelmesin. O günlerde Aziz Nesin bir bildiri hazırlıyor ve bunun arkalı önlü basılması için arkadaşlarının onayı ile matbaaya veriyor. (Bu broşürde yazanlara kitapta ulaşacaksınız.) Kısaca söylemek gerekirse; birilerinin aklını başına alması için milli menfaatleri düşünen bir yazı kaleme almıştı Aziz Nesin. Aklıma Mustafa Kemal’in, milli mücadele öncesi paşaları uyaran yazıları ve raporları geldi.. Aziz Nesin’in yaptığı da bundan farklı değildi… Velhasıl, tam bu esnada işe devlet el koydu…! 20 Yıl hapsi istendi, 10 ay hapis 4 Ay sürgün ile son buldu mahkemenin kararı.. Yargıtay’a itiraz edildi. Normalde 6 ayda cevap vermeyen Yargıtay, 15 günde kararı onadı.. İstanbul’dan gitmesi gerekiyordu.. Çünkü tehlikelilerdi.. Çünkü! Halkı bilinçlendirmek iyi değildi…! Çünkü 150 Milyon Amerikan Doları vardı işin içinde…! $$$$$$$$$ 10 Ay hapis yattı…. 4 Ay Bursa sürgünü başlıyordu.. Bizde başlayalım…! Mantığın olmadığı, aklın yatmadığı sürgüne.. Ve bir insanlık dramının trajikomik öyküsüne! "(...)Bursa'ya sürgün geldiğimi ne çabuk da öğrenmişler... O günden sonra bütün eski arkadaşlarım, dostlarım, tanıdıklarım, yalnız tenha, ara sokaklarda, uzaktan uzağa el sallayarak selam verdiler." İşte böyle başladı sürgün… Konuşursan suç, konuşmazsan suçtur... Sesini kesmezsen, sürülürsün, susarsan güdülürsün. Partilerin hoşuna gideni yazarsan kralsındır, yazmazsan hapis yatansındır... Arkadaş dediklerin iyi gün dostudur, düştüğünde ilk satılansındır.. Cebinde iki kuruş yoktur.. Bir simit, çay alamazsın; kimenedir. Kışın ısınamazsın, bananedir... Ser sefilsindir, bizenedir... Ölsen, kimsenin umurunda değilsindir… Eşin?... Eşin vardır, aslında destek olmalı.. Ama uzak durur… Sen sürgünsün be adam… Çoluk çocuk neyine…! Namın, senden önce gelir Bursa’ya.. Yolda gören selam vermez, selam verdiğin selam almaz.. Arkadaşların seni gördü mü, tabana kuvvet, maraton koşusuna başlar… Uzaktan gülerek el sallar…! Cebinde iki kuruş yoktur, çay bile alamazsın. Açlık ile sınanırsın. Kaldığın yerin ödemesini yapamazsın.. Para lazımdır, nerede! Bulamazsın! Birde yeni yancılar edinirsin, arkadaş sanarsın. Onlar senden çulsuzdur, bilemezsin… Seni dolandırır da giderler, anlamazsın.. İyilik bu ya, susarsın... Zar zor bulduğun yemeğine ortak, zor bela ödediğin kiralık evine misafir olur sesini çıkarmazsın. Tüm bunların yanında, sen eşini, çocuklarını, kardeşini, evini, arkadaşlarını düşünürsün.. Seni düşündüğünü düşündüğün kişileri düşünürsün, düşün düşün …’tur işin, içinden çıkamazsın… Kimse ses etmez…Yalnız kalmışsındır.. Yorulmuşsundur… Bir gün şair bir arkadaşını görürsün.. İş istemeye gidersin.. Gidersin de, dur bakalım, ne alırsın?? Gazete çıkarmaktadır, yanına gidersin. Zor bela ulaşırsın, seni karşılar… İş dersin ıkına sıkıla… Konuşmaya başlarsınız… Daha selam verir vermez ilk aldığın cevap aman konuştuğumuzu kimse duymasındır... -Bakın benim Milletvekili seçilme ihtimalim yüzde doksan dokuz… Ben Meclis kürsüsünden daha yararlı olmaz mıyım? -Olursunuz. -Tabii, değil mi? -Şüphesiz. -Halbuki sizinle konuştuğum duyulursa ne dedikodular çıkar, öyle değil mi? Birde bana onaylatıyor. -Öyle… -Onun için… Çok rica ederim… -Estağfurullah. -Bidaha buraya gelmeyin. Beni aramayın. Çünkü seçilmek ihtimalim çok kuvvetli. Anladınız mı? -Anladım. -Eğer bigün seçilirsem… -Çok iyi olur. -(…)Birbirimizi tanımamazlıktan gelelim. Birbirimize selam bile vermeyelim. -Vermeyelim. -(…) Hiç sizinle görüşmedik, sizde beni görmediniz, değil mi? -Görmedim. Bende sizi görmedim. -Görmediniz. -Konuşmadık da… -Konuşmadık. -Eğer seçilirsem daha yararlı olmaz