Ne kadar şaşılacak şeydir ki, Muhyiddîn-i Arabî "kuddise sirruh" ve onun yolunda giden büyükler [onların sözlerini ezberleyip, ötede beride söyleyen, yazan, cahiller değil], (Allahü teâlâ, hiçbir sûretle anlaşılamaz. Hiçbir şeye benzemez.) dedikleri hâlde, Zât-i ilâhî, herşeyi ihâta etmiş, kaplamışdır, herşeye yakîndir, herşeyle beraberdir diyorlar. Bunun doğrusu, Ehl-i sünnet alimlerinin bildirdiğidir. Yakîn olan, ihâta eden, Allahü teâlânın kendisi değil, ilmidir.