Ne büyük acılar ne de büyük sevinçler öldürür insanları; bu yüzden bu acı ve sevinçler, küçük küçük değersiz şeylerden oluşmuş muazzam bir sisle sarılı gözükürler. Evet, işte hayat dediğin; bir sis olup olacağı! Hayat bir sistir.
Şair García Lorca’nın, yurttaşı Miguel de Unamuno’yu “ilk İspanyol” diye nitelemesi, yazarın, eserlerinde İspanya insanının psikolojisi ve karakterini ustalıkla belirlemesinden gelir. Unamuno’ya göre hayat ölümlüdür ama sanat hayatı ebedîleştirir. Belki tek teselli de budur. Sis’in kahramanı Augusto Perez, bu teselli imkânına işaret etmektedir. Unamuno bir sabah kapısının açıldığını, içeri Perez’in girdiğini hayretle görür. Ve onu öldürmeye karar verir...Arka kapaktan
SisMiguel de Unamuno · Can Yayınları · 20246bin okunma
Nobelli yazar Pirandello’nun yazması uzun yıllarını alan şaheseri Biri, Hiçbiri, Binlercesi önyargılar üzerinde yükselen toplumda bireyin bağımsız bir kimliğe, özgürlüğüne kavuşması üzerine, yanılsamalarla dolu bir anlatı.
İkinci kitap ise Gezi öncesi verilen konferanslari işliyor. O dönem özellikle Türkiye'nin içinde bulunduğu konjonktürel durumlara ilişkin sorular sorup Türkiyeyi analiz değerlendiriyor.
Ay ışığı Kitap AçıklamasıAy Işığı, öykü alanında dünya edebiyatına damga vurmuş Fransız yazar Guy de Maupassant’nın on dört öyküsünden oluşan bir derleme.Edebiyat yaşamına Flaubert’in himayesinde başlayan Maupassant, benzerine az rastlanır gözlem gücü, küçük ayrıntıları değerlendirme ustalığı ve doğrudan söylenenin gerisindeki ince alayla kaleme aldığı eserleriyle öykü türünü adeta yeniden tanımlamıştır. Olaylara, nesnelere hep dışarıdan bakan, çok değişik çevrelerde, çok değişik insanlar arasında gezinen bu öykülerin büyük çoğunluğu, okuru derin bir gerçeklik duygusu içinde gülümsetir ya da ürpertir. Yazar, sıradan insanların yaşamındaki küçük dramlardan ve onların zihinlerini meşgul eden gündelik sorunlardan ironi yüklü çarpıcı hikâyeler çıkarır.Özlü, güçlü, keskin ve yalın bir anlatımla desteklediği gerçekliği ve kurgudaki ustalığıyla öykü türüne yeni bir anlayış getiren yazarın bu derlemesini Türkçenin usta kalemlerinden Tahsin Yücel’in çevirisiyle okuyacaksınız.Arka Kapaktan
Ay IşığıGuy de Maupassant · Can Yayınları · 2020856 okunma
Palyaço
Hans Schnier, varlıklı bir ailenin oğlu olmasına karşın meslek olarak palyaçoluğu seçmiştir. Evlenmeye ve doğacak çocuklarını Katolik terbiyesiyle büyütmeye yanaşmadığından, toplum baskısına direnemeyen sevgilisi tarafından terk edilir. Hans bu kayıp yüzünden yıkılır, sanatı bitme noktasına gelir.
Palyaço 1963 yılında yayımlandığında Almanya'da büyük tartışmalara yol açmış, Heinrich Böll din karşıtı olmakla suçlanmıştır. Oysa yazar, İkinci Dünya Savaşı sonrası burjuva toplumunun dar kafalılığı ve çarpık ahlakı yüzünden "ayrıksı" bir bireyin o toplumda kendine yer bulamayışının altını çizer. Palyaçonun maskesi ardında en sarsıcı gerçekleri dile getirir; günlük hayatın acımasızlıklarını, boş kurallarını okurun yüzüne bir tokat gibi çarpar. Palyaço makyajı, aslında bireyin acılarını, arzularını, umutlarını sakladığı bir maskedir.
PalyaçoHeinrich Böll · Can Yayınları · 20191,916 okunma