Gazi Paşa sinirliydi. Ateş gibi parlayan gözlerinden öfke fışkırıyordu:
- Bu ne haldir efendiler, diye bağırdı. Mürteciler hükümet meydanında nümayiş yapıyor, bir zabiti koyun gibi boğazlayabiliyorlar. Binlerce Menemenliden bir kişi bile çıkıp buna mani olmuyor! Bilakis tekbirler getirip teşvik ediyorlar. Bu nasıl bir aymazlık, ne büyük bir rezalettir?
Yunan idaresi altındayken bu hainler neredeydiler? Onların dinini, namusunu bu ordu kurtarmadı mı? Yazıklar olsun bu bedbahtlara!
Hiddetinden kıpkırmızı olmuştu. Masaya sert yumruk darbeleri atıyor, sesi duvarlarda çınlıyordu.
Gafillere haddini bildirin. Bu hain saldırı Cumhuriyetin ve bizim başımızı kesmek demektir. Bundan bütün Menemen sorumludur. Cezasını sadece katiller değiller, hepsi en ağır şekilde çekmelidir! Bu kasaba "Vildomit" ilan edilmeye müstahak olmuştur.
Odada bulunanlar sessizce birbirlerinin yüzlerine baktılar. "Vildomit" Fransızca bir kelimeydi ve "cezalandırılmış şehir" anlamına geliyordu. Bir yerin vildomit ilan edilmesi tümüyle haritadan silinmesi demekti. Böyle bir karar alınırsa, meskun halkın tümü şehir dışına çıkarılacak, aileler birer ikişer memleketin başka taraflarına dağıtılacak, şehir tümüyle boşaltıldıktan sonra tamamen yakılacak, gelecek nesillere ibret olsun diye de hükümet konağının olduğu yere kocaman siyah bir taş dikilecekti. Paşa, bir şehre verilebilecek en ağır cezadan bahediyordu:
Serbest Fırkayı mürtecilere teslim olmakla suçladılar. Halbuki kimsenin böyle bir derdi yoktu. Sefaletin ve kötü yönetimin inlettiği insanlar, bir çıkış yolu gördükleri için yeni fırkaya destek verdiler. Bunu onlar da biliyor. Ama itiraf edemiyorlar. Her zamanki kolaycılığa kaçıp en etkili suçlamayı
yaptılar.
-İrtica...
Kimdi bu adamlar? Nerden gelmişlerdi? Silahlı askerlerin burnunun dibinde eylem yapmaya nasıl cesaret etmişlerdi? Kim vardı arkalarında? Eli mavzerli askerler niye müdahale etmemişlerdi? Jandarma Komutanı niye seyirci kalmıştı? Zavallı Kubilay kanlar içinde kapısına koşunca niye içeriye almamıştı? Alaydan yardım isterken niye beklemişti? Bir manga askeri niye kuru sıkı mermilerle sürmüşlerdi? Onlar niye yüzgeri etmiş, komutanları kesilirken niye kaçmışlardı?
Serbest Fırkanın emirle kurulduğunu söyleyip Fethi Bey'i mazur görenlere ateş püskürüyordu:
"Siyasetçi dediğin gideceği menzili ölçer, yapacağı işleri iyice hesap eder. Madem siyasetçi gibi değil, emir eri gibi hareket edecekti ne diye meydanlara çıktı? Niçin Anadolu'yu sokaklara döktü? İzmir'i mahşer yerine, Menemen tren istasyonunu düğün evine çeviren garibanların günahı neydi? Yaralı yüreklere merhem olmayacaktı ise ne diye kurtarıcılığa soyundu?"