Kemal'in alkışlanası bi aşkı yoktu benim gözümde. Kemal sibelle nişanlıykende ikiyüzlüydü, füsun evliykende. Sadece ilk başlarda cinsellik üzerine nükseden bi ilişkinin takıntısıydı. Kemal'in kendini sadık sayması ama ne Sibel'le birlikteyken nede Füsunla birlikteyken sadık kalamaması. (Aşk cinsel arzu değildir.)
Beni çok sinir eden hatta yarıda bırakma isteği oluşturan bir durum var ki kitapta sürekli üzerine basa basa konu edilen genç kızların önemsememesi gereken "bekaret" bekâretin sadece modern çağdaş kadınlar tarafından normalleştirildiği gerisinin yobazlık olduğu gibi verilen ince mesaj ve hatta sinir olarak söylüyorum ki ,
Hz. İbrâhim' in oğlu İsmail'i Allah'a kurban etme isteğini Sevdiğine sorgusuz suâlsiz en değerli şeyini sunmasını tıpkı kadınlarında sevdiği erkeklere hiç düşünmeden bekaretini vermesiyle kıyasladığı o ince mesajı görmediyseniz sadece okumak için okumuşsunuz bence. Aşk için tensel dokunuşların gerekli olmadığı, sevdiğini haykırabilen pasif olmayan, severken başkasıyla olmayan ya da başkasıyla olmasına razı olarak seven bir ilişki olmasaydı eğer bende muazzam bi aşk hikayesi diyebilirdim.