Duvar

Attila İlhan

Duvar Konusu

Duvar Attilâ İlhan’ın ilk şiir kitabı. Daha çok özgürlük, eşitlik ve mutluluk ideali üzerine yazılmış, toplumsal gerçekçi ilk şiirler… İlhan, “Duvar’daki şiirler, belki harbi etiyle kemiğiyle yaşamamış; ama gazete, radyo ve sinema yoluyla bir yandan; fırında kaybolan ekmek, seferber edilmiş ordu, pasif korunma ve karartmalar yoluyla öbür yandan; onun sertliğini ve hainliğini ‘etinde duymuş’ bir harp delikanlısının şiirleri’ diyor, “sahillerimize asker cesetleri vuruyordu, barut ve yangın kokusunu alıyorduk…” Duvar’da kendini dünyayla ve tüm insanlarla bir ve beraber hisseden, kendi ülkesinde kendi insanlarına reva görülenlere isyan eden gencecik bir şairin sesini dinleyecek, çağrısını duyacaksınız. İçindekiler; başlangıçta daima şairler vardı gâvurdağları’nda rivayet 1- döşeme 2- cebbar oğlu mehemmed 3- sığırtmaç 4- ümmühan 5- göçmenler 6- deli süleyman 7- ökkeş hürriyet yürüyor mektup ağıt dünyakâri hey lilişan merhaba gökyüzü türkiye deryalar karanlıkta kaynak yapan adam mümkün mü benim için hiçbir zaman iş başı akşamüstü düşünceleri geceye karşı şiir umumi ıstırap şarkısı 941’de izmir cemşid hun’la hasbıhal saadet arka sokak duvar onlar bizi itham ediyor karanlıkta kaynak yapan adam taşkın geldi harb kaldırımında aşk 1- garipseme 2- arı kuşları 3- rubai 4- revolution 5- çağrı 6- hayal kurmak 7- adımla nasıl berabersem 8- muhalif rüzgâr 9- yalnızlık şiiri 10- değişen bir şey yok 11- beraber yaşamak 12- saçların örülmüş olmalı 13- harp kaldırımında aşk 14- istemek 15- kalp ağrısı 16- sen yoksun 17- bitsin dedik şafak vakti dünya sabaha kadar düştü polonya kalesi marianne diliyâr lili marlen kutup yıldızı rivayet eder heyamol meraklısı için notlar
Tahmini Okuma Süresi: 5 sa. 23 dk.Sayfa Sayısı: 190Yayınlanma Tarihi: Mart 2017İlk Yayınlanma Tarihi: 1959Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN: 9789754584202Ülke: TürkiyeDil: TürkçeFormat: Karton kapak
Türler:

Puan

810 üzerinden
260 Puan · 45 İnceleme

Duvar Yorumları ve İncelemeleri

Tümünü gör
Girift

Girift

@motherloving_
·
04 Ocak 14:58
Puan vermedi
Atilla İlhan , lirik bir şairden öte toplumcu gerçekçi bir şair ki bu kitabında ise bunu oldukça yansıtmış. Güzide şairimiz dünya savaşlarına katılmamıştır fakat şiirlerini o kadar iyi bir üslup ile kaleme almış ki şairimizin bir savaş gazisi olduğuna bile inanabilecek kıvama gelebilirsiniz. Hatta kitaba ismini veren "duvar" şiirini okuduktan sonra bunu daha iyi anlayabilirsiniz. Halktan yana , özgürlükçü , eşitliği savunan şiirleri okumak isterseniz bu kitap sizin için biçilmiş bir kaftandır :)
5 etkileşim
Faruk

Faruk

@faruqcakir
·
06 Mayıs 13:36
10/10 puan verdi
Kesinlikle tavsiye ederim, hayatıma dokunan karakterimi şekillendiren kitaplardan birisi. Her insan Atilla İlhan'ın tüm şiirlerini okumalıdır. Defaatle okudum ve her okuyuşumda bir başka anlam çıkarttım
2 etkileşim
Okuyunazizimmm

