Melih demir

"Bana istenecek bir şey söyle, uğruna can verilecek bir şey söyle, hemen dört elle sarılayım..." Nihat güldü: "Gördün mü? Hemen sapıtıyorsun. Hayatta hiçbir şey, uğrunda ölmek için istenmez. Her şey yaşamamız için olmalıdır. Hatta biraz daha ileri gideyim, kendi yaşamamız için... Sen kafanın içindeki yokluğa o kadar saplanmışsın ki, derhal uğrunda can feda edecek bir şey arayarak ikinci bir yokluğa daha dalmak istiyorsun!"
Sayfa 45·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?
Sayfa 41·Kitabı okudu
Bir insanı kendisi kadar, kendi düşünceleri, dertleri, korkuları ve noksanları kadar ne meşgul edebilirdi? Halbuki bütün arkadaşlarının gözünde sanki sihirli bir gözlük vardı ve onların kendilerini görmelerine mâni oluyordu. Bu kadar ahmakça bir körlüğe başka türlü mana verilemezdi.
Sayfa 37·Kitabı okudu
"Hiçbir şey istemiyorum. Hiçbir şey bana cazip görünmüyor. Günden güne miskinleştiğimi hissediyorum ve bundan memnunum. Belki bir müddet sonra can sıkıntısı bile hissedemeyecek kadar büyük bir gevşekliğe düşeceğim. İnsan bir şey yapmalı, öyle bir şey ki... Yoksa hiçbir şey yapmamalı.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Metaforik bir kitap
7/10
·192 syf.··
2023 33. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2023 02:56
Öncelikle olay örgüsü ve karakterler bakımından kesinlikle tatmin etmeyen bir kitap olmuş. Ama önemli olan kısmın karakterler veya olay olmadığı da çok açık. Ana karakter(ler)imizin sıradanlığını belirtmek için memur mesleği verilmiş. Memurumuz iyi bir insan olmasıyla övunen ve bu övünmenin altını boş bırakmayan iyi kalpli bir insan. Ancak, davet edildiği ve büyük bir heyecanla hazırlanıp gittiği baloda kapıdan döndürülünce bir takım değişiklikler oluyor. Karakterimiz baloya gizli bir şekilde giriyor ve tüm iyi niyetiyle uyum sağlamaya çalışıyor. Ama dönemin eğitimsiz(karakterimizin bahsettiği ahlaksız eğitimi almış) soyluları, karakterimizle dalga geçip balodan kovuyorlar. Karaterimiz aşırı takıntılı biri. Bu olayı düşünmeden bir dakika bile duramıyor. Sonrasında istemsiz bir şekilde bilinçaltı kötü bir "öteki karakter" yaratıyor. Bu andan itibaren olay örgüsü tamamen iyi ve kötünün savaşına dönüyor. İyi taraf yavaş yavaş güç kaybederken kötü taraf onursuz, terbiyesiz, dalkavukça davranışlarıyla güç kazanıyor. Kötü tarafın kötü olarak bu kadar sevildiğini gören iyi taraf derin bir umutsuzluk bataklığına saplanıyor ve çevresinin de "kötü" olmasından ötürü çıkmaya çalıştıkça daha da batıyor. İyi taraf kötü tarfla mücadele etmek için yavaş yavaş yozlaşıyor ve bu yozlaşma bir yandan da sonunu getiriyor. Kitabın son kısmında işine son verilmesi ve sürülmesi kötü tarafın kazandığına dair bir işaret. Ancak her şeye rağmen ona iyi davranılması, iyiliğin ve karmanın her zaman var olduğunu ve var olacağını belirtiyor. Kurgu anlamında doyurmayan bir kitap ancak bu tarz önemli bir konuyu 180 sayfa okumanın beklentileri doğru ayarladığımız takdirde sıkmayacağını düşünüyorum. Dostoyevski nin yazım tarzı da diğer kitaplarından biraz farklı. Kahramanımızdan "kahramanımız" diye söz
Roman
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202130,4bin okunma