Melek

Hiçbir şey hissedilmediğini, acı çekilmediğini, bunun tatlı bir son olduğunu ve bu şekilde ölümün basitleştirildiğini söylüyorlar. Hah! Öyleyse, bu son altı haftanın acısı ve bütün bu son günün can çekişmesi nedir? Öyleyse bu çok yavaş ama çok hızlı akan, bu onarılamaz günün kaygısı nedir? İdam sehpasına açılan bu işkence merdiveni nedir? Görünüşe göre bu, acı çekmek değil.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ölüler ölüdür, özellikle de bunlar. Mezarda iyice zincirlenmişlerdir. Orası kaçılabilen bir hapishane değildir. O zaman, nasıl bu kadar korkabildim?
Alıntı
Kralın savcılarının eşlerinin sinirlerine dokunursa pek iyi. Bazen en azından kadınlar vicdanlı oluyor.
Devrim zamanlarında, alınan ilk kelleye dikkat edin. Bu, insanların iştahını açar.
Serbest Fırkayı mürtecilere teslim olmakla suçladılar. Halbuki kimsenin böyle bir derdi yoktu. Sefaletin ve kötü yönetimin inlettiği insanlar, bir çıkış yolu gördükleri için yeni fırkaya destek verdiler. Bunu onlar da biliyor. Ama itiraf edemiyorlar. Her zamanki kolaycılığa kaçıp en etkili suçlamayı yaptılar. -İrtica...