Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
1492’de Bahamalar’a ayak basan seyyahın aldığı notlara bakalım. Bu notları alan kişi adada barış içinde yaşayan insanları görünce çok şaşırmıştı.
“Silah taşımıyorlar, hatta silahın ne olduğunu bile bilmiyorlar, kılıcımı gösterdim; ne işe yaradığını bilmediklerinden kendilerini yaraladılar.”
Bu yüzden aklına bir fikir gelmiş:” Bunlardan iyi köle olur. Adaya elli kişi gelsek hepsine sahip olur, istediğimiz her şeyi yaptırabiliriz.”
Bahsettiğim seyyah Kristof Kolomb’un ta kendisi. Kolomb aklına gelen fikri uygulamaya koydu. Ertesi yıl 17 gemi ve 1500 kişi ile geri geldi ve köle ticareti başlamış oldu.
Jean jacques Rousseau haklı mıydı? İnsanların doğuştan iyi oldukları ama medeniyetin oluşması ve yerleşik düzene geçilmesiyle her şeyin ters gitmeye başladığı doğru muydu?
Yavaş yavaş bu fikre ben de katılmaya başlamıştım.
“İnsanlar her an her yerde birbirlerine o kadar benziyor ki tarih bize artık yeni bir şey öğretmiyor.
Tarihin en önemli görevi insan doğasının sabit ve evrensel ilkelerini keşfetmektir.”
David Hume