"Evrenin nasıl sona ereceğini biliyoruz" dedi rehber, "Dünya'nın da bununla ilgisi yok, ancak o da yok olup gidecek."
"Nasıl - evren nasıl sona erecek?" dedi Billy.
"Havaya uçuracağız, uçan dairelerimiz için yeni yakıtlarla deney yaparken. Tralfamadore'lu bir test pilotu bir ateşleme düğmesine basar ve bütün evren yok olur. Oluyor işte.
Valla, savaşı buradan hayal etmek zorunda kaldık, bizim gibi ileri yaşta- ki insanlar dövüşüyor sandık. Savaşlarda bebeklerin dövüştüğünü unutmuşuz. Bu yeni tıraş olmuş yüzleri görünce şok geçirdim. 'Tanrım, Tanrım,' dedim kendime, 'Bu savaş Çocukların Haçlı Seferi."
Sadece mumlar ve sabun Alman menşeliydi.Hayaletsi,yanardöner bir benzerlikleri vardı.İngilizlerin bilmesine imkan yoktu ama mumlar ve sabun kesilmiş Yahudilerin ve Çingenelerin ve ibnelerin ve komünistlerin ve diğer Devlet düşmanlarının yağından yapılmıştı. Oluyor işte.
"Bana özgür iradeye inanmıyormuşsunuz gibi geliyor," dedi Billy Pilgrim.
"Dünyalıları inceleyerek o kadar zaman harcamamış olsaydım," dedi Tralfamadore'lu, ""özgür irade' ile ne demek istendiği hakkında hiçbir fikrim olmazdı. Evrende hayat bulunan otuz bir gezegene gittim, ayrıca yüz tanesi hakkında da raporlar okudum. Sadece Dünya'da özgür iradeden bahsediyorlar."
"Giriş yoktur, gelişme yoktur, son yoktur, gerilim yoktur, ahlak dersi yoktur, neden yoktur, sonuç yoktur. Kitaplarımızın sevdiğimiz tarafı hepsi aynı anda görülen birçok harikulade anın derinlikleridir."