Ölümü hazırlayamazsınız. Hayatı hazırlayamazsınız. Onlar öylesine, olduğu gibi gelir. Hayattan bir ‘an’ı soyutlayamazsınız. Hiçbir şey o ‘an’a bağlı olamaz. Her şey sürecin bir parçasıdır.
Anne ve babalar çocuğun kendi özgürlüğü içinde büyüyüp gelişmesine nadiren izin verirler. Çocuk çoğu zaman, anne ve babasının kişisel arzu ve hayalleri ile mevcut toplum düzeninin standartlarına göre yoğurulur.
Çocuk sahibi olmamızın en temel nedeni, bunu yapma gücüne sahip olmamız tabii. O kadar maymun iştahlıyız ki, yapabileceğimiz ne varsa çoğunu yapmaya çalışıyoruz. Yapabildiğimiz için yapıyoruz, yapmayı seçtiğimiz ya da yapmaya karar verdiğimiz için değil.
Biz bir sonuç değiliz. Bir son da değiliz. Daha görkemli, daha güçlü, daha güzel bir hedefe doğru yükselmiyoruz. Bir amacımız yok. Önceden belirlenmiş bir kaderin parçası değiliz. Durmaksızın değişen bir sürecin parçasıyız yalnızca.