📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sağlık, tarihin bütün dönemlerinde olduğu gibi o zaman da sınıfsal bir mesele olsa da, ülkemiz henüz farklı sınıflara göre farklı türden hizmet veren özel hastanelerle kaynamadığından, toplumun en üst kesimleri ayrı tutulursa, bu tür ortamlarda sınıf farkları görülmez olabiliyordu. Devasa bir pazar olmasının yanı sıra sınıfsal farklılıklar görünmezleştirdiği için de düzenin gözüne batan sağlığın (benzer bir bigimde egitimin de) sistemli bir şekilde özelleştirilmesinin toplumdaki dayanışma duygusunu nasıl parçaladığı, toplumun en kalın katmanını nasıl alt sınıflara bölüp birbirine düşman ettiği hakkında yıllar sonra yazacağım çalışmamın temelini orada atmıştım.
Eşofmanını o yıllarda yeni açılan lüks mağazaların birinden almış bir kadınla, Kadıköy'ün meşhur Salı Pazarı'ndan çekişe çekişe pazarlık ederek almış bir kadın birlikte kahvaltı hazırlıyor; biri samimi olduğu hemşirelerin odasında demlediği çayı, diğeri dışarıdan yakınlarına aldırdığı böreği, temizliğe gittiği evlerde giydiği uzun etekle dolaşan bir diğeri evden getirdiği peynir zeytini ortaya koyuyor; hep birlikte kahvaltı yapıyorlardı. Hastanenin bir araya getirdiği bu kadınlar birbirlerinin hastalarına göz kulak oluyorlar, birbirlerinin ziyaretçilerini kendi ziyaretçileriymiş gibi karşılıyorlardı, yakınlaşıyorlar, kardeşleşiyorlardı.