Baba-nın-Adları

Jacques Lacan
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 57 dk.
Sayfa Sayısı:
104
Basım Tarihi:
Aralık 2014
Yayınevi:
Monokl Yayınları
Orijinal Adı:
Des noms-du-pere
ISBN:
9786055159160
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·104 syf.··
2021 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2021 18:28
Felsefenin anlaşılmamak için yapıldığını biliyorum ama Lacan sürekli değillemeler ve dışarıdan çevirmeler ile çok basit şeyleri Çok karmaşık hale getirerek ve süsleyerek kelimelerle oynayarak sunma konusunda başarılı.
Baba-nın-AdlarıJacques Lacan · Monokl Yayınları · 2014124 okunma
Lacan Reiz
Puan vermedi·104 syf.·
2021 24. kitabı
Lacan'ın da belirttiği gibi, öznenin varoluşu deneyimlemesi olan özbilinç, ancak dışsal bir düzene dahil olduğu takdirde var olabilir. Bu bağlamda öznenin varlığının tanınıp onaylanması için kendisinin yaratmadığı koşullara, kimliklere, kategorilere ve kavramlara muhtaç olması dolayısıyla varlığının göstergesini kendisine dışsal olan bir bütünsellikte araması kendi varoluşunu maduniyetiyle ödemesidir. Zira Lacan'a göre arzu bile eksikliğin arzusu olmakla birlikte daima Öteki'nin arzusudur. Ayrıca özne, fallus evresiyle birlikte annesiyle kurmuş olduğu ilişkiden mütevellit bir eksiklik tarafından işaretlenerek varlık kazanmıştır. Lacannn psikanalizin sevimsiz ama gerekli olan felsefik yüzüsün ne diyeyim..
Psikoloji
Baba-nın-AdlarıJacques Lacan · Monokl Yayınları · 2014124 okunma
7/10
·104 syf.··
2023 76. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2023 16:36
Psikanalistlerin birbirlerini kabul etme / çatışma dönemlerine has bir seminerin çözümlemesi olan kitapta eleştirel bakış açısı ile baba-çocuk ilişkşleri ele alınmış. Kitabı anlamak için psikoloji bilimi, kuramlar ve duayenlerin ekollerine hakim olmak gerekli.
Psikanaliz
Baba-nın-AdlarıJacques Lacan · Monokl Yayınları · 2014124 okunma
Puan vermedi
Baba-nın-Adları Jacques Lacan Jacques Lacan’ın kavramı, psikanalitik düşüncenin hem en yoğun hem de en ufuk açıcı tartışmalarından biridir. İlk kez 1963’te başlayacağını duyurduğu seminerde gündeme getirdi; fakat bu seminer yalnızca bir dersten sonra aniden sona erdi. Yine de bu yarım kalan girişim, kavramın sonraki yıllarda olgunlaşıp Lacan’ın teorisinin merkezine yerleşmesine engel olmadı. Freud’un bıraktığı mirastan yola çıkarsak, “baba” aslında biyolojik bir kişi değil, çocuğun gelişiminde belirli bir sembolik konumu işaret eden figürdür. Oedipus kompleksi çerçevesinde baba, çocuğun anneyle bütünleşme arzusuna sınır koyar, yasayı temsil eder ve bu sayede çocuğu kültürel, toplumsal ve dilsel dünyaya dahil eder. Lacan, bu işlevi dilin ve gösteren düzeninin mantığıyla yeniden yorumlar. Ona göre “Babanın Adı” (Nom-du-Père), annenin arzusu ile çocuk arasına kesin bir mesafe koyan, arzuyu yasaya bağlayan ve öznenin Sembolik Düzen’e girişini sağlayan temel işaretleyicidir. Bu işlev devreden çıktığında, yani forclusion (dışlama) mekanizmasıyla “Babanın Adı” Sembolik Düzen’den tamamen atıldığında, özne dilin güvenli ağıyla bağını kaybeder. Bu durumda “Gerçek”in istilası başlar ve psikotik yapılanma ortaya çıkar. Lacan’ın Schreber vakası üzerine yaptığı yorumlar, bu dinamiğin en somut örneklerinden biridir. Başlangıçta tekil olarak düşünülen “Babanın Adı” kavramı, Lacan’ın ilerleyen yıllarında çoğullaşır ve “Babanın Adları” (Les noms-du-père) halini alır. Artık mesele, tek bir otorite figürü değil; baba işlevini farklı biçimlerde üstlenebilecek çok sayıda temsil biçimidir. Tanrı, hukuk, gelenek, kültürel normlar, hatta bilim… Tüm bu yapılar, öznenin arzusunu düzenleyen ve yasayı tesis eden işlevi yerine getirebilir. Böylece Lacan, babayı mutlak ve değişmez bir otorite olmaktan
