Hasan'dan rivayet edildiğine göre, (bir gün) Ömer (ra), oğlu Abdullah b. Ömer'in yanına girmiş, bir de bakmış ki, yanında bir parça et var. Hemen ona: "Bu et de neyin nesi?" demiş, o da "Canım çekti de", cevabını vermiş. Ömer (ra) "Sen her canının çektiği şeyi yer misin? Kişiye israf olarak her canının çektiğini yemesi yeter" demiştir.
Abdullah b. Bekir el-Müzenî, babasından Lokman (as)’ın şu sözünü işittiğini haber vermiştir:
“Ana babanın evladını dövmesi, tarlayı gübrelemesi gibidir.”
“Bana Meryem oğlu Îsâ (as)’nın ‘Zaman üç günü içine alır. Birincisi, dünkü gün, geçmiş gitmiştir ve sen de ondan nasibini almışsındır. İkincisi bugündür, ki geçimin ondadır. Üçüncüsü ise yarındır, onda da senin için neler vardır bilemezsin. İşler de üç şeyi kapsar: Birincisi doğruluğuna kanaat getirdiklerin ki ona hemen tâbi ol. İkincisi yanlış olduğuna kanaat getirdiklerin ki onlardan da hemen kaçın. Üçüncüsü ise künhüne eremediklerindir ki onları da Allah’a havale et’ dediği söylenmiştir.