Okuyunazizimmm

@dilekkkkk
·
11 Aralık 2022 21:58
8/10 puan verdi
Duvar, Attila İlhan’ın ilk şiir kitabı. Daha çok özgürlük, eşitlik ve mutluluk ideali üzerine yazılmış, toplumsal gerçekçi ilk şiirler… İlhan, “Duvar”daki şiirlerini belki harbi etiyle kemiğiyle yaşamamış ama gazete, radyo ve sinema yoluyla bir yandan, fırında kaybolan ekmek, seferber edilmiş bir ordu, pasif korunma ve karartmalar yoluyla öbür yandan, onun sertliğini ve hainliğini “etinde duymuş” bir harp delikanlısını şiirleri olarak tanımlıyor. Duvar’da kendini dünyayla ve tüm insanlarla bir ve beraber hisseden, kendi ülkesinde kendi insanlarına reva görülenlere isyan eden gencecik bir şairin sesini dinleyecek, çağrısını duyacaksınız. Keyifli okumalar…
5 etkileşim
Berivan can

Berivan can

@EYVALLAH21
·
12 Aralık 2022 12:31
Puan vermedi
Sen yoksun deniz yok yıldızlar arkadaşım ya bu gece harikalı bir şeyler olsun yahut bir bomba gibi infilak edecek başım.
4 etkileşim
Ayşenur SEVİM

Ayşenur SEVİM

@aysenursevim7
·
27 Aralık 2022 18:34
4/10 puan verdi
Çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim bir şiir kitabıydı. Sevdiğim birkaç şiir oldu. Kitap sonunda her Attila İlhan kitabında olduğu gibi “Meraklısına” adlı şiirlerin yazılış öykülerinden bahsedilen bir bölüm vardı. Ben çok keyif alarak okumadım. Size keyifli okumalar diliyorum.
3 etkileşim

