Mehmet B

Mehmet B
@Mehmettb
We are all slaves to our feelings
24 Eylül
318 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı

Mehmet B

, bir kitap okudu
Puan vermedi·318 syf.·
2025 4. kitabı
C. Wright Mills
8.9/10 · 116 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Mehmet B

, bir kitap okudu
Puan vermedi·633 syf.·
2025 3. kitabı
C. Wright Mills
9.2/10 · 46 okunma
Puan vermedi
Yönteme Karşı Paul Feyerabend Bilim çoğu zaman düzenli şekilde ilerlemez her zaman zıtlıklar ve olağanüstü şekilde ilerleyebilir. Savaşın getirdiği momentum bilimi daha hızlı şekilde geliştirebilir, bu gelişimle birlikte bilimsel alanda da ayrılıklar olabilir 20. Yüzyılın önemli bilim filozoflarından biri olan Fayerband yönteme Karşı kitabında bilimsel ilerlemenin anarşik bir şekilde ilerlediğini gösterir. Lakatosu da kitapta açıkçası güzel bir şekilde eleştirmekte. Kitabın temel tezleri Eserin bağlamında, "anarşi" terimi, bilimsel ilerlemeyi kısıtlayacağı gerekçesiyle tek bir tanımlayıcı bilimsel yönteme bağlı kalmayan epistemolojik anarşiyi ifade eder. Eser, kısmen Galileo'nun Dünya'nın kendi ekseni etrafında döndüğü hipotezinin ayrıntılı bir vaka çalışması olması nedeniyle bilim tarihi ve felsefesinde dikkate değer ve o zamandan beri lisans ve lisansüstü düzeyde bilim felsefesine giriş derslerinde temel bir okuma haline gelmiştir. aynı zamanda bunu yapmalarının iyi bir neden olduğunu da belirtiyor. Bunun nedeni, Galileo'nun varsayımının Aristotelesçi dünya görüşünden kaynaklanan doğal yorumları ortaya çıkarmasıydı. Feyerabend tarafından tanımlanan doğal yorumlar, algımızda doğal ve otomatik olarak meydana gelen olayların ve gözlemlediklerimize dil ekleme biçimlerimizin yorumlarıdır. Bir teoriyi uzun süre kabul ettikten sonra, doğal yorumlar örtük ve unutulmuş hale gelir ve bu nedenle test edilmeleri zorlaşır. Doğal yorumlar diğer yorumlarla karşılaştırılarak açık hale getirilir ve test edilebilirler. Bu nedenle, Aristotelesçi dünya görüşünü tam olarak incelemek için Feyerabend, Galileo'nun doğal yorumlarını ortaya koyan yeni bir teori ortaya atmakta haklı olduğunu öne sürüyor. Feyerabend'in sunduğu doğal yorumların etkisinin başlıca örneği, hareket eden bir dünya
Felsefe
Yönteme KarşıPaul Feyerabend · Ayrıntı Yayınları · 201092 okunma
Puan vermedi
Bir Bilgi Anarşisti: Feyerabend Cemal Güzel Kitaba başlamadan önce, bilim felsefesinin en önemli isimlerinden biri olan Paul Feyerabend’in eleştirel bilim anlayışına göz atmak yerinde olacaktır. Ancak Feyerabend’in düşüncesini doğru bir çerçeveye oturtabilmek için, yine bilim felsefesinin temel figürlerinden biri olan Karl Popper’ın yaklaşımını da ele almak gerekiyor. Böylece her iki düşünürün bilimsel yönteme ilişkin tutumları karşılaştırıldığında, bilim felsefesinin tarihsel gelişimi daha açık bir biçimde anlaşılması mümkün olacaktır. Popper ve Feyerabend’in düşünceleri incelendiğinde, bilimi açıklama biçimlerinin temel noktalarda birbirinden ayrıldığı görülmektedir. Popper, bilimi düzenli, rasyonel ve belirli kurallara göre işleyen bir etkinlik