Yazarın imzalı olarak yolladığı kitabımı bitirdim. Dili o kadar akıcıydı ki nasıl geçtiğini anlamadım. Hikaye aslında çok bilindik ama karakterin ve dış dünyanın betimlemeleri o kadar iyiydi ki ilgiyle takip ettim. Yazarın konuşmalarını falan dinledikten sonra okuyunca aslında kendi nahifliğini eserde görmek mümkün. İçeriğine gelirsek aslında eksik hikayeler kaldığını hissediyorum. Mesela Barlas sık sık çocukluğunu hatırlıyor ve acı dolu bir takım şeyler anlatılacakmış gibi bir beklenti oluştu bende. Ama buna hiç değinilmedi. Onun dışında Büşra'daki şanstan hepimize diliyorum . Bir de karakterin hislerinin bu kadar kuvvetli olması bence kurgu olduğunu çok fazla göze sokuyor. Örneğin: iş yerindeki adamların kötü olduğunu hissetmesi, Nurdan Hanım ölmeden içine kötü his doğması gibi. Beklenmedik şeyler daha çok hoşa gider diye düşünüyorum. Sonrasında olacaklar için ipucu oluyor bu da heyecanını kaçırıyor. Son olarak kitaptaki noktalama hataları da çok gözüme takıldı. Sonraki basımlarda düzeltilirse daha iyi olur. Herkesin dikkatini çekmeyebilir ama Türkçe öğretmeni olarak beni biraz rahatsız etti. Onun dışında yazarın kullandığı kelimeler kurduğu cümleler alıntı yapılmalıktı Hatta içimden bu yazar çok güzel şiir yazar demeden duramadım. Sonuç olarak zevk alarak okuduğum, hafızamda yer edecek bir kitaptı teşekkür ederim Başarılar dilerim. Yazacağı diğer kitapları da okumak isterim ve tavsiye ederim.
Herkesin çok övdüğü ve hep çok satanlarda yerini koruyan bu kitabı bir de ben okuyayım deyip başladım. Okuyanlar haksız sayılmaz. Gerçekten kitapta sizi içine çeken bir şey var. Tarihe meraklı biri de olduğumdan Osmanlı döneminde geçmesi de beni cezbetti. Kitaptaki kahramanlar ve onların hikayelerini ayrı ayrı betimleyip daha sonra mutlaka birbirine bağlaması çok hoştu. Sanki bir film izliyor gibi hissettim. Dili çok akıcıydı. İhsan Oktay Anar'ın okuduğum ilk kitabıydı ama kesinlikle son olmayacak.