Kitap İstatistikleri

Kitabın okur profili

Kadın% 56.1
Erkek% 43.9
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş

Yazar Hakkında

Attila İlhan
Attila İlhanYazar, Çevirmen · 61 kitap
Attilâ İlhan (15 Haziran 1925 - 10 Ekim 2005), Türk şair, romancı, düşünür, deneme yazarı, gazeteci, senarist ve eleştirmen. Aydın çalışmalarıyla Türk edebiyat ve düşünce dünyasına önemli katkıları olmuştur. 15 Haziran 1925'te İzmir, Menemen'de doğdu. İlk ve orta eğitiminin büyük bir bölümünü İzmir ve babasının işi dolayısıyla gittikleri farklı bölgelerde tamamladı. İzmir Atatürk Lisesi'nin birinci sınıfındayken mektuplaştığı bir kıza yazdığı Nazım Hikmet şiirleriyle yakalanmasıyla 1941 Şubat'ında, 16 yaşındayken tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Üç hafta gözaltında kaldı. İki ay hapiste yattı. Türkiye'nin hiçbir yerinde okuyamayacağına dair bir belge verilince, eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. Danıştay kararıyla, 1944 yılında okuma hakkını tekrar kazandı ve İstanbul Işık Lisesi'ne yazıldı. Lise son sınıftayken amcasının kendisinden habersiz katıldığı CHP Şiir Armağanında Cebbaroğlu Mehemmed şiiriyle ikincilik ödülünü pek çok ünlü şairi geride bırakarak aldı. 1946'da mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Üniversite hayatının başarılı geçen yıllarında Yığın ve Gün gibi dergilerde ilk şiirleri yayımlanmaya başladı. 1948'de ilk şiir kitabı Duvar'ı kendi imkânlarıyla yayımladı. Paris yılları 1948 yılında, üniversite ikinci sınıftayken Nâzım Hikmet'i kurtarma hareketine katılmak üzere ilk kez Paris'e gitti. Bu harekette faal olarak yer aldı. Fransız toplumu ve orada bulunduğu çevreye ilişkin gözlemleri daha sonraki eserlerinde yer alan birçok karakter ve olaya temel oluşturmuştur. Türkiye'ye geri dönüşünde başı sık sık polisle derde girdi. Sansaryan Han'daki sorgulamalar ölüm, tehlike, gerilim temalarının işlendiği eserlerinde önemli rol oynamıştır. Şair bu gerilim havasını ilk şiirlerinde olmasa da özellikle Bela Çiçeği gibi kitaplarında eski günlerini yâd ettiği ya da eleştirdiği şiirlerini yayımladı. Birkaç kez gözaltına alındı. Attilâ İlhan, "Kaptan" lakabının kendisine Paris yıllarında bir dönem sakal bırakması üzerine arkadaşları tarafından yakıştırıldığını belirtmiştir. Lakabın yayılmasında beş bölümden oluşan Kaptan şiiri etkili olmuştur. İstanbul-İzmir-Paris üçgeni 1951 yılında Gerçek gazetesinde bir yazısından dolayı soruşturmaya uğrayınca Paris'e tekrar gitti. Fransa'daki bu dönem, Attilâ İlhan'ın Fransızcayı ve Marksizmi öğrendiği yıllardır. 1950'li yılları İstanbul-İzmir-Paris üçgeni içerisinde geçiren Attilâ İlhan, bu dönemde ismini yavaş yavaş Türkiye çapında duyurmaya başladı. Yurda döndükten sonra, Hukuk Fakültesi'ne devam etti. Ancak son sınıfta gazeteciliğe başlamasıyla beraber öğrenimini yarıda bıraktı. Sinemayla olan ilişkisi, yine bu dönemde, 1953'te Vatan gazetesinde sinema eleştirileri yazmasıyla başlamıştır. Sanatta Çok Yönlülük 1957'de gittiği Erzincan'da askerliğini yaptıktan sonra İstanbul'a dönüş yapan Attilâ İlhan, sinema çalışmalarına ağırlık verdi. On beşe yakın senaryoya Ali Kaptanoğlu adıyla imza attı. Sinemada aradığını bulamayınca, 1960'ta Paris'e geri döndü. Sosyalizmin geldiği aşamaları ve televizyonculuğu incelediği bu dönem, babasının ölmesiyle birlikte yazarın İzmir dönemini başlattı. Sekiz yıl İzmir'de kaldığı dönemde, Demokrat İzmir gazetesinin başyazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yürüttü. Aynı yıllarda, şiir kitabı olarak Yasak Sevişmek ve Aynanın İçindekiler dizisinden Bıçağın Ucu yayımlandı. 1968'de Biket İlhan ile evlendi, 15 yıl evli kaldı. İstanbul'a dönüş 1973'te Bilgi Yayınevi'nin danışmanlığını üstlenerek Ankara'ya taşındı. Sırtlan Payı ve Yaraya Tuz Basmak'ı Ankara'da yazdı. 1981'e kadar Ankara'da kalan yazar Fena Halde Leman adlı romanını tamamladıktan sonra İstanbul'a yerleşti. İstanbul'da gazetecilik serüveni Milliyet (2 Mart 1982 - 15 Kasım 1987) ve Gelişim Yayınları ile devam etti. Bir süre Güneş gazetesinde yazan Attilâ İlhan, 1993-1996 yılları arasında Meydan gazetesinde yazmaya devam etti. 1996 yılından 2005 yılına kadar köşe yazılarını Cumhuriyet gazetesinde sürdürdü. 