Meltem Aydoğan Akkavak

Meltem Aydoğan Akkavak
@MeltemAydgn
Grafik Tasarım ve Reklam / instagram:@grafimell
Ege Üniversitesi
İzmir
80 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Sahaf Mendel'e Dair
Puan vermedi·60 syf.··
2024 9. kitabı
Uzun zamandır Stefan Zweig okumuyordum. Sahaf Mendel kısa ama çok iyi gelen bir kitap oldu. Kitap 3 öyküden oluşuyor; Sahaf Mendel, Görünmeyen Koleksiyon ve Unutulmayacak Bir İnsan. Kitap incelemelerine baktığımda genelde kitaba adını veren Sahaf Mendel öyküsünün ön plana çıktığını görüyorum. Ama beni asıl etkileyen Görünmeyen Koleksiyon öyküsü oldu. Gözlerini kaybetmiş bir koleksiyoncunun yaşama tutunmasını sağlayan tutkusunu hayranlıkla okudum. Koleksiyonunu anlatırken aslında ailesinin geçim sıkıntısı nedeniyle satmış olması ve bunun açığa çıkacağının vermiş olduğu kalplerindeki korkuyu çok içimde hissettim. Yer yer çok duygulandım. Daha uzun olsaydı da daha derinlemesine okuma fırsatımız olsaydı diye düşündüm. Stefan Zweig eserlerini çok içimizden, çok gerçekçi duygularla anlatıyor. Döneminin sosyo-kültürel özelliklerine, ekonomik ve savaş sıkıntılarına sıklıkla yer veriyor. Anlatış şeklini doğal ve samimi buluyorum. Kitaplarının genellikle kısa olması dolayısıyla bazı okurlara çerezlik gibi gelebilir ama çok derin anlamlara sahip. Mutlaka okunması gereken kitaplığınızda boy boy kitaplarının olmasını hakeden bir yazar.
Sahaf MendelStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202412,8bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·592 syf.··
2020 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2020 02:10
Şu sıralar özellikle Cumhuriyet Dönemini anlatan olaylar oldukça ilgimi çekiyor. Güzel bir doğumgünü hediyesi olan Azra Kohen’in “Gör Beni” kitabına bu yüzden büyük bi iştahla başladım. 1930lu yıllarda İstanbul’da geçen kitap, dili ‘o dönemki türkçeye yakın mıdır’ diye düşündürdü. Daha sonra çok akıcı ve anlaşılır olduğunu görünce sayfalar hızla akıp geçti. Kitabın içeriğine gelecek olursak; saltanat ve hilafet yanlıları ile cumhuriyet yanlıları arasında geçen hikayeyi anlatıyor. Kitap Osmanlı eski sadrazamının oğlu Selim’in Mustafa Kemal’den o adam diye bahsetmesi ve devamında cumhuriyet rejimini ve inkılaplarını yermesi ile başlıyor. Bu yüzden biraz rahatsız oldum. Ama daha sonra Osmanlı saltanatının ne kadar eşitliğe aykırı ve cumhuriyet rejimi ile inkılapların aslında ne kadar gerekli olduğu ile devam edince kitap istediğim kıvama geldi. Azra Kohen bu iki farklı görüşte taraf tutmadığını ve daha geniş pencereden bu tartışmalara bakarak önemli olanın farklılıklarımızla birleşmemiz olduğunu ve ben değil biz olmamız gerektiğini röportajlarında savunuyor. Kitapta tarih sahnesinde yer almış çok fazla tanıdık isim de var. Bunlardan birkaçı Mahmut Esad Bozkurt, Şehit Öğretmen Kubilay, Lloyd George, Picot, Arabistanlı Lawrence, Şerif Hüseyin gibi farklı bir sürü kişi yer alıyor. Ve tekke ve zaviyelerin kapatılmasının ardından şeyhlerin, hocaların cumhuriyet rejimine karşı çıkardıkları -tarihte yer etmiş- Menemen İsyanı’nın alt yapısını nasıl oluşturduklarına, kimler tarafından desteklenip manipüle edildiklerine kadar tüm çıplaklığı ile sunuyor. Güçlü devletlerin özkaynakları fazla olduğu için güçsüz devletleri nasıl ve ne şekilde sömürdüklerine, kültürlerini nasıl yok ettiklerine kadar geniş bir bilgi sunuyor. Çok fazla tarihi olaylara değindiği için dipnotlarını da eksik
Gör BeniAkilah Azra Kohen · Everest Yayınları · 202019,3bin okunma
Sahilde Kafka'ya Dair
Puan vermedi·651 syf.··
2020 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2020 16:31
