Kitabın anlatımı çok akıcı. Yaşam vizesi olayı çok ilginç geldi Dedektif Stan’ın sakin sakin ilerlemesi, yazarın olayları merak uyandıran, acaba şöyle mi oldu, şu kişi mi, şeklinde sizi de yanına alan anlatımı, ayrıca Türkiye’de geçen bu tarz distopik ütopik arası bi roman oluşuyla keyifle okuttu kendini. Tavsiye ederim
Birçok insan davranışlarının değerini, davranışın kendisiyle değil de bu davranışın nasıl kabul gördüğüyle ölçüyor.
Pasif olan alıcı kendisine yöneltilen şeyi başarılı ya da başarısız kılacak güce sahip.
Dolayısıyla biz de hayatta birey olarak yaşayıp davranmaktansa oyuncu olma eğilimine kapılıyoruz.
Her insan kendi gerçekliğine dair hislerin çoğunu, başkalarının kendisi hakkında söylediklerinden ya da düşündüklerinden edinir. Çoğu modern insanın gerçeklik duygusu konusunda başkalarına olan bağımlılıkları öyle bir noktaya varmıştır ki onlar olmadan var olma hissini yitireceklerini düşünürler. Kumda akan su gibi “dağılacaklarını” hissederler. İnsanların çoğu, hayatlarını sürdürebilmek için başkalarına dokunmak zorunda olan görme engelli kişilerden farksızdır.