Zeyneb

Zeyneb
Özlediğim veya heves ettiğim dünya ile içinde bulunduğum dünya arasında, kabul etmek gerekir ki dünya kadar fark var.
Puan vermedi·392 syf.··
2021 8. kitabı
·
142 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2021 00:23
Tarık Tufan'ın bu değerli eseri film tadında bir roman yahut roman tadında bir film derinliğinde olmuş. Her insan kendi hikayesinde kaybolduğunu fakat bunun sebebi hep başkaları olduğunu fakat kendini yine birinde bulduğunu farklı hayatlar üzerinden çok akıcı bir dille anlatmış. Her bir karakter kendini aramış durmuş kayboldukları o geçmişinde. Yüzleştikleri her acı ile biraz daha rahatlamışlar. Ki insan, kaybolduğu zamana aittir. Hayatı boyunca o kayboluş üzerine yaşar. Bir yaradan dağılır tüm yaraları. Bulmak için kendini o yaraya ihtiyacı vardır. Kaybolduğu an ile yüzleşince, yeniden doğar. Çocukluğumuzda açılan yaralar, ömür boyu takip eder bizi. Hergün o acıda kayboluruz. Gençliğimizde yaptığımız hatalar, bizimle sürüklenir ta ki, onlarla tekrar karşılaşıncaya dek. Göz göze geldiğimiz an buluruz kaybettiğimiz benliğimizi. Acılar, özlemler, sitemler, gizli kalmış itiraflar hepsi bizimle büyür... Kalbimizle eşlik edebileceğimiz, aklımızla da tasdik edeceğimiz bir kaboluş/buluş hikayesi. Çok severek okudum. Favori karakterim ise Zurnacı Muzaffer. Kitabın kahramanı bana göre o. Julide ve İshak ile tekrar karşılaşmak sevindirdi ayırca beni. :) Tarık Tufan'ın tüm kitaplarını beğenerek, severek okuyan biri olarak bu eserin bende bambaşka yer aldığını söyleyebilirim. Kayboluşlarımın izini tuttum sayesinde belki de kim bilir.
KaybolanTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20205,2bin okunma
Reklam
Başlangıçlar ve sonlar diye bir şey yoktu, rastgele iç içe geçmiş yığıntılardan ibaretti zaman.
Sayfa 203·Kitabı okudu
Ben güzel anları yaşama becerisinden yoksunum.
Sayfa 167·Kitabı okudu
İnsan kendi geçmişinde, bazen bulunmaması gereken yerde dolanan bir av gibi, kurbanlarını bekleyen kapana yakalandığında sonsuza kadar orada tutsak kalıyor, başına gelen kimi haller, hele hele ruhi marazlar, sonrasında bir tür vesika gibi, bir tür sabıka gibi ömrü boyunca takip ediyordu.
Sayfa 63·Kitabı okudu
Gülersem, neşelenirsem, sevindirirsem, güldürürsem, yedirirsem, içirirsem, iyi bakarsam, ümit varmış. Ben de ümitvarım. Şimdilik havadisler bunlar. Çok dua et, cevabını geciktirme. Allah'a emanet ol. ... Nasıl da terlemişim, nasıl da maharetliymişim. On parmağımda on marifet. Hem mektup oku hem çorba yap hem de mektuba cevap yetiştir. Gülten, canım, çorbanı getirdim. Hadi biraz doğrul da içireyim sana. Baştan anlaşalım; istemiyorum, yemeyeceğim falan yok! Bu çorba seni kendine getirecek, emin olabilirsin. Hem karıştırırken içine, senin bana yemek hazırlarken yaptığın gibi sevgimi de kattım bak. Gülten! Gülten! Gülten...
Sayfa 22
Reklam