Kitabı genel olarak beğendim. Kitabın betimlemeleri ,mekan tasvirleri çok iyiydi. Kitabın anlatımı ağır ve anlamak için kitabı sakin bir kafa ile okumak gerekiyor. Kitabın
ilk sayfalar biraz sıkıcı gelir fakat sonraları çok güzel açılıyor kitap. Bir eleştiri de kitapta bazı kelimeleri çok kullanması oldu.(Koku) Kitabın kurgusu, karakterlerin psikolojik tahlilleri çok güzeldi. İnsan, kitabı okurken sanki o dönemde yaşamış gibi bir hisse kapalıyor. Kitabın ilk sayfalarındaki Grenoulle'nin doğum sahnesindeki bizzat varmış gibi hissettiriyor. .Kitap Grenoulle'nin doğumuyla başlıyor ve onun hayat hikayesi nezdinde toplumsal eşitsizliği anlatıyor anlatıyor. İnsanın sevgisiz büyüyünce nelere dönüşebileceğini, kokunun hayatımızda çok çok önemli bir yere sahip olduğunu kokunun insanları etkilediğini çok güzel bir şekilde anlatmış. Buradan sonrası spoiler:)
Kahramanımız,çok kötü bir yaşam koşulların olduğu Paris'te annesinin 5.çocuğu olarak 18 yüzyılda dünyaya geliyor. Doğduğu ilk andan itibaren kimse onu sevmiyor sanki insanlar ondan nefret ediyormuşçasına ondan kaçarak yaşamaya başlıyorlar. Hayatındaki herkes ondan kurtulmak istiyor ve daha sonra insanlar onu hep pis, ağır ve kötü işler için kullanıyor. Kahramanımızın kendi kokusu yok fakat koku alma duyusu çok iyi çalışıyor. Bu duyusu ile çocukluktan itibaren her nesnenin kokusunu içine çekmeye ve nesnelerin kokusunu bilmeye başlıyor. Kendi kokusunun olmadığını anladığı vakit dünyası başına yıkılıyor..Kendi kokusunu yaratmak gibi bir amaç ediniyor. Kahramanımız tüm insani duygulardan yoksun bir şekilde büyüyor. Aşk, sevgi, merhamet, acımak, başkalarını düşünmek gibi hiçbir duyguya sahip değil.Ve bu duygulara sahip olmadığı için istediği kokulara sahip olma yolunda da hiçbir engeli kabul etmez Etik değerler ahlaki
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201927,4bin okunma
Kılıç yarası geçer lakin geçmezdi gönül yarası...
Dünya senden vazgeçmeden sen dünyadan vazgeç.
Dışa bakarsan yanılırsın, zira ne cevherler vardır ki bir harabenin içinde, ne nimetler vardır ki kara bir kabuğun içinde,ne eşsiz güller dikenlerin içinde.... İnsan da bu misali işte sırf beden değildir. Öyle zannedersen hata edersin. Zira dış yanıltır iç yanıltmaz.
Yaş gözden aksa da gönülden gelir işte bizim derdimiz de vazifemiz de içte olanı görmek değil midir?
Ve O dünyayı senin için yarattı seni dünya için değil.
Nasip işte tam da böyle bir şeydi beklemediğin vakitte, ansızın çıkıp da geliyordu.
Beden ruhun zindanıdır.
İnsan kaybettiğini bulur, biz O'nu kaybetmedik ki!
Ölüm ansızın gelmez, insan beklemeyi unutur