“Sahilde Kafka” kitabı Murakami’den okuduğum 6.kitap oldu. 1Q84’ün kapağını kapattığımda “Ne okudum ben şimdi?” cümlesini bu kitabında da kurdum. Salt bilimkurgu denemez veya fantastik bir kitap denemez. Hikaye hem gerçek hayattan izler taşıyor hem de rüya,bilinç, paralel evren üçlüsünün olduğu bir dünyaya adım atmamızı sağlıyor. Murakami muhteşem bir kurguyla bambaşka şeyleri bir kitap altında toplamış. Çok çok başarılı bir kurguydu. Çoğu yerde “bi insan bunları nasıl hayal edip yazabilir” diye düşündüm. Bambaşka bir yazım tarzı var. Ve kitaplarındaki bu farklı tadı hemen hemen okuduğum tüm kitaplarında aldım. Kitap dil açısından çok akıcıydı ama kolay bir kitap değildi. Sindire sindire okumak gerekir. Murakami’nin kitaplarında en sevdiğim şeylerden biri klasik müziğe olan tutkusu. Mutlaka bir karakteri klasik müzik seven biri oluyor ve Beethowen, Schubert, Mozart gibi müzisyenlerden seçkiler sunuyor. Shakespeare, Franz Kafka, George Orwell gibi sevdiği yazarların da isimlerini bir şekilde kitabında geçirmesi de ayrıca mutluluk verici. Sürekli elinizde kağıt kalem bahsettiği bir parça veya kitap hakkında not alma isteği uyandırıyor. Neyse gelelim kitabın konusuna. Kafka Tamura babasının söylediği bir kehanet üzerine bulunduğu şehri terk ediyor. Aslında adım adım kehanetini gerçekleştirmeye doğru gidiyor. 15 yaşında olmasına rağmen beni en etkileyen yanı karakterin cesur ve kendinden emin yapısıydı. Karşılaştığı zorluklara tüm cesurluğu ile göğüs gerebiliyor. Kitaptaki karakterleri genel olarak sağlam buldum. Karakterlerin neredeyse tümünün altı doluydu. Hepsinin bir hikayesi vardı. En sevdiğim karakter Nakata adlı amcaydı. Onun o saf kalbini, saf düşüncelerini görünce gerçek dünyadan ne kadar bağımsız olduğunu görüyor insan. Kitap genel olarak çok güzeldi ama
Sahilde KafkaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 202012,1bin okunma
Puan vermedi·116 syf.··
2020 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2020 02:14
Daha önce Tanzimat ve Serveti Fünun Dönemi kitaplarına karşı dilinin ağır olduğundan kaynaklı bir önyargım vardı. Bu kitap özellikle işbankasının sade ve anlaşılır çevirisi önyargımı kırdı diyebilirim. Biraz tiyatro sahnesi izliyorum havası aldım. Özellikle Moliere'in tiyatro oyunlarına benzettim yer yer. Kitaptaki tesadüfler silsilesi Moliere'in Kadınlar Mektebi kitabındaki tesadüfi olaylara benziyordu. Okuyanlar ne demek istediğimi daha iyi anlar. :) Şemsettin Sami döneminin eleştirisini çok iyi yapmış. Aşkın saflığını, kadın erkek eşitsizliğini gerek sosyal hayatta gerekse eğitim öğretim hayatında güzel örneklerle dile getirmiş. Bazı şeyler hiç mi değişmez dedim içimden. Kısaca akıcı, ilk yerli roman olma özelliğine göre başarılı bir kitaptı. Şemsettin Sami bazı şeyleri eleştirirken cesur davranmış. Bu hoşuma gitti. Keşke başka romanları da olsaydı da keyifle okusaydık.
Taaşşuk-ı Talat ve FitnatŞemseddin Sami · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202538,1bin okunma
Puan vermedi·188 syf.··
2019 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2019 01:45
Serinin ilk kitabı güzel başladı. Kitap çok akıcı ilerliyor. Dili ağdalı bi dil değil o yüzden Ursula'nın kitaplarını beğeniyorum. Ged'in büyümesi ve gelişimi bana biraz hızlı geldi. Bazı aralar vardı doldurması gereken onları doldurmayıp hızlı hızlı yılları atlamış. Ilk kitabı hızlı hızlı geçeyim de asıl konuya geleyim izlenimi aldım yazardan. Ama yine de başarılı her koşulda. Ged'in hırslarını, egosunu ve bu uğurda yaptığı yanlışları çok iyi işlemiş. Bir hatanın nelere mal olduğunu göreceğiz daha detaylı bu beni çok heyecanlandırıyor. Ayrıca dostluk kavramına da güzel yer vermiş. Bu kadar negatifliklerin olduğu bir dünyada insanın içini ısıtıyor. Ben fantastik okumalarıma yeni başladım. Genelde klasik, distopik tarzlarda okurdum. Ama bu tarz da çok hoşuma gitti. Kadın çok güzel bir hayal dünyası yaratmış içine çekilmemek bence mümkün değil.
Yerdeniz BüyücüsüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20249,5bin okunma