olarak tanımlamış; bilimsel bir teorinin ancak yanlışlanabilir olduğu sürece bilimsel değer taşıyacağını savunmuştur. Ona göre bilim, yanlışlanan teorilerin yerine daha kapsamlı ve açıklayıcı teorilerin geçmesiyle ilerlemektedir. Bu yaklaşım, bilimin tutarlı bir yöntemle sürdürülebileceği ve bu yöntemin eleştirel rasyonaliteyle desteklenmesi gerektiği fikrini öne çıkarmıştır. Feyerabend’ın düşüncesi ise Popper’ın bu düzenli ve yöntemci bilim anlayışını radikal biçimde sorgulamıştır. Feyerabend incelendiğinde, bilimin tek bir yönteme indirgenemeyeceği, bilimin tarihsel gelişiminin çoğu zaman düzensiz, çok yönlü ve kuralları aşan bir yapıya sahip olduğu görülmektedir. Ona göre bilimsel ilerleme, kimi zaman bilimsel yöntem olarak sunulan ilkelerin dışına çıkılarak mümkün olmuştur. Galilei örneğinden Kopernik devrimine kadar birçok tarihsel olayda, bugün “yanlış” sayılabilecek yöntemlerin bilimin gelişimine katkıda bulunduğu savunulmuştur. Bu nedenle Feyerabend, “yöntem anarşizmi” adını verdiği yaklaşımıyla bilimde tek bir doğru yolun olmadığını
Felsefe
Bir Bilgi Anarşisti: FeyerabendCemal Güzel · Bilim ve Sanat Yayınları · 19964 okunma
Puan vermedi
Baba-nın-Adları Jacques Lacan Jacques Lacan’ın kavramı, psikanalitik düşüncenin hem en yoğun hem de en ufuk açıcı tartışmalarından biridir. İlk kez 1963’te başlayacağını duyurduğu seminerde gündeme getirdi; fakat bu seminer yalnızca bir dersten sonra aniden sona erdi. Yine de bu yarım kalan girişim, kavramın sonraki yıllarda olgunlaşıp Lacan’ın teorisinin merkezine yerleşmesine engel olmadı. Freud’un bıraktığı mirastan yola çıkarsak, “baba” aslında biyolojik bir kişi değil, çocuğun gelişiminde belirli bir sembolik konumu işaret eden figürdür. Oedipus kompleksi çerçevesinde baba, çocuğun anneyle bütünleşme arzusuna sınır koyar, yasayı temsil eder ve bu sayede çocuğu kültürel, toplumsal ve dilsel dünyaya dahil eder. Lacan, bu işlevi dilin ve gösteren düzeninin mantığıyla yeniden yorumlar. Ona göre “Babanın Adı” (Nom-du-Père), annenin arzusu ile çocuk arasına kesin bir mesafe koyan, arzuyu yasaya bağlayan ve öznenin Sembolik Düzen’e girişini sağlayan temel işaretleyicidir. Bu işlev devreden çıktığında, yani forclusion (dışlama) mekanizmasıyla “Babanın Adı” Sembolik Düzen’den tamamen atıldığında, özne dilin güvenli ağıyla bağını kaybeder. Bu durumda “Gerçek”in istilası başlar ve psikotik yapılanma ortaya çıkar. Lacan’ın Schreber vakası üzerine yaptığı yorumlar, bu dinamiğin en somut örneklerinden biridir. Başlangıçta tekil olarak düşünülen “Babanın Adı” kavramı, Lacan’ın ilerleyen yıllarında çoğullaşır ve “Babanın Adları” (Les noms-du-père) halini alır. Artık mesele, tek bir otorite figürü değil; baba işlevini farklı biçimlerde üstlenebilecek çok sayıda temsil biçimidir. Tanrı, hukuk, gelenek, kültürel normlar, hatta bilim… Tüm bu yapılar, öznenin arzusunu düzenleyen ve yasayı tesis eden işlevi yerine getirebilir. Böylece Lacan, babayı mutlak ve değişmez bir otorite olmaktan
1000Kitap
Baba-nın-AdlarıJacques Lacan · Monokl Yayınları · 2014124 okunma