heveslendik bulutlara selam ettik
rüzgarlı bir tepeden
bulutlar nasıl da aşina çıktı bize
kalbimiz yorulmuştu saadet beklemekten
ya sabır diyerek neler çektik
neler çektik sevgilim sinemize
Soframızda şarap peynir ekmek ve üzüm
ölüler mezarda tanrı semada unutulur
Ortalık kaynaşır bir hayal içinde çocuklar kahkaha ihtiyarlar tebessüm
Dünya günlük güneşlik insanlar sanki mesuttur
Ben düşünürüm deryaları görürüm
Okyanuslar kuzey denizleri buzlar köpüklü yaşayan köpüklü söyleyen
Maviş mi maviş gönlü sevdalı su
Akdeniz yeşilden portakaldan mandalinden
Gaskonya körfezi malaka boğazı
Ve baktık karaipleri kuzey denizi
Hortumları deli rüzgârları deli
Yelilâm deryalar Yelilâm deryalar
Deryalar deryalar dünyalar kadar
Yangınlar alevinden geçip de gelen dost
Yelken gibi açılmışssın zalim rüzgâra
Harp demiş vurmuş vurmuş lilişan
Ölümler götürmüş zulümler götürmüş
Deniz gözlü gök alınlı kirvelerimizi
Kalbi yıkanmış çamaşır gibi temiz
Çehresi yanık yanık bakırsı
Ablamız süt anamız biraderimiz
Emekçiler pamuk işçileri kürekçiler
Yangın yerlerinde yaşayan Abbas ve Hasan
Irzını buğdayla değişmiş kızlar lilişan
Hey lilişan lilişan gülmüşem ağlamışam bir tuhaflık olmuş dünyanın hali