mıyım? -Daha yararlı olursunuz….. Oradan da yedin mi tekmeyi… Şimdi artık daha iyi anlarsın.. Sürgün elinde, dost falan yoktur…! Bu küçük anı ile anlayacağınız o ki, düştüğünüzde menfaat uğruna adam yerine dahi konmaz, vebalı gibi uzak durulursunuz… Aziz Nesin yazdıkları kadar bir o kadarını da yazmamıştır. Birçoğunu da bu kitaba eklememiştir. Ülkenin kötü gidişine istinaden yazdığı yazılar hapis yatmasına neden olmuş, sürgün edilmesine ve ailesini ve işini kaybetmesine neden olmuştur.. İşin trajikomik taraflarından biri de şudur ki, güç bela ceza alması için uydurulan kanun, yıllar sonlar meclise verilen dilekçe üzerine kaldırılacaktır.. Haydi daha da üzülme şimdi….! İşte ülkemizin mizahi yapısı…. Yazının başında ne dedik, izahı olmayan şeyin Mizahı olurmuş.. Aziz Nesin bize Mantığın olmadığı yerde mantık ararsanız, zorlar bir şeyler bulursun demiştir. İşin mantığı yoktu ama yapacak bir şeyde yoktu. Devlet vermişti kararı ve cezasını çekiyordu. Kendisi hakkında yazılan hakaretlere katlanmak zorundaydı. Bir kere mimlenmişti ve yapacak bir şeyi de yoktu… “Rüzgarın şiddeti ne olursa olsun, martı sevdiği denizden asla vazgeçmez.” Derdi Aziz Baba…. Ne yaşadı, ne yaptı, nasıl başa çıktı.. Okuduklarımız sadece satırlardan ibaret değildir. Bunun daha fazlasıdır... Yaşanmış olan bu hususi anılar, gözümüzde canlanırken neler düşünüyoruz? Gerçekten bu denli katlanabilir miydik? Vazgeçmeden devam edebilir miydik? Sanırım yaşamadan cevap vermesi güç. Kendisi bile dönüp arkasına baktığında, nasıl katlandığına şaşmıştır. İnsanlıktan çıkmakla eş değer bir dört ay sürgün geçirmiştir. Bu sürgün ona çok şey öğretmiştir… Dönemi anlamak için bile okunabilecek bir eser bırakmış bize Aziz Baba… İncelememi Aziz Nesin’in bir sözü ile bitireyim… “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın, diyerek yaşattığınız yılanların bir sonraki hedefi siz olursunuz.” Kendin olmadıktan sonra, bir başkasının esaretinde yaşamanın anlamı yoktur. Kendi fikrinin arkasında bile duramıyorsan, insanlıktan nasibini almamışsındır. Etkinlik için tekrardan teşekkür eder, kitabı okumayı düşünenlere de ilk buldukları fırsatta hemen okumalarını öneririm.. #28388406 İyi okumalar dilerim.
Siyaset
Bir Sürgünün AnılarıAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20171,516 okunma
··
162 Gösterim
8 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
1k’daki Aziz Nesin kitapları hanesine yine emek ürünü bir inceleme daha eklendi:) Ne kadar güzel bir topluluk olduk biz böyle... Bunca olumsuz şey varken günlük hayatta, resmen bir çınarın gölgesinde buluştuk, bir araya gelmeyi, kişisel anlamda farklılıklarımız olsa da bir olmayı başardık. Emeklerinize sağlık Murat Hocam... Şimdi siz kendinize torpil geçmeyeceğiniz için yarın Ç News değerli bir incelemeden mahrum kalacak:)
Murat Ç
Gönderi Sahibi
Necip Hocam söylediklerinizin hepsinde kesinlikle haklısınız. Çok güzel bir etkinlik oldu. Emeği geçen herkese tekrardan teşekkürlerimi ileteyim. Baksak evet farklı görüş ve düşüncelerimiz mevcuttur lakin, Aziz Nesin'de birleştik. Fikirler tek bir noktada toplandı ve bir olduk. Tarihe belki de bu platformdan güzel cevaplar verdik.. Aziz Nesin'i unutmayacağımızı küçükte olsa tekrar gösterdik. Evet, Ç News'te bana değil, sizlere yer var :) O yüzden ben o üç incelemede olmayacağım ama sizlerin güzel incelemeleri olacak. :) Her zaman olduğu gibi içtenlikle yazdığınız yorumunuz ve düşünceleriniz için teşekkür ederim. Belki bir Aziz Baba kitabı daha araya sıkıştırabilirim. :)
Nesin'in sözünü çok beğendim. Bu kitabı mutlaka okuyacağım.