İnsan...
Önüne dünya nimetlerinin hepsini serseniz, başı kaybolana, hatta su yüzüne ufak tefek kabarcıklar çıkana kadar saadet deryasına gömseniz, çalışmaya ihtiyacı olmayacak derecede refahını sağlasanız da... Sırf nankörlüğü, küstahlığı yüzünden bir rezalet koparacaktır.
Bazen aklım almıyor; onu yalnızca ben, hem de öylesine içten, öylesine dolu dolu severken, ondan başka hiçbir şey görmez, bilmezken, ondan başka hiçbir varlığım yokken, nasıl olur da onu bir başkası da sever, sevebilir?