“… Bir zamanlar seher vakti ardıç kuşu gibi şakıyıp
Üzerine çiy düşmüş çalıların arasında şarkı söylerken;
Şimdi suskunum.
Yorgun bir keten kuşu gibi
Kalmadı gırtlağımda ezgi;
Şarkı söylemeye doydum,
Bitirdim.
Kopuzu kenara koydum.”
“Yükseklere kanat çırpacaksın ama kanatların en açık renklerle bezenmiş, en narin, en ince tülden. Yakıp kavurma onları. Ama zaten yanıp kavrulmuşlar.”
“Aslında basmakalıplığa karşı değilim, ama beni asıl üzüp canımı sıkan bu gibi konuşmaları yaparken takınılan gösteriş budalası tavırlar, kendinden son derece emin üstünlük taslamalar ve buna harcanan zaman.”