" Bedenin Özben olmadığı, duyuların oyununun Özben olmadığı nasıl kesinse düşünceler de, akıl da, öğrenilen bilgelikler de, bir düşünceden sonuçlar çıkarma ve yeni düşünceler üretme becerisi de Özben değildi.Düşüncelerin dünyası da Özben'in uzağındaydı, duyuların rastlantı niteliği taşıyan Ben'ini öldürüp düşüncelerin ve bilgeliklerin rastlantı niteliğindeki Ben'ini beslemek de hedefe götürmeyecekti...ikisi de küçümsenmemeli ya da abartılmamalıydı..."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
" Anlamını çıkarmak istediği bir yazıyı okuyan biri, işaretleri ve harfleri küçümsemez; yanılsama, rastlantı ve değersiz bir kabuk diye bakmayıp okur, inceler ve sever onları, her harf karşısında böyle davranır. Oysa dünya kitabını ve kendi varlığımın kitabını okumak isteyen ben ne yaptım, önceden var saydığım bir anlam uğruna işaretleri ve harfleri hor gördüm, görüngüler dünyasına yanılsama, dedim; kendi gözümü ve kendi dilimi nasılsa var olmuş değersiz nesneler saydım..."
" Akbabalar şimdi, seni daha iyi, daha geniş ufuklara götürmek isteyen kartallara karşı, senin önderlerin oldu. Akbabalar, sana leş yemeyi, birkaç tahıl kırıntısıyla yetinmeyi ve üstüne üstlük " yaşa, büyük akbaba" diye bağırmayı öğretti..."