Okurken aldığım tat çok farklıydı. Tam olarak anlamlandırabilmiş değilim. Düş mü gerçek mi ya da ben şu an Uzun İhsan Efendi'nin düşünde var olan birisi olarak mı bu satırları yazıyorum? Her birimiz kimlerin zihninin ürünleriyiz? Ya da kimler benim zihnimde yaşıyor?
"Ne var ki ben, kendimle ilgili bazı meseleleri hâlâ çözebilmiş değilim. Rendekâr düşünüyor olmasından varolduğu sonucunu çıkarıyor. Ben de düşünüyorum, dolayısıyla varım, ama kimim?"