Abdülhamid, cömertlikte Halil İbrahim'e yani Hz. İbrahim'e benzetilir:
Simat-ı cudını han-ı celilu'l-laha benzetmiş
Sehavetle Hudaya çünki İbrahim Halil oldı
Siyaset geçim ve servet yığma değil, halka ve dolayısıyla Hakka bir hizmet vasıtası olmalıydı. Yoksa, sülâlesine yetecek kadar servet yığanlar aynı zamanda bir hizmetten bahsetmemeliydi.
Hak artık "hak" edilen değil, ne pahasına ve ne şekilde olursa olsun elde edilen bir şeydi. Dizginlerinden kurtulmuş bir kazanç hırsı en büyük felaketti.
Bir insanın mimik, jest, tavır ve sarf ettiği kelimeleri ve sesinin rengi muhatabı insanların ruhları üzerinde ve mânevî âlemlerinde, iyi veya kötü istikamette muhakkak bir tebdil, tağyir ve ikmâle sebep olur. Bir insanın muhatap olduğu bir kelâmdan önceki hâli ile sonraki hâli asla aynı değildir, şu veya bu istikamette muhakkak değişir.