Melike

Melike
@Melsaa
~
7/10
·57 syf.··
2026 2. kitabı
Babaya Mektup benim için kolay okunan ama kolay sindirilen bir kitap olmadı. Okurken sık sık durup düşündüm. Baba ile kurulamamış bir yakınlık, söylenememiş sözler ve içte biriken kırgınlıklar kitap boyunca hissediliyor. Yazar babasını ne tamamen suçluyor ne de onu yüceltmeye çalışıyor. Daha çok anlamaya çalışıyor. Bu da kitabı samimi kılıyor. Anlatım çok sade, süslü cümleler yok. Bu sadelik bazen metni daha etkileyici yapıyor, bazen de bazı duyguların biraz yüzeyde kaldığını düşündürüyor. Ama belki de hayatın kendisi gibi; her şey net değil, her şey tamamlanmış değil. Yer yer tekrarlar var ama bunu rahatsız edici bulmadım. Aksine, insanın içinde dönüp duran aynı düşüncelerin kağıda dökülmüş hali gibi geldi. Babaya Mektup, büyük cümleler kurmuyor ama bıraktığı etki uzun sürüyor. Sessiz, kırık ve gerçek bir anlatı.
Duygu ve Düşünce
Babaya MektupFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202253,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
6/10
·68 syf.··
2025 1. kitabı
Roman, ünlü bir yazarın doğum gününde aldığı isimsiz bir mektupla başlar. Mektubu yazan kadın, ona hayatı boyunca derin bir aşkla bağlı olmuş, fakat bu aşkı hiçbir zaman itiraf edememiştir. Çocukluk yaşlarından itibaren yazara duyduğu saplantılı sevgiyi, yaşadığı acıları ve yalnız başına büyüttüğü çocuğunun trajik hikâyesini anlatır. Kadının aşkı öylesine tek taraflı ve sessizdir ki yazar, onun varlığını bile zar zor hatırlamaktadır. Psikolojik olarak ele alacak olursak bir kadının bir erkeği hayatının merkezine koyup, tüm hayatını ona adaması, karşılıksız olduğu halde bu sevgiden vazgeçmemesi, birnevi kendisini değersizleştirmesi demek. Burada asıl acı olan, kadının hayatının merkezine kendi mutluluğunu, hayallerini veya gelişimini değil, sadece bu adamı koymuş olması. O adamın farkında bile olmadığı, hafızasında silik bir figür olarak kalan bir kadın… Yıllarca bekliyor, her şeyini feda ediyor ama sonuçta onun için bir anlam ifade etmiyor. Bu noktada sorulması gereken soru şu: Gerçek aşk fedakârlık mı, yoksa kendini tamamen unutmak mı? Çünkü sevgi sağlıklı olduğunda insanı büyütür, tüketmez. Kadının bu aşk uğruna yok oluşu, sevgiden çok bir saplantıya dönüşmüş gibi görünüyor.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,4bin okunma