Böyle Bir Sevmek

·
Okunma
·
Beğeni
·
8,2bin
Gösterim
Adı:
Böyle Bir Sevmek
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754585193
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Böyle Bir Sevmek
Böyle Bir Sevmek
Böyle Bir Sevmek
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular / yağmur giyerlerdi sonbaharla bir / azıcık okşasam sanki çocuktular / bıraksam korkudan gözleri sislenir / ne kadınlar sevdim zaten yoktular / böyle sevmek görülmemiştir

Attilâ İlhan’ın gönüllere girmiş, dillere sinmiş, okuyan herkes için adeta içselleşmiş şiirlerinden biridir “böyle bir sevmek.” İmkânsız aşkları, kent aşklarını, aşklarını, aşkların “düşbozumlarını” öyle bir tonda yazmış, söylemiştir ki, unutulmaz olmuştur pek çok şiiri gibi. Böyle Bir Sevmek’teki şiirleri insanı tüm boyutlarıyla; duyguları, korkuları, acıları, sevinçleriyle ve toplumsal olduğu kadar bireysel diyalektiğiyle ele almakta, bizi bize anlatmaktadır.

İçindekiler;

gündelik şeyler

sana ne yaptılar
sakın ha
ilk kelepçe
galiba ölüyorum
hadi, sen git
kavaklıdere balladları

böyle bir sevmek
eski sinemalar
kadınlar sonbahar
ihtiyarlar balladı
ah
yeşil bir kuştum
genel grev
metropol
hiç olmazsa, birisi
kar kasidesi
varsağı

varsağı 1
varsağı 2
varsağı 3
nefesler 1
nefesler 2
nefesler 3
nefesler 4
nefesler 5
nefesler 6
jilet yiyen kız

yamyam kadınlar
jilet yiyen kız
özcinsel
porno
üçgen
gözlüklü hamdi’nin notları

gözlüklü hamdi’nin notları 1
gözlüklü hamdi’nin notları 2
gözlüklü hamdi’nin notları 3
gözlüklü hamdi’nin notları 4
gözlüklü hamdi’nin notları 5
gözlüklü hamdi’nin notları 6
gözlüklü hamdi’nin notları 7
gözlüklü hamdi’nin notları 8
gözlüklü hamdi’nin notları 9
ki

o kızlar ki
o gözler ki
o yazlar ki
o sözler ki
meraklısı için notlar

meraklısı için ekler
168 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
#böylebirsevmek
Gerçekten böyle bir sevmek görülmemiştir. Siyasi hicivleri bol olsa da galiba Attila İlhan’ın en çok acıyı yansıttığı kitabı. Bir şiirde sömürüyü eleştirirken bir sonraki şiirde yalnızlığı, ihaneti yüzünüze çarpıyor.
Şiirlerde kaybolmak istiyenlerin doğru adresi..
Okurken şiirdeki duyguları çokça yaşıyorsunuz..
Kitabın son sayfalarında sanki bir söyleşi havasında geçen "meraklısı için notlar" bölümü şiirlerin nasıl yazıldığı, ne zaman yazıldığı, yazıldıktan önce ne olduğu, sonra ne olduğu gibi kısa kısa bilgiler içeriyor..
Ve ek bir bilgi
Attila İlhan şiirleri de darbe döneminde, 1980’de toplatılanlar arasında yerini almıştı. Böyle Bir Sevmek adlı şiir kitabı 1980 darbesiyle toplatıldı.
Herkese iyi okumalar diliyorum.
Şiirlerle kalın.

"Hadi sen git beni yalnız bırak bu akşam iyi değilim."

"Zehirli karanfiller büyüttüm
Dargınlığımın saksılarında..."

Bilmem...
"Böyle bir kız değildin sen eskiden
sana ne yaptılar sana ne yaptılar
kirpiklerin ıslanıyor durup dururken."
#şiir #şiirheryerde #şiirsokakta #şiirhayattır #şiirduvarda #şiirdefteri #şiirlerdenparçalar #şiirdünyası #şiirsever #attilailhan
156 syf.
·Beğendi·8/10 puan
İçinde kayboldum... böyle bir sevmek gerçekten çok güzel şiirler barındıran kitap. Bu ikinci okuyuşum, bazı cümlelerde kendimi bulduğum için hayatım boyunca ara ara okuyacağım bir kitap...
175 syf.
·8/10 puan
Bir şiir kitabına nasıl inceleme yapılır, bilmiyorum. Kuru kuru 'içinde güzel şiirler var' demek biraz zayıf ve baştan savma geliyor bana. Sanki her kitap için söylenebilir içeriğinin güzel olduğu, ama söz konusu bir şiir kitabı olduğunda her şiiri kendi başına incelemek gerek bence. Benimse yapabileceğim bir şey değil bu. Belki sadece bu kitaba adını veren şiir hakkında, ki benim de bu kitaptaki favori şiirimdir kendisi, Böyle Bir Sevmek hakkında bir iki cümle kurabilirim...

