Zeyneb

Zeyneb
Özlediğim veya heves ettiğim dünya ile içinde bulunduğum dünya arasında, kabul etmek gerekir ki dünya kadar fark var.
Abdülhamid, cömertlikte Halil İbrahim'e yani Hz. İbrahim'e benzetilir: Simat-ı cudını han-ı celilu'l-laha benzetmiş Sehavetle Hudaya çünki İbrahim Halil oldı
Reklam
Siyaset geçim ve servet yığma değil, halka ve dolayısıyla Hakka bir hizmet vasıtası olmalıydı. Yoksa, sülâlesine yetecek kadar servet yığanlar aynı zamanda bir hizmetten bahsetmemeliydi.
İnsanlar olgunlaştıkça kahkahaları tebessüme dönüşür.
Hak artık "hak" edilen değil, ne pahasına ve ne şekilde olursa olsun elde edilen bir şeydi. Dizginlerinden kurtulmuş bir kazanç hırsı en büyük felaketti.
Bir insanın mimik, jest, tavır ve sarf ettiği kelimeleri ve sesinin rengi muhatabı insanların ruhları üzerinde ve mânevî âlemlerinde, iyi veya kötü istikamette muhakkak bir tebdil, tağyir ve ikmâle sebep olur. Bir insanın muhatap olduğu bir kelâmdan önceki hâli ile sonraki hâli asla aynı değildir, şu veya bu istikamette muhakkak değişir.
Reklam