Melike Demirci

Melike Demirci
@Melikedem
Okyanusta küçük balığı besin olarak bünyesine alamamasına ve yetmemesine rağmen vahşice küçük balık tüketmeye çalışan devasa olanın zerreye olan fütursuzca açlığı gibidir bilgiye olan açlık. Mesele açlığını doyurmak ve beslenmek değildir. Mesele daha büyük olanı karanlıkta göremediğinden devasalığını kanıtlamaya çalışmaktır. Bu yüzdendir de gücü bir kere hissedenin en büyük hastalığıdır fütursuz açlık. -Melike Demirci
Reklam
Dumanı içine çekmenin verdiği hazzı dış kalkanımda hissediyordum ta ki biten sigara filtresindeki koyuluğun içime yansımasını fark edene kadar. -Melike Demirci
Sen ölmeden değerlenemeyen madalyon Bense sergiye gelmiş bir çift meraklı gözüm Sen geceleri gören kan emici Bense gecenin karanlığındaki florasanım Sen naralar atan taklacı güvercin Bense özgürce uçuşunu izleyen sahibim Sen oyunu kanuna çeviren politikacı Bense kartını gizlemeyen kumarbazım -Melike Demirci
Mükemmel arzular son vermeyi düşünmekle gelir. En büyük arzular bir gün taçlandırılmakla görevlidir. Ölüm, komplike olanın başındaki kralın tacıdır. Ölüm, doğmak kadar basit, teklikler içerisinde elmas gibi saf değildir. Ölüm, beyaz görünür ama beyazlığın masumluğu değildir. Ölüm, siyahla eşleştirilir ama siyahın keskinliği değildir. Ölüm, birbirine dolanmış gözüken, hangisi hangisine bağlandığı belli olmayan damarlar gibidir. Ölüm, ciğerleri patlatan çığlıktır. Bütün dünya çığlığı duymak üzeredir de ölümün kendisi sağırlaşmış yıkılmaz kale gibidir. -Melike Demirci
Çıplaklık: Saf, berrak, şeffaf, olmayanı görünür kılan demektir. İnsan çıplaklığını neden örter? Neden çıplaklığını giysilerle, aksesuarlarla süsler? Neden çıplaklıktan korkar? Örtmek: Muhafaza etmek, kapatmak demektir. İnsan çıplaklığını örterek neyi korumak ister? Neyin üzerini kapatıp yabancılaşmak ister? Yabancılaşmak: Ait hissetmemek, var olandan kaçmak demektir. İnsan çıplaklığını evini bulamadığı için mi örter? Giyinen insan çıplaklığının neresinden kaçmak ister? -Melike Demirci
Reklam