Az evvel dile getirdiğim üzere, kitapta en sevdiğim şiir, Böyle Bir Sevmek. İkincisi de Eski Sinemalar sanırım. Sanırım, diyorum, çünkü bunca şiir arasından, üstelik her biri farklı bir konuyu, farklı bir duyguyu dile getiriyorken, bir sıralama yapamıyorum. Ayrıca şiirleri bir sıralamaya sokmanın gereksizliği de bunu yapmama engel oluyor. Sıralamayı boşverin, kitaba ismini veren güzel şiire bir göz atın derim...

Böyle Bir Sevmek şiirini okuyabileceğiniz gönderi: #108329362
168 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Herkese selamlar arkadaşlar! Uzun bir aradan sonra çok severek yazdığım bir yorum ve kitapla karşınızdayım. Attila İlhan’ın Böyle Bir Sevmek adlı kitabını çocukluk arkadaşım bana doğum günü hediyesi olarak almıştı. Birkaç gece önce uzun zamandır şiir okumadığımı fark ederek başladığım bu kitaba bayıldım!

Biliyorsunuz ki Attila İlhan “Maviciler” adlı edebiyat akımının temsilcilerinden biri. Ona göre şiir süsten, anlam kapalılığından uzak olmamalıdır. Buradan yola çıkarak şunu da diyebiliriz ki, Attila İlhan halka bir şeyleri öğretmek ya da onların bir şeyleri anlamasını sağlamak gayesine sahip değildir. Bu noktada onu anlamanın zor olduğunu söylemek mümkündür. Görülüyor ki şairlerin kendilerini içinde saydıkları her edebi akım bizi onlara bir adım daha yaklaştırmaktadır. Neyse, biz esas konumuza devam edelim. İlhan’ın şiirleri geniş bir anlam derinliğine sahip. Öyle ki satırlardan hiçbir şey anlamamış olsanız bile, yazdığı cümlelerin ağırlığını kucağınızda hissediyorsunuz. Sonrasında tekrar dönüp okuduklarınıza baktığınız vakit bambaşka anlamlar canlanabiliyor zihninizde, bazen de yüreğinizde… Okuyucu olarak bu serüven benim için oldukça duygu yoğunluğuyla doluydu.
Peki, bizim şiirden anladığımız ile Attila İlhan’ın anlatmak istedikleri aynı mı? Aslına bakacak olursak okuduğumuz her şiir o anki yaşam koşulumuza ve ruh halimize göre bizde anlam bulurlar ve biz her zaman okuduğumuz şairlerin gözlüklerini takamayız. Önce biz bakalım da satırların kendi ruh dünyamızdaki tesirine, sonra şairlerinkini inceleriz… Fakat bu kitapta son sayfalarda Attila İlhan’ın kendi şiirleriyle ilgili yorumlarını, edebiyata ve edebiyat eserlerine karşı bakış açısını okuyorsunuz.
İlhan, Böyle Bir Sevmek şiir kitabındaki siyasal hususlarda epik ağzı bilerek ve isteyerek bir kenara bıraktığını belirtiyor. Bu epik ağzın tamamıyla işin kavgacı ve bağırgan yanı olduğunu düşünüyor. Onun amacı işin “beşeri” yanını ortaya çıkartmak. Tabiri caizse çığırtkanlık üzerinden oluşturmak istemiyor satırlarını. Miting heyecanı duymak ya da siyasi yürüyüşlerde kalabalığı coşturmak için yazılan şiirlerin insanlara dokunmadığını düşünen İlhan, kendi şiirini ve tutumunu şu şekilde özetliyor:
“Bunlar hiç kuşkusuz toplumcu bir ozanın, insanı bütün boyutları ve toplumsal olduğu kadar bireysel diyalektiğiyle özgürce işlemek çabasının ürünleridir.”
Beni en çok etkileyen şiirler “Sana Ne Yaptılar” ve “Sakın Ha” şiirleri oldu. Özellikle son sayfalarda Attila İlhan’ın bu şiirlerle ilgili yaptığı açıklamalar beni daha da başka bakış açılarına götürdü. Kısaca özetleyecek olursam Sana Ne Yaptılar’da siyasi otoritenin kadınlar üzerindeki baskısı işlenmiş. Sakın Ha şiirinde ise 12 Mart döneminde insanların görüşleri yüzünden evlerinden alınıp götürülmeleri ve bu insanların geride bıraktıkları anlatılıyor.
Kitabı herkese tavsiye gönül rahatlığıyla ediyorum. Okumuş olanlarınız varsa yorumlarınızı duymaktan memnun olurum. Kendinize saygıyla ve sevgiye bakın, sağlıcakla kalın…
168 syf.
·13 günde·Beğendi·8/10 puan
Kitap, Attila İlhan'ın Ankara'da yazmış olduğu şiirlerden oluşuyor. Kitabın ikinci kısmında bazı şiirlerinin neden yazıldığı, neyi temsil ettiğine dair dipnotlar yer almakta. Attila İlhan okumanızı öneririm ve iyi okumalar dilerim
168 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Attila İlhan hayatta olsaydı adını doğru yazmayanları sopayla kovalardı muhtemelen :)
Eserin zaten övgüye ihtiyacı yok. Eserdeki şiirler insanın korkuları, aşkları, acıları, mutlulukları üzerine yazılmış dizelerle dolu. Okurken şiirdeki duyguyu yaşıyorsunuz..

