Meke

8/10
·280 syf.··
2025 6. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2025 15:58
Kitabı genel olarak beğendim. Yazarın anlatımı güzeldi. Yazarın çocukların gözünden bakabilmeyi , onların iç dünyalarına girebilmeyi ve onların gözünden onların anladıkları dünyayı çok güzel anlatmıştı. Kitabın dili sade,yazar olayların merak ediciliğini güzel bir şekilde kurguladığı için kitap sürükleyiciydi. Konusuna gelecek olursak Hindistan'da ailesi ile beraber yaşarken annesi ve babasını kolera'dan kaybetmesi sonucu İngiltere'ye kuzeninin yanında yaşamaya başlayan Mary'in hikayesi. Mary'nin burada hem kendi içinde gizli bahçesini keşfetme hem de çevresindekileri güzelleştirme öyküsüdür. Kitapta büyüklerin çocuklar hakkında söyledikleri şeylerden çocukların yaşamını çokça etkilediğini, çocukların söylenen şeyler göre yaşamını şekillendirdiğini anlatmaktadır. Sevgiyle tanışmayan insanların hayatlarında kimse çekilmez olduğunu ve aksi huysuz birilerine dönüşümlerini de anlatmaktadır. Sevgiyle karşılaşınca olumsuz özelliklerin olumlu özellikleri dönüşmesi de yer almaktadır kitapta. Bundan sonrası spoiler içerir. Anne ve babası tarafından sevilmeyen Mary, bakıcısı tarafından yetiştirilmiştir. Bakıcısı ile arasında efendi hizmetli gibi ilişki vardır. Mary hiçbir Sevgi kırıntısı görmediği için bencil, aksi, hiçbir şeyi kendisi yapmayan ve huysuz bir kızdır. Anne ve babasını kaybettikten sonra İngiltere'deki annesinin kuzeninin Misselthwaite Makinesine gelir ve burada yaşamaya başlar. Orada ilk olarak Bayan Medlock ile tanışır. Daha sonra da onunla ilgilenecek olan Martha ile tanışır. Martha onun Hindistan'daki bakıcısı gibi değildir. Mary burada kendisinin yapması gereken işleri ve sorumlulukları öğrenecekir. Mary ilk olarak fundalıklara ve malikanenin kocaman bahçesine adım attıktan sonra kendisindeki gelişimlere birebir şahit olacaktır. Yıllar sonra ilk defa bir
Gizli BahçeFrances Hodgson Burnett · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202111,7bin okunma
Reklam
9/10
·200 syf.··
2025 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2025 12:14
Kitabı çok beğendim. Kitap hem anlatımı hem de anlattığı şeyler itibariyle çok güzeldi. Özellikle kitabı okurken sanki karakterlerle sohbet ediyormuşsun anlatmasını çok beğendim. Kitaptaki karakterlerin hepsi kendi hikayesini kendi ağzından sade ve yalansız bir şekilde anlatıyordu. Kitapta 6 farklı karakter anne ve babaya dahil ettiğimizde 8 farklı insanın 8 farklı bakış açısını görebiliyoruz. Daha doğrusu 8 mutsuz insan. Herkes kendi penceresinden yaptıklarına bakıldığında haklı. Herkes haklı ise onlar ne de mutsuzdu? İnsan hangi karakteri üzüleceğini bilemiyor ama hepsinin ortak paydası ailesinden yara almaları idi. Dışarıdan aile gibi gözüken ve herkesin mutlu mesut zannettiği ama içeri bakınca öyle olmadığının anlatıldığı bir kitap. Aile içindeki iletişimin ne kadar önemli olduğunu aile olmanın bir arada olmak olmadığını kan bağı nedeniyle de aile olunamayacağını çok güzel anlatıyor. İnsanoğlunun bir hatasının ailedeki tüm bireylerin yaşamını değiştirebileceği ve insanı ömür boyu mutsuzluğa mahkum edebileceğini gösteriyor. Yazarımız Anadolu insanının özelliklerini de çok güzel bir şekilde aktarıyor. Sevgiyi göstermenin bir acizlik zannedildiği ve aile içinde kendi fikrini dile getirememe gibi özellikler söyleyebiliriz. Kitapta en çok empati eksikliği sebep olduğu mutsuzluklar ve sevgisizliğin açtığı yaraların acısının bir ömür a devam ettiğini gösteriyor. Buradan sonrası spoiler içerir. Kitapta en çok Ethem' e üzüldüm. Ethem'in annesinden bir ömür sevgi beklemesi fakat o sevginin bir ömür gelmemesi. Ethem'in annesinin ise Ethem'i(Kocasının onu aldattığı kadının çocuğu olduğu için sürekli ihaneti hatırlaması) sevemediği için kendi öz oğlu Ekrem'e de( Ekrem e her dokunduğunda kocasını hatırladığı için) sevgisini gösterememesi ve diğer oğlu Emin' e de ne
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,1bin okunma
9/10
·544 syf.··
2025 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2025 00:11
Kitabı genel olarak beğendim. Dili sade. Kitap hem akıcı hem de sürükleyici olduğu için herkesin rahatlıkla okuyabileceği bir tarzda yazılmış.. Yazar kitaptaki betimlemeleri, karakterlerin psikolojik tahlilleri ile karakterlerin duygu durumlarını çok güzel aktarmış Kitabın konusu ise 2 Dünya savaşı sırasında annelerini kaybeden ve babaları tarafından terk edilen Viann ve İsabelle adlı iki kız kardeşin öyküsü ile II. Dünya Savaşı sırasında hayata tutunanların yaşadığı zorlukların öyküsüdür. Her anlamda farklı olan iki kardeşin ülkelerini savunma konusunda da farklı yollar seçselerde ortak bir amaçla buluşması. Kitabı okurken insan duygularını hakim olamıyor. Bu kadar kötülüğün sebebinin ne olduğunu insan merak ediyor oysa hiçbir sebep yok iken herkes kendi gücünü yetirebildiğinin canını yakıyor. Viann, kendi doğrularını her zaman savunan, fevri hareket eden,dik başlı ve olayları hemen kabullenemeyen gibi özellikleri var. İsabelle ise annelik dürtüsü ile sevdiklerini korumak için kendini feda eden mücadeleyi içten yapan gibi özellikleri var. Almanların Fransa'yı işgal etmesi ve işgal arttıkça Fransızlara uyguladıkları işkencelerinin, zorbalıkların artması ve savaşı kaybedecekleri anlayınca daha da çok öfkelenip insanların canlarını daha çok yakmaları insanı hayrete düşürüyor. Vian'ın birçok pilotu farklı seferlerde uzun ve zorlu bir dağ yolculuğu ile kurtarması, İsabella'nın ise evinde Alman bir komutan olmasına rağmen 19 Yahudi çocuğun kurtarması da insanı çok etkiliyor. Daha çok spoiler vermeden yazıyı bitiyorum. Son olarak kitabı gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz.
