Eylem U.K.

Bebekler dünyaya gözleri, elleri yumuk ve ağlayarak gelirler. Bunun nedeni dünyada kavga edeceklerini bilmeleridir. Ama insanlar ölürken elleri açık giderler. Bu insanın yapamadığı şeylere duydukları üzüntünün ifadesidir.
Sayfa 44·Kitabı okudu
Reklam
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2020 19:50
Bugüne kadar savaşla ilgili veya savaş karşıtı bir çok kitap okudum ama bu kitaptaki kadar etkileyici cümlelere hiçbir yerde rastlamadım. Sanırım benim için çok geç kalınmış bir okumaydı. Yazar, kitapta bizi Rusya-Japonya savaşına götürüyor. Savaşın korkunçluğunu ve savaşan askerin ruh halini o kadar mükemmel anlatıyor ki bir noktadan sonra kendinizi sanki savaş alanındaki vahşetin ve dramın içinde