Attila İlhan
168 syf.
·4 günde
Siyasi yanı ağır basan bir şiir kitabı olmuş.
Kitabın sonunda "meraklısı için notlar" ve "meraklısı için ekler" bölümünde kitaptaki şiirlerin nasıl ve nerede yazıldığı, kısaca şiirin hikâyesi yer alıyor. Son bölümler biraz sohbet havasında geçiyor. Ve yine büyük harf kullanılmamış bu kitabında da.:))
#okumakneguzelsey
168 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitabın sonunda Attila ilhan'ın dergilerde yayımlanmış yazılarından bir derleme var, "meraklısı için ekler" başlığında toplanmış. toplumcu şiir ve toplumcu şair eleştirilerinden oluşan o bölüm de es geçilmemeli bence. bu şiirin en ağır eleştirisinin yine bir toplumcu şair tarafından yapılması da ayrıca anlamlı. biraz alıntı;

"hayli dil döktüm, 'egemen çevrelere' içerlemenin başka şey, iyi sövmenin başka şey, iyi şiir yazmanın ise bambaşka bir şey olduğunu, galiba hala belletemedim. baksanıza, 'devrimci bu şiirler' deyip duruyor, bu hesapça, her kavgada dehşetli bir hayli devrimci şiir yazılmış sayılması gerekeceğini delikanlıya bir türlü anlatamıyorum."

"yahu türkiye'de ozan olsun, romancı olsun sanatçıların hemen hepsi bu iki kafaya yatmamış mı, birileri doğru bir devrimci düşünce adına, ağına geleni yazıp söylemeyi has sanatçılık sayıyor, öbürleri estetik bir özüre sığınıp değişmez bir bireyselliğin savunmasını yapıyor. en güzeli, her ikisinin de yaptığı işi en doğrusu diye yapması, bir de 'sanatı halk yığınlarına götürecek yol' diye tanımlaması. ne dersiniz, geniş halk yığınlarına ulaşıyor mu sanat?"

"kırk milyonluk bir ülkede kaliteli gazete okuru yarım milyonda, kitap okuru on beş yirmi binde kalırsa, nasıl kalkar da 'halk için' yazıldığından, 'halka gittiğinden' söz edersin? avuntu değil mi bu bizim yaptığımız? evet, haklısın, avuntudan da kötü, birileri çıkıyor, öbürlerini halk ve proleterya adına kınıyor, eleştiriyor, yaptıklarının işçi sınıfının sanatı olmadığını ileri sürüp, bu işi kendi yöntemleriyle yapmak gerektiğini savunuyor; aslan, öyle de yapıyor ki bunu, kaleminden kan damlıyor mübareğin, hani otuz yıldır bu harman yerinde dirgen yememiş olsam, ben bile inanacağım; inanamıyorum ama, biliyorum ki telaşı da, kavgası da, gerçekte halka, işçi sınıfına, köylü yığınlarına ulaşmak filan değildir, şu sanat söz konusu olursa yirmi bin, fikir söz konusu olursa beş yüz bin civarında olan bir seçkin okur yığını var ya, işte onların gözünde birinciye gelen şöhret olabilme uğraşıdır.