BülbülKristin Hannah · Pegasus Yayınları · 20227,8bin okunma
8/10
·254 syf.··
2025 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2025 16:11
Cengiz Dağcı'dan okuduğum ilk eserdi. Kitabı genel olarak beğendim. Akıcı bir dili var, üslubu berraktı. Anlattığı şeylerin gerçek olması ise insanı çok hüzünlendirdi. Konusu ise 2 Dünya savaşı sırasında Rusların ve Almanların soykırımına maruz kalan Kırımlı Tatar Türklerinin bir ferdi olan Sadık Turan yaşadıklarını anlatmaktadır. Olayların anlatımı betimlemeleri ve karakterlerin psikolojik tahlillerini yazar çok güzel bir şekilde aktarmıştır. 50 gram ekmek ile yarım tas çorbanın ne kadar kıymetli olduğunu insan okurken anlıyor. İnsanın ne kadar aşağılık olabileceğini ve savaş kamplarında ne kadar çok kötülüklerin olabileceğini gözler önüne seriyor. Okurken duygularınızı hakim olamayabilirsiniz fakat geçmişte yaşanılan acıların tekrar yaşanmaması için ve soykırımı unutmamamız gerektiğini hatırlamak için bu kitabı okumalıyız.
Korkunç YıllarCengiz Dağcı · Ötüken Neşriyat · 20222,783 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2024 15. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2024 23:24
Peyami Safa'dan okuduğum üçüncü kitaptı. Kitabı 3 yıl önce başlamıştım fakat 179 sayfaya kadar gelebilmiştim. Kitap okunması oldukça zor bir kitap fakat bitirdikten sonra iyi ki okumuşum diyor insan. Konusu bakımından, anlatım bakımından insanı çokça yoran çokça düşündüren bir kitap. Psikolojik tahlilleri ve betimlemeleri çok güzel yapmış. Peyami Safa aslında burada bizi anlatmış içimizde yaşadığımız veya içimizde kötü dediğimiz şeye karşı durumumuzu anlatmış. Hayatta herkesin başına her şeyin gelebileceğini ve hayatta her şeyin yaşanabileceğini anlatmış. Bazen en yakınımızdan bile şüphe duyduğumuz gerçeğini gözler önüne sermiş. Yalnızız; yoğun melankoli, dram, trajikomik ve tabi ki yalnızlık içeren bir eser. Aslında kitap Samim'i anlatıyor ama beni Meral'in hikayesi ve Meral'in içinde bulunduğu durum daha çok etkiledi. Bundan sonrası spoiler Samim, Besim ve Mehfaret üç kardeşler. Üçü de birbirinden farklı ve aynı ev içinde yaşayan üç yalnızlar. Kitap Mefharet in kızı Selmin'in hamilelik yalanı ile başlıyor. Mefharet ve Besim kardeşleri Samim'den şüpheleniyorlar. Daha sonra şüpheleri boşa çıkıyor ve Selmin hem sevgilisine hem de annesine oyun oynuyor hamilelik yalanı ile daha sonra eserin baş kahramanı Samim "Simeranya " adlı ütopik bir şehir hayal ediyor ve kitabını yazıyor. Aşık. Çocuğu yaşındaki Meral'e. Belki de çocuğu. O da muamma. Adam bir göz kırpmadan, bir nefes alışından, diz oynatışından senin içini dışını, düşündüğünü düşünmediğini, yaptığını yapacağını anlayabiliyor. Zavallı Meral ne yalan söylese inandıramıyor. Bir örnek vereceğim. Meral kızımız aşırı Paris düşkünü. Toplum tarafından dışlanmış ve 'orospu' olarak yaftalanmış yakın arkadaşı Feriha tarafından kandırılıp, Paris'e götürülmek, zengin ve yaşlı bir koca bulup zevk-i sefa sürmek peşindeler. Samim
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202227,2bin okunma
Reklam