عَنْ أَنَسٍ ، قَالَ : لَمَّا رَجَعَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مِنْ غَزْوَةِ تَبُوكَ، فَدَنَا مِنَ الْمَدِينَةِ قَالَ : " إِنَّ بِالْمَدِينَةِ لَقَوْمًا، مَا سِرْتُمْ مَسِيرًا، وَلَا قَطَعْتُمْ وَادِيًا إِلَّا كَانُوا مَعَكُمْ فِيهِ ". قَالُوا : يَا رَسُولَ اللَّهِ، وَهُمْ بِالْمَدِينَةِ ؟ قَالَ : " وَهُمْ بِالْمَدِينَةِ، حَبَسَهُمُ الْعُذْرُ ".
12009- Enes’in şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Rasûlullah (sav), Tebük savaşından dönüp Medine’ye yaklaştığı zaman: *“Medine’de öyle bir topluluk vardır ki, siz ne kadar yol yürüdüyseniz ve ne kadar vadiden geçtiyseniz, onlar hep sizinle birlikteydi"* buyurdu. Ashab: _“Ey Allah’ın Rasûlü! Medine’de oldukları halde mi?"_ diye sorunca, Rasûlullah (sav): *“Evet. Medine'de oldukları halde. Çünkü onları, (geçerli) mazeretleri (sizinle birlikte çıkmaktan) alıkoydu"* buyurdu.
Müsned, Ahmed b. Hanbel