İnsanın sezgisi akıl ve mantığından hızlı giden atlıdır. Akıl rahvan gitse bile sezginin dört nala gidişi mühimdir. Çünkü aklın bilemediğini kalp bilir.
Geçmiş insanın kafasında mıydı yoksa kalbinde mi?
Esma hatıraların nerede saklandığını merak ederdi. Talimsiz bir vücudun yüksek ökçeli potinler üstünde yürümesi gibi hatırlamak da insanı yorgun düşürüyordu.