1970'lerde Türkiye'de televizyon yayınlarının başlaması ve geniş kitlelere ulaşmasıyla beraber Attilâ İlhan da senaryo yazmaya geri döndü. Sekiz Sütuna Manşet, Kartallar Yüksek Uçar ve Yarın Artık Bugündür halk tarafından beğeniyle izlenilen diziler oldu. İlk romanı Sokaktaki Adam yayımlandığında 10 roman yazmıştı. Bunlar hiç gün ışığına çıkmadı. Attilâ İlhan bunun sebebini bir söyleşide şöyle açıklıyor: "... birçok roman yazdım daha önceden. Ama neden yayınlamadım? Çok akıllıca bir sebebi vardı. Çünkü biliyorum ki yazarlar ilk romanlarında kendilerini anlatırlar. O da romancılık değildir. Günlük tutmaktır." (Düşün, Haziran 1996). Roman serüvenine başladığında döneminin diğer yazarları daha çok yerel ve kırsal olayları, kişileri işlerken Attilâ İlhan şehir insanını Türkiye'nin yakın dönem tarihini siyasal, ekonomik ve sosyal yanlarıyla ele alan bir yapı içerisinde işliyordu. Sadece İstanbul ve İzmir gibi Türkiye'nin büyük şehirlerini, işlediği dönemin yaşam tarzını, ekonomik ve sosyal sorunlarını kahramanlarının gözüyle yansıtmakla yetinmiyor; aynı zamanda, batı kültürünün Türkiye'ye ne şekilde yansıdığını, olumlu ve olumsuz etkilerini, çizdiği karakterlerle ve Avrupa'daki şehirlerle örtüşen bir yapı içerisinde inceleniyordu. Hazırlık ve arayış dönemi Romanda "hazırlık ve arayış dönemi" diye nitelendirilebilecek dönemde, yayımladığı Sokaktaki Adam ve Zenciler Birbirine Benzemez'de yazarın Paris'te yaşadığı yıllara ait deneyimlerinin ve gözlemlerinin karakterlere yansıdığı görülür. Yazıldığı yıllarda Türkiye'deki Batılılaşma uğruna toplumdan kopan kişilerin bocalamaları Sokaktaki Adam'da ele alınırken, Zenciler Birbirine Benzemez'de Avrupa'da komünist ve antikomünist mültecilerle karşılaşan, hayal kırıklığına uğramış bir devrimci anlatılır. Her bölümün farklı bir karakterin ağzından aktarıldığı Sokaktaki Adam, Attilâ İlhan'ın edebiyatımıza getirdiği yeni bir söylem olarak alınabilir. Daha sonraki romanlarında da görüleceği gibi, diyalektik bir yaklaşımla işlenen olaylarda kahramanlar güçlü ve zayıf yanlarıyla okura ulaşır; birbirlerini suçlamaz ve okuyucuda ön yargı oluşturmazlar. Attilâ İlhan, Zenciler Birbirine Benzemez için şunları söylemiştir: "Kitap 'soğuk savaş'ın en belalı döneminde yazıldı, yayınlandı. Çok ikircikli bir sorunu tartışıyordum. Romanın kahramanı, İstanbul'daki ve Paris'teki 'solcu' çevrelerle düşüp kalkıyor, bunlarla ilişkilerini ve tartışmalarını anlatıyordu, her şeyi olduğu gibi yazmak, romanın yayımlanmasından vazgeçmekle eşitti. Bu bakımdan, içeriğine hafif flu bir hava verdim." Romanın dilinin farklılığını ise yazıldığı dönem içerisinde yoğun Fransızca çalışmasına bağlayan yazar, bazı cümleleri Fransızca düşünüp Türkçe yazmıştır. Olgunluk dönemi Yazarın "olgunluk dönemi" diye tanımlanabilecek edebiyat süreci Kurtlar Sofrası ile başlar. Sokaktaki Adam'da ne istediğini değil, ne istemediğini bilen biri anlatılırken; Zenciler Birbirine Benzemez'de Mehmed-Ali istedikleri ile istemedikleri arasında mütereddit bir karakteri yansıtmaktadır. Oysa Kurtlar Sofrası'nda Mahmud ne istediğini çok iyi bilen bir karakteri çizer. Bu üç romanıyla Attilâ İlhan Türk aydınına farklı açılardan bakar, fikirlerini diyalektik-materyalist bir sentez içinde derleyerek Türkiye için bir sentez önerir – ki sonradan yazdığı yedi kitaplık Aynanın İçindekiler serisi de bu zemine oturmaktadır. Bıçağın Ucu, Sırtlan Payı, Yaraya Tuz Basmak, Dersaadet'te Sabah Ezanları, O Karanlıkta Biz, Allah'ın Süngüleri: Reis Paşa ve Gazi Paşa bu seriyi oluşturan romanlardır. Her romanda yer alan karakterler, Türkiye'nin tarihinde köşe başlarını oluşturmuş dönemlere ayna tutan aydınlardır. Tarihi olaylar, politik ve sosyal dengelerle ele alınır. Birbirleriyle bağlantısı olan karakterlerden her biri bir romanda ön plana çıkar ve olaylar onun gözlemleriyle aktarılır. Bu serinin bütünü irdelendiğinde yine, yazarın Türk aydınına yakın tarihimize bir bakma şansı tanıdığını ve kendi toplumcu-gerçekçi bakış açısıyla önergeler sunduğu görülür. Ölümü Attilâ İlhan ilk kalp krizini 1985 yılında geçirdi. Bu tarihten sonra kardiyolojik sorunları devam eden İlhan'ın 2004'ten itibaren sağlık durumu daha da bozuldu. 10 Ekim 2005'te İstanbul'daki evinde geçirdiği ikinci kalp krizi sonucu hayata veda ettiğinde 80 yaşındaydı. Tiyatro ve sinema sanatçıları Çolpan İlhan'ın ağabeyi ve Kerem Alışık'ın dayısıdır. 2003 Sertel Demokrasi Ödülü'ne layık görülmüştür. 1946 CHP Şiir Yarışması İkinciliği, 1974 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü Tutuklunun Günlüğü ile, 1974 Yunus Nadi Roman Armağanı Sırtlan Payı ile, vefatından sonra 2007 yılında kurulan Attilâ İlhan Bilim Sanat Kültür Vakfı çalışmalarına devam etmektedir. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Attilâ_İlhan