işin acıklı yanı neresi, elbet anladınız, o önünde kavga edilen kalabalığın işçi sınıfı olmayışı! genel olarak halk olmayışı! "

"yaygın düşünce, yakın zamanlara kadar saygın uygulama, halkın (hayır, işçi sınıfının değil, daha çok köylü zümrelerin) sorunlarını, onun anlayabileceği bir dille anlatmaktı. bir zaman bu tutumun estetiği harcadığını anlayamadık. estetiği harcamak ne demek, sanatın tanımlamasındaki ana öğelerden birini kaldırıp atmak demek."

"halk yığınlarına yayılabilmemizin yolu, sanatın tanımlamasını değiştirmek değildir. buna yönelirsek belki bir zaman yeterince gelişmemiş, yeterince bilinçlenmemiş kişilere geçici bir doyum verebiliriz."

"işi slogana indirgedin mi, şu halde sen diyalektik bir sanat süreci geliştirmiyorsun, tam tersine metafizik, durağan bir sanat yapıyorsun, neden, bir kere toplumsal çelişkileri daha küçük ve daha büyük çelişkilerden soyutluyorsun da ondan, ayrıca, diyalektik gelişme sürecini toplumsal çerçevesi içinde bile tutamayıp belirli bir yerde, belirli koşullar altında geçerli olan bir tavra indirgiyorsun da ondan. o kadar böyle ki bu, siyasal yönden o ara gene ona dayandırdığın sanat eseri de geçerli olmaktan çıkıyor, çünkü diyalektik bir esneklik taşımıyor. koşullarıyla koşullanmış, statik bir somutlama bu yapılan!"

70'lerde kaleme alınmış bu yazıların hala güncelliğini koruyabiliyor olması da toplumcu türk şiiri açısından ayrı bir tartışma konusu.
168 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
‘ne kadınlar sevdim zaten yoktular
yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
azıcık okşasam sanki çocuktular
bıraksam korkudan gözleri sislenir’
Kitaba adını da veren 'böyle bir sevmek' adlı şiiri, şiire ucundan kıyısından bulaşmış bir kimsenin bilmemesi mümkün mü? Şiirlere denilecek bir şey yok, çoğu birer şaheser. Yalnız, bir uyarayım, kitaptan salt aşk şiirleri bekleyip satın almayın. Sonra hayal kırıklığına uğrarsınız. Kitaba dair birkaç bilgi vereyim; şiirlerin son bulduğu noktada Attila İlhan şiirlerini hangi şartlar altında yazdığını, ilham kaynaklarını, ne tür yaşanmışlıkları içerdiğini anlatıyor. Şiirlerin açıklamasını bitirdiği yerde de bu sefer birkaç yazısı bulunuyor. Slogancı edebiyatı/şiirleri yerdiği, diyalektikten bahsettiği yazılar bunlar. Asi-devrimci ayrımı yaptığı, geçmiş dönemin Divan sanatı hakkında yazdıkları oldukça aydınlatıcı. Kaptanın eserlerini okuyunuz, okutunuz.
168 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Üçüncü kitabı da bitirmek hüznüne eriştim. Külliyatın tamamlanması can sıkıcı fakat yine de dönüp dönüp okumak olacak elbette.
Attilâ abim bu sefer dönemin siyasisinden doğan aşkları, kayıpları, umutsuzluğu anlatmış. İstanbul’un emrinde olan İlhan, Ankara’dan reddedilmiş bir çocuk olarak bahsediyor. “ulan ankara ben senin oğlun değil miyim” cümlesini Kızılay Meydanı’na çiğnetmiş belli ki.
Kitap içinden çok fazla içerik vermemek için burada noktalamalıyım. Zaten “meraklısı için ekler” ve “notlar” kendinden anlatıyor çoğu şeyi. Yine de şiirlerden dizeler paylaşacağım tabii.
168 syf.
·4/10 puan
Jilet yiyen kız şiirini barındıran kitap. Kitabın şiirlerinden çok içinde yer alan meraklısı için notlar kısmı ilgimi çekti. Burada Attila İlhan ve editörleri katkısıyla şiirlerin hikayeleri anlatılıyor. Özellikle erotik içerikli şiirlerin hikayeleri ilginç ilhan önce gençliğinde bu tip şiirler yazmış sonra bunları uygun bulamayarak ortadan kaldırmış.
İlerleyen yıllarda sol görüşünün de etkisiyle artık toplumun fikir edinmesinde ve düşünce yapısında erotizm veya cinsellik olmadan olmayacağı fikriyle tekrar bu tip şiirleri yazmaya başlamış. Kitapta bu minvalde 4 şiiri var.
Jilet yiyen kız da bunlardan birisi işte.
o sözler ki kalbimizin üstünde
dolu bir tabanca gibi
ölüp ölesiye taşırız
o sözler ki bir kere çıkmıştır ağzımızdan
uğrunda asılırız
Anlarsa halimden kuşlar anlar
Artık uçamamaktan kederli
Sıcak denizlerde bıraktığım
Umutsuzluktan handiyse deli

