Ama sonra şunu fark ettim: Benim başka çarem yoktu. Her şeyi bıraktığımda hayat bana "Gel be koçum, dur sana yeni kapılar açayım " demiyordu. Yahu, hayatı bırakın en yakın dostlarınız bile belli bir süre sonra sizin depresif ve mutsuz halinizi çekmek istemiyordu,dostluğun bile bir sınırı vardı. Çaresizdim, devam etmek zorundaydım. İşte çaresizliğin gücü buydu. Gerçekten en ufak bir abartı olmadan söylüyorum, ağlaya ağlaya çalışmaya devam ettim. Çaresizliğim, her şeye rağmen o mücadeleyi sonuna kadar devam ettirmemin azmini veriyordu. Dolayısıyla çaresizliğimizi korkacağımız, kaçınacağımız bir şey değil, tam aksine ona sarılacağımız, ondan besleneceğimiz bir motivasyon kaynağı olarak görmeliyiz.