Duvar Sözleri ve Alıntılar

Tümünü gör
Yağmur Damla B

Yağmur Damla B

@Yagmurdamlaa
·
03 Ağustos 12:18
Uğursuz bir hava çökmüş Üstüne memleketimin Uğursuz ve karanlık `
102 etkileşim
g

g

@Dazaislandd
·
06 Haziran 18:09
Karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır
5 etkileşim
Ferhat

Ferhat

@ferhat0808
·
04 Temmuz 23:08
bir karanfil gibi sevdalı kalbim deste deste asker şarkıları sonbahar ve sabah ve kuşlar ipekten gök atlasa uçmuşlar
5 etkileşim
Z.

Z.

@zeynepinbu
·
29 Ocak 23:48
"hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan koşar gibi yürüyüşün karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün..."
16 etkileşim
Yarentuna

Yarentuna

@Yarentuna27
·
06 Temmuz 2021 04:18
Ben senin hayatına muhalif bir rüzgar gibi girdim
99 etkileşim

Duvar İletileri

Tümünü gör
okuma listesi
2023 yılını artık yalnızca şiir okumalarla harcayıp, güzelce seneyi kapatmayı düşünüyorum. Okuyacağım liste temel olarak şöyle: 1.
Çiçek Senfonisi
Çiçek Senfonisi
,
Özdemir Asaf
Özdemir Asaf
✔ 1.1. 
Benden Sonra Mutluluk
Benden Sonra Mutluluk
✔ 2.
Bütün Şiirleri
Bütün Şiirleri
,
Orhan Veli Kanık
Orhan Veli Kanık
✔ 3.
Bütün Yort Savul'lar!
Bütün Yort Savul'lar!
Ece Ayhan
Ece Ayhan
✔ 3.1. 
Morötesi Requiem
Morötesi Requiem
✔ 4.
Büyük Saat
Büyük Saat
,
Turgut Uyar
Turgut Uyar
✔ 5.
Toplu Şiirler
Toplu Şiirler
,
Ingeborg Bachmann
Ingeborg Bachmann
✔ 6.
Bir Acıya Kiracı
Bir Acıya Kiracı
,
Metin Altıok
Metin Altıok
✔ 7.
Ömrümüz meçhullerden meçhullere akıyor saatler bizim değil kitaplar bizim değil bizim değil yaşamak bizim değil hiçbir şey kendi dünyamızda yabancılar gibiyiz ya çok erken ya çok geç doğmadık mı sevgilim buna rağmen mutluluğa inanıyoruz
Attila İlhan
Attila İlhan
Duvar
Duvar
"sen yoksun deniz yok yıldızlar arkadaşım ya bu gece harikalı bir şeyler olsun yahut bir bomba gibi infilak edecek başım"
Duvar
Duvar
Benim de Sevgili Attila İlhan...
"Ya bu gece harikalı bir şeyler olsun yahut bir bomba gibi infilâk edecek başım."
Attila İlhan
Attila İlhan
Duvar
Duvar