“Sen kimsesiz değilsin ki Selime Teyze, sen yalnızsın, dedim. Kimsesizlik başka, yalnızlık başka.
…
Yine de gidip kapısını çalabileceği, sığınabileceği, istemeseler de ‘gelin’ deyince gelen birileri var. Kimsesizlik öyle değil.”
“Anlatsın. Çok tutmuş içinde, belli. Bu duyguyu çok yakından biliyorum.
Boğazı düğümlenmek derler ya hani… İnsan anlatamadıkça bir düğüm atılır boğazına. Ve o düğümler birikir, artık çözülemez hale gelir… Bunu ben çok iyi biliyorum.”