MeLeK

MeLeK
@Melekhoca
-1
öğretmen
yüksek lisans
Sinop
1992
94 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Hiç sevdin mi? - Ne budalaca bir şey sordun. Benden ne beklersin? - Anlamadım. - Ben sever miyim, sevemez miyim? - Kısa ve bol seversin. - Çok uzun ve çok bol da sevebilirim. Fakat... Söyleyim mi? Bu benim sırrımdır. Ah, ne melunsun sen! Beni söyletmek için her şeyi yaptın. Çok tatlı bir sansasyon bütün sinirlerimin üstünden ince, serin bir duman gibi geçiyor. Belki beni söyletmek için o dükkâna uğradın. Peki, söyleyeceğim. Fakat benim bütün ümitlerimi kesen ve bende bir tek zayıf ümit bırakan adamı sevebilirim, anladın mı? - Cesaretini beğendim. Bu itiraf büyük bir cesarettir. - İstifade edecek misin bundan? - Bilmiyorum, bilmiyorum. Aramızdaki münasebeti kendi seyrine bırakıyorum. Bu geceden sonra birbirimizi göreceğimizi kim temin eder? - Sen bunu da yapar mısın? Yaparsın değil mi? - Ben yapmam, hayat yapar. - Hayat.
Sayfa 127·Kitabı okudu
Reklam
Bence kadının münevver olması ve erkek seviyesine yaklaşması demek, her şeyden evvel bu iptidai koketriden ayrılması demektir. Romantik kültürlerde bu nevi cilvelere aşk mani olurdu, şimdi de kültür.
Cümlenin güzelliği
Hayır, hayır bunları şimdiden ölçmeğe kalkmayalım, hayatın klâsik tahlillerimizi geride bırakan bir yürüyüşü var.
İnsan çektiği ıstırap nispetinde zevk duyar. Ne kadar acıkırsa yemekten, ne kadar yorulursa dinlenmekten, ne kadar ararsa bulmaktan o derece zevk alır. İhtiyaç ve ıstırapla muvaffakiyet ve saadet arasındaki bu riyazî' tenasüp, bütün insanlar arasında tam ve ezelî bir müsavat temin etmiştir. Eğer bir adamın hayatında duyduğu haz ve keder yekûnları hesap edilecek olursa görülecektir ki hiç kimse kimseden daha fazla ne mesut ne de bedbahttır.
Yalnızlık korkusunun bu ezeli edebiyatına karşı can sıkıcı beraberliklerde hissettiğimiz tek başına kalmak ihtiyacını metheden edebî haykırışları da unutmamak lâzım geldiğini düşündüm. Her meselede iki zıt kutup arasında çırpınan insan ruhunu tereddütten harekete geçirmek için, kendime yeniden istikamet vermek mecburiyetinde olmak hoşuma gidiyordu.
Reklam