“Sanat insanın en derinindeki karanlığı itiraf etmesidir. Neyse ki o itirafları herkes hemen tüm açıklığıyla anlamıyor. Fakat tam manasıyla anlaşılmasa da hissedilmesi mümkün. Hatta mükemmel bir sanat seyircisi sanatçının suçuna ortak olandır, o azabı kendi ruhunda hissedendir.”
“Ne aşk zehirdir ne de hasret onun panzehri. Olsa olsa aşk hasretin sebep olduğu ateşli bir hastalıktır. Önce kaybederim, sonra hasretini duyarım en nihayetinde bunun aşk olduğunu anlarım.”
“Yani, bir şeyi sıkıştırarak, bastırarak yok edemezsiniz. Mesela bir silindir haznenin içindeki buharı pistonla sıkıştırmaya çalışın. Ne olur? Bir yerden sonra piston ya da kap en zayıf yerinden çatlar, sızdırır.”
“Bir insan için bir başka insanı derinliğine tanımak olası mıdır? Birini gerçekten tanımak, hem zaman hem de içtenlikle harcanacak çaba ister, ama gene de özüne ne derece yaklaşabilir ki?”