Ömründe bir kere uçanlar
Bir daha yeryüzüne dönmemeli
Ya güneş yakmalı ya yıldırım
Ya sıcak yağmurlarda erimeli..

........
Attila İlhan
Sayfa 46 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
o kızlar ki
göz kapakları yorgun
nabızları mavi
dalgın parmaklarıyla bir şarkıyı aranırlar
alaturka bir piyanonun
neveser tuşlarında
kederli bir incelik vardır duruşlarında..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Böyle Bir Sevmek
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754585193
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Böyle Bir Sevmek
Böyle Bir Sevmek
Böyle Bir Sevmek
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular / yağmur giyerlerdi sonbaharla bir / azıcık okşasam sanki çocuktular / bıraksam korkudan gözleri sislenir / ne kadınlar sevdim zaten yoktular / böyle sevmek görülmemiştir

Attilâ İlhan’ın gönüllere girmiş, dillere sinmiş, okuyan herkes için adeta içselleşmiş şiirlerinden biridir “böyle bir sevmek.” İmkânsız aşkları, kent aşklarını, aşklarını, aşkların “düşbozumlarını” öyle bir tonda yazmış, söylemiştir ki, unutulmaz olmuştur pek çok şiiri gibi. Böyle Bir Sevmek’teki şiirleri insanı tüm boyutlarıyla; duyguları, korkuları, acıları, sevinçleriyle ve toplumsal olduğu kadar bireysel diyalektiğiyle ele almakta, bizi bize anlatmaktadır.

İçindekiler;

gündelik şeyler

sana ne yaptılar
sakın ha
ilk kelepçe
galiba ölüyorum
hadi, sen git
kavaklıdere balladları

böyle bir sevmek
eski sinemalar
kadınlar sonbahar
ihtiyarlar balladı
ah
yeşil bir kuştum
genel grev
metropol
hiç olmazsa, birisi
kar kasidesi
varsağı

varsağı 1
varsağı 2
varsağı 3
nefesler 1
nefesler 2
nefesler 3
nefesler 4
nefesler 5
nefesler 6
jilet yiyen kız

yamyam kadınlar
jilet yiyen kız
özcinsel
porno
üçgen
gözlüklü hamdi’nin notları

gözlüklü hamdi’nin notları 1
gözlüklü hamdi’nin notları 2
gözlüklü hamdi’nin notları 3
gözlüklü hamdi’nin notları 4
gözlüklü hamdi’nin notları 5
gözlüklü hamdi’nin notları 6
gözlüklü hamdi’nin notları 7
gözlüklü hamdi’nin notları 8
gözlüklü hamdi’nin notları 9
ki

o kızlar ki
o gözler ki
o yazlar ki
o sözler ki
meraklısı için notlar

meraklısı için ekler

Kitabı okuyanlar 1.188 okur

  • Furkan Savran
  • nohab
  • SB
  • Nefise
  • halit yaprak
  • Altay
  • phasianidae
  • özgür can
  • ilayda çelik
  • Özge Bingöl

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%3.1
13-17 Yaş
%5.3
18-24 Yaş
%17.6
25-34 Yaş
%37.4
35-44 Yaş
%28.2
45-54 Yaş
%6.9
55-64 Yaş
%0.8
65+ Yaş
%0.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%56.1
Erkek
%43.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.9 (68)
9
%21.6 (59)
8
%22.3 (61)
7
%12.5 (34)
6
%5.5 (15)
5
%1.5 (4)
4
%1.8 (5)
3
%0.4 (1)
2
%0.4 (1)
1
%0.7 (2)

Kitabın sıralamaları