Meltem Bayraktar Şimşek

Birçok insan davranışlarının değerini, davranışın kendisiyle değil de bu davranışın nasıl kabul gördüğüyle ölçüyor. Pasif olan alıcı kendisine yöneltilen şeyi başarılı ya da başarısız kılacak güce sahip. Dolayısıyla biz de hayatta birey olarak yaşayıp davranmaktansa oyuncu olma eğilimine kapılıyoruz.
Sayfa 61·Kitabı okuyor
Reklam
“Günümüzün en büyük sorunu; aptalların kendilerinden son derece emin, zekilerin ise sürekli şüphe içinde olmalarıdır.” Bertrand Russell
Sayfa 37·Kitabı okuyor
Her insan kendi gerçekliğine dair hislerin çoğunu, başkalarının kendisi hakkında söylediklerinden ya da düşündüklerinden edinir. Çoğu modern insanın gerçeklik duygusu konusunda başkalarına olan bağımlılıkları öyle bir noktaya varmıştır ki onlar olmadan var olma hissini yitireceklerini düşünürler. Kumda akan su gibi “dağılacaklarını” hissederler. İnsanların çoğu, hayatlarını sürdürebilmek için başkalarına dokunmak zorunda olan görme engelli kişilerden farksızdır.
Sayfa 35·Kitabı okuyor
Yeni rüya
Yeni bir yaşam sürdüğünüzü, yeni bir rüya gördüğünüzü düşleyin. Mutlu ve haz dolu olduğunuzu düşleyin. Başkaları tarafından yargılanmaktan korkmadığınız, istediğiniz zaman “evet” istediğiniz zaman “hayır” diyebildiğiniz bir yaşam düşleyin. Kimsenin fikrinden sorumlu olmadığınız, kimseyi kontrol etme ihtiyacı duymadığınız, kimsenin sizi kontrol etmesine izin vermediğiniz bir yaşam düşleyin. Kimseyi yargılamadığınız, herkesi kolaylıkla affettiğiniz bir yaşam düşleyin. Haklı olma ihtiyacı duymadığınız, kimseyi haksız kılma ihtiyacı duymadığınız bir yaşam düşleyin. Kendinize ve başkalarına saygı duyduğunuz ve başkalarından saygı gördüğünüz bir yaşam düşleyin. Sevme korkusu ve sevilmeme korkusu olmadan yaşadığınızı düşleyin. Reddedilme korkusu ve kabul görme ihtiyacı duymadığınız, özgürce “seni seviyorum” diyebildiğiniz bir yaşam düşleyin. Risk almaktan korkmadığınız ve yaşamı keşfetmenin hazzını duyduğunuz bir yaşam düşleyin. Yaşamaktan da ölmekten de korkmadığınız bir dünyayı düşünün. Bu cennet boyutu sadece sevme yeteneğiyle mümkündür.
Sayfa 114·Kitabı okudu
3. Anlaşma: Varsayımda bulunma. Yaşamınızdaki üzüntülerin ve dramaların kaynağında kişisel algılamak ve varsayımda bulunmak vardır. İnsan zihninin çalışması ilginçtir. Kendimizi güvende hissedebilmek için her şeye bir anlam vermeye, her şeyi anlamaya ve anladığımız şeyin doğru olduğu konusunda haklı çıkmaya ihtiyaç duyarız. *** Birileri bize bir şey söylediğinde varsayımda bulunuruz, bir şey söylemediğinde de varsayımda bulunuruz. Çünkü bilme ihtiyacımızı ancak böyle doyuma ulaştırırız. *** Çocuklukta yaptığımız anlaşmalardan bazıları şöyle der: “ Soru sormak güvenli değildir. Eğer birisi beni seviyorsa, ne istediğimi, neler düşündüğümü ve ne hissettiğimi bilmelidir.” *** Kendinizi varsayımlardan kurtarmanın yolu soru sormaktan geçiyor. Konu zihninizde netleşene kadar soru sorma cesaretini gösterin. O zaman bile gerçeği bildiğinizi varsaymayın.
Reklam