Mona Roza

Mona Roza
@Melalmevsimi
Sonunda kendisinin de sıradan bir Dünyalı olduğunu öğrenen Marslı.
Öğretmen
Konservatuvar
İstanbul
Beyoğlu
669 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·536 syf.··
2024 1. kitabı
Sevgili okur, her yaz mevsiminde Nazan Bekiroğlu romanlarından bir tane okumayı kendime alışkanlık haline getirdim. Denize bakarken, ılık bir rüzgar eşliğinde okunacak bir yazarımız kesinlikle. Hikâyelerinde dün ile bugünü romantik bir akışla işliyor genellikle. Hayal kurmaya vaktiniz oluyor böylelikle. Hikayenin içerisinde buluyorsunuz kendinizi... Siz de benim gibi günlük telaşlara mola verdiğiniz bir zaman dilimindeyseniz bu kitap tam size göre diyebilirim. Fakat en son okuduğum Kehribar Geçidi romanında da belirttiğim gibi vaktinizin geniş olduğu zaman dilimine ayırmalısınız okumanızı. Zira Yazarımız uzun cümleler kurmayı pek seviyor. Her girdiği sokağı, her gördüğü insanı ayrıntılarıyla işlemekten kendini alamıyor. Tam hikayeye dalarken bir işiniz çıkarsa, kaldığınız yerden başlamak maalesef kopma hissi uyandıracaktır. Hakeza bölümler birbirinden uzak peyzajlarda. Bir bölümü bitirdiginizde diğerine başka hikayede başlıyorsunuz ve diğer hikayeye gelene kadar öbür hikaye unutuluyor ve geri dönüp bir göz atmanız gerekiyor. 600 sayfalık bir roman yazacağım diye bu kadar diretmesini anlamamakla birlikte kelime haznesi, ve tekrara düşmeyen hikayeciliğine ise hayran kalıyorum. Nar Ağacı romanının konusu tarihten izler taşımakta. İçinde dram, savaş, açlık, zenginlik, kavga, göç, ticaret ve aşk gibi her türlü hikayeyi barındırıyor. Dil sade ve akıcı. Sadece uzun anlatımlara hazırlıklı olun sonu ise size güzel tat verecektir. Eksi ve artısı ile anlattığım kadarıyla diyebilirim ki; yazarımızın yeni bir romanı çıktığı zaman, onu da gözüm kapalı alır okurum. Okumaya niyeti olana şimdiden iyi okumalar dilerim...
Düşünce
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534bin okunma
Reklam
Puan vermedi·115 syf.··
2023 9. kitabı
Yola düşmek... Yollar bazılarına çok iyi gelir. Ben de kesinlikle onlardan biriyimdir. Uzun yolculukları severim. Düşünmek için, yazmak için, zihni boşaltmak için, bulmak için hakeza unutmak için iyi gelir çoğu zaman. Herkesin bir yorumu vardır illa yol ile alakalı. Kimi aramaya gider, kimi bulmaya, kimi de kaybetmeye. Yolculuklar çeşit çeşittir kuşkusuz. Uzun hikayenin yolculuğu ise bir uzun hikaye yazmak için olsa gerek... Kitaba gelirsek: Nefes almaya ve kısa bir zaman diliminde kitap bitirme hissine ihtiyaç duyuyorsanız tam böyle bir kitap Uzun Hikaye. Zira kısa vakitlere sahip olan çoğu insan okuduğunu yarım bırakmak zorunda kalabiliyor. Bu da insanda kitap okuma alışkanlığını sekteye uğratıyor. Böyle zamanlarda kısa ve çabuk okunurluğa sahip olan kitaplar can suyu hükmündedir. Aynı zamanda Yazar Mustafa Kutlu' dan okuduğum ilk hikaye kitabı. Belirtmeliyim ki, dilin akıcılığı, hikayenin sadeliği beni memnun etti. kalbe dokunan yerlerinde ise; yine mi bir acı hikayesi okuyorum diye içimden geçirmedim degil. Sebebiyse üst üste aynı hikayelere denk gelmem oldu. Hayat zaten acımasız, insanlar acılarını dindirmek için kitaplara sarılıyor fakat kitaplardaki hikayeler de hayatın içinden olunca illa bir acıya denk geliyorsunuz. Kaçmak istedikleriniz bu sefer kitaplarda sizi kovalamaya başlıyor... İncelememi kitaptan bir cümle ile bitirmek istiyorum. Hikayeyi okumaya niyetlenen okuyuculara ise şimdiden iyi okumalar diliyorum... "Geceleri, yalnız geçen gecelere ne yapacaktım. Bazen pencereyi açıp "Yeter artık, yeter" diye bağırasım geliyor. Bağırmadım. Yumruğumu ağzıma bastırıp gözyaşlarımı sildim. Ve bir karar verdim..."