1000Kitap
Baba-nın-AdlarıJacques Lacan · Monokl Yayınları · 2014124 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Jacques LacanYazar · 12 kitap
Jacques Marie Émile Lacan, "Freud'dan bu yana en tartışmalı psikanalist" olarak anılan Fransız psikanalist ve psikiyatrdır. Geliştirdiği psikanaliz kuramlarının yanısıra 20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden biri olan Lacan, yapısalcılık, postyapısalcılık, eleştirel teori, feminist teori, sinema, kültürel çalışmalar gibi pek çok alanda ve çağdaş kıta felsefesinde oldukça etkili olmuştur. Her ne kadar Lacan kendi çalışmalarını "Freud'a bir şerh" olarak sunsa da, döneminin dilbilim, antropoloji ve felsefe gibi geniş bir literatürünü Freud'un psikanaliz teorileriyle birlikte yorumlayan ve kullanan Lacan, oldukça özgün bir düşünce sistemi ortaya koymuştur. Michel Foucault, Gilles Deleuze, Felix Guattari, Luce Irigaray, Julia Kristeva, Alain Badiou, Louis Althusser, Slavoj Žižek gibi pek çok düşünür kendi düşüncelerini, destekleyerek ya da karşı çıkarak, Lacan'ı temel alarak geliştirmiştir. 1977'de Fransız parlamentosuna rıza yaşına ilişkin birkaç maddenin yürürlükten kaldırılması için verilen bir dilekçede Jean Paul Sartre, Foucault gibi isimlerle birlikte Lacan'ın da imzası vardı. Asıl ve tam adı Jacques-Marie Emile Lacan’dır. Jacques Lacan olarak bilinir. 13 Nisan 1901'de Paris’te doğmuş, 9 Eylül 1981 de aynı yerde ölmüştür. Tıp eğitimi aldıktan sonra, 1932'de "Kişilikle İlişkileri Açısından Paranoyak Psikoz" adlı doktora teziyle psikiyatr olur. Daha sonraki çalışmaları da yine özellikle kuramsal-felsefi alanda yoğunlaşacak ve yeni bir Freud okumasıyla psikanalizi yeniden temellendirmeye yönelecektir. Lacan’ın genel teorik şeması ve argümanları anlaşılmakla birlikte, genelde sözlerinin oldukça karmaşık, belirsiz ve anlaşılması güç bir niteliğe sahip olduğu bilinir. Dolambaçlı ve çetrefilli söz oyunları, eğretilemeler, anlaşılması ve yorumlanması güç göndermeler sürekli olarak bu dile hakimdir. Lacan güç bir yazardır, ama Lacan’ın yazmaktan çok konuşmuş olduğunu da belirtmek gerekir. Onun yazıları daha çok öğrencileri ve izleyicilerinin tuttuğu notlar ve ses kayıtlardan oluşur. Konuşmaları, daha doğrusu seminerleriyle ünlüdür. Dönemin Fransız aydınları seminerlerinin sıkı bir takipçisi olmuşlardır. Başlıca çalışması Ecrits (Yazılar) 1966'da yayımlanmıştır. Bu dönem, bir yandan yapısalcılığın Fransa’da çok etkili ve güçlü olduğu, bir yandan da postyapısalcı düşüncenin kendini geliştirmekte olduğu bir zamandır. Dolayısıyla Lacan’ın konuşmaları dönemini derinden etkilemiş ve sonrasında da sürekli yeniden yorumlanmıştır. Kuramsal psikanaliz alanındaki çalışmaları Sigmund Freud’un yeniden yorumlanmasıyla yapısalcılık'tan postyapısalcılığa (Yapısalcılık ötesi) uzanan bir yol izler. Dolayısıyla Lacan, yalnızca önemli bir psikanaliz kuramcısı olarak değil, daha başlangıçta psikanaliz, dilbilim, antropoloji ve felsefe alanındaki geçişkenliği sağlamasıyla ve ardından da geliştirdiği formülasyonların ve kavramların felsefi düzlemde yol açtığı sarsıcı sonuçlarıyla 20. yüzyıl felsefesinin önemli isimleri arasında yerini almıştır. Kaynak ve detay:tr.wikipedia.org/wiki/Jacques_Lacan