Bizler egemenleriz. Uyruklarımızı besliyoruz. Onlar, yaşamak için bizlere muhtaç. Canımız çektiği zaman oynuyoruz onlarla. Canımız çektiği zaman şımartıyoruz. İstediğimizde sevip okşuyor, istemediğimizde yanımızdan kovalıyoruz. Onları hadım etmeye ya da kısırlaştırmaya karar veriyoruz. Biz homo sapiensler, kendi evlerimizde bile, Allah’ın her günü, çocuklarımızla birlikte, bütün öteki türleri acımasızca yönetiyoruz.
Bir yandan spor için başka canlı türlerini öldüren avcılara kupalar, ödüller verirken, bir yandan da kendi türünden olanları öldüren insanları idam cezasına çarptırıyoruz. 
Ne yaşamda, ne sevgide belirli amaçlar ya da sabit hedefler vardır. Amaçlar birer sözleşme değildir. Giriştiğimiz faaliyetler hayata açılan yollardır sadece; hayatın güzelliği ve gizemiyle ilgili deneylerdir.