İki türlü sünnet vardır. Biri ibâdet olan sünnet; ikincisi adet olan sünnet. Ta'âmın sünneti âdet olan sünnetlerdir. Bunları inkâr etmeyip, yalnız terk etmek veya aksini yapmak günâh değildir. Fakat terk etmeyip bu sünnetlere de riâyet etmek çok sevaptır.
Sayfa 17 - İhlâs Vakfı Yayınları / Birinci Baskı / Ekim 2018
Âmine hâmile iken Abdullah Şam kafilesiyle Medine'ye gitti. Orada hastalanıp yirmi beş yaşında olduğu halde dayıları yanında vefat etti.
Bu cihetle Hâtemü'l-Enbiyâ hazretleri, dürr-i yetim gibi anası karnında iken tek ve yetim kaldı.
İşte o esnada hârikulâde vukuatttan olarak meşhur Fil Vak'ası zuhur etti.
Sayfa 52 - Bedir Yayınevi / Cilt: I / Ekim 2016 Istanbul
(...) Ve Hazret-i Dâvud'a Zebûr nâzil oldu. Lâkin Zebûr, hep nasâyih ve ilâhiyâttan [nasihatlar ve ilâhiler] ibarettir. Onda ahkâm-şer'iyye yoktur. Binaenaleyh Dâvud aleyhisselâm dahi sâir enbiyâ-yı Benî İsrail gibi şeriat-ı Mûsa ile âmil idi.
Sayfa 36 - Bedir Yayınevi / Cilt: I / Ekim 2016 Istanbul
Hazret-i İbrahim'in zevcesi Sâre çocuk doğurmazdı. Hâcer nam câriyeyi kocasına bağışladı. Ondan İsmail (aleyhisselâm) doğdu.
Bundan dolayı Sâre, ziyade kederlendi. Cenab-ı Hak dahi ona merhamet ve inayet etti. İhtiyarlık vaktinde İshak'ı (aleyhisselâm) doğurdu.
Sayfa 20 - Bedir Yayınevi / Cilt: I / Ekim 2016 Istanbul