Ne yapsam? Ne etsem? Ne düşünsem acaba?
Ey beni yargılayan, ceza ile korkutma beni, bir yol göster bana. İniltilerim, iç çekişlerim yükseldi ayyuka çıktı Gözyaşlarım aktı sel gibi yağan yağmurcasına ıslattı yanaklarımı. Ayak tabanları şişti develerin çölde yürümekten aylarca Özlüyorlar vatanlarını, can atıyorlar kavuşmak için sevdiklerine. Onlar gittikten sonra, hayatım dönüştü ‘fenâ’ hâline Öyleyse selâm olsun, veda olsun ona da sabra da.
Gece ve gündüz iki ayrı elbise mahiyetindedir. Bunlardan biri siyahtır, onu gözlerden saklanmak için giyer. Öbürü ise beyazdır, onu da görebilenlere görünmek için giyinir.