Tarif ettiğimiz sokağa geldiğimizde, evinin numarasını sordum, duymadı.
Tekrar seslendim, yine duymadı.
Arabayı iyiden iyiye yavaşlatıp, omzuna dokundum. Dokunmamla birlikte başı yana kaydı, torpido gözüne doğru yığılan bedeniyle son bir ders daha verdi.
Ölmüştü!
"Eksik olan şeyi buldum. Anlattıklarınızın içinde kuş yemi satarak geçindiğiniz yoktu. Hem de böylesi zor şartlarda."
"Sakın ha evlat" dedi. “Biz bunu cihat anlayışıyla yaptık.
Dünyalık menfaatimize yarasın diye değil.”
- Ama öleceğim, değil mi?...
- Hepimiz bir gün öleceğiz Şule Hanım.
Ölüm sadece size değil,bir gün hepimize gelecek.
Bunu hem biliyor, hem de bilmek, düşünmek ve kabul etmek istemiyoruz.