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,5bin okunma
Puan vermedi·528 syf.··
2023 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2023 08:34
Kalbimi ağaçkakanlar oydu. Ağladım, çok canım yandı... Bazı hikayelerin hiç acıması yoktu. Hayatın gerçeği dedikleri bu olsa gerekti belki de. Kaç gün kovalarım icimdeki ağaçkakanları bilmiyorum?.. Bir insanın aradığı duygu nedir sizce? Ben o duyguya bazen sevgi adını veriyorum, bazen özlem, bazen merhamet, bazen birazcık şefkat... İnsanın aklının ermeye başladığı en küçük yaşta bu duyguları düşünmesi peki hayatın hangi evresidir? Ah şeker portakalı! Ah Zeze... Okuduğumda neden daha önce okumadım diye hayıflandım, okuduktan sonra da neden okudum diye gözyaşlarımı tutamadım. Kitabın sonunu getirdigimde içim acıyarak dakikalarca ağladığım tek kitap oldu Şeker portakalı... Kendimden hikayeler bulduğumdan mı veya kitabın sonunda; hiç bilmediğim uzaklarda insanların yaşadığı bu sefaletin acısını yüreğimde hissettiğim için mi bilmiyorum! Ama diyebilirim ki, kalbimin odalarından feryatlar taştı sessizce. Ben sevdim! Derinden etkilendim... Sevgili okuyucu ben de kitabı tavsiye üzerine almıştım, ve aynı şekilde ben de size şiddetle okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar...
İnsan ve Duygular
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2019275,2bin okunma
10/10
·385 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
İyi ve kötü'nün aynı cümlede ve aynı iki kişide birleştiği, kişilerin tek olmaktan sıyrılıp bir kişi olduğu, iç içe geçse bile aynı zamanda birbirinin zıttı olan iki kahramanın kendisiyle savaşı; Şah&Sultan... Kim daha haklı ve kim daha haksızdı bu savaşta? Peki ya insan neden kendine devamlı surette bir ülke arardı? Neden illa bir yere, bir yurda veya bir kalbe sığınmak isterdi? İnsanın ülkesi neresiydi? Doğduğu yer miydi? Övüldüğü yer miydi? Yoksa bir sevgilinin kalbi miydi? İnsan aradığı sevgiyi bulduğunda onun ayağına dünyaları sermek için mi savaşırdı? Sorular, cevaplar, hüzünler, gözyaşları, kalp ağrıları... Tüm serzenişleri hissettiğim, pişmanlıkları kendimde yaşadığım, hatalarla yüzleştigim, kendimi suçladığım sonra başka bir bölümde kendimi affettiğim güzel bir romanı sonlandırıyorum hüzünle... Bu duygulara yakın biriyseniz, kendi içinizdeki savaşı gerçek bir savaşla kıyaslamak isterseniz, ve üstüne tarihi iki kişiliği de öğreneyim derseniz okumanızı şiddetle tavsiye ederim. İyi okumalar...
Şah ve Sultan (Midi Boy)İskender Pala · Kapı Yayınları · 202137,9bin okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2022 44. kitabı
Tarih değişir, zaman değişir, şartlar değişir ama bazı gerçekler vardır ki onlar değişmez. İnsan zamana göre değişir mi; pek fazla emin olamıyorum okuduğum onca romandan sonra. Güç el değiştirir mi peki? Bugün de, dün olduğu gibi 'para' gücü temsil etmiyor mu? Güç kimin elinde... Polikuşka kitabı tam da bunları sorgulayan kısa bir hikaye sunuyor bize. İnsanların kendine gelince doğruyu evirip çevirmesini müşahade ediyorsunuz. Diğer yandan da etiketlenmenin hazin sonunu... İnsanların toplum önünde değişmek için verdiği çabayı ve eninde sonunda saygınlığın ekonomik güç ile aynı çizgide olduğunu görüyorsunuz. Hafta sonunu kısa ama düşündürücü bir hikaye ile taçlandırmak isteyenlere su gibi akıp giden; Polikuşka kitabını tavsiye ederim. Okumaya niyet edenlere şimdiden iyi okumalar diliyorum...
PolikuşkaLev Tolstoy · Can Yayınları · 20193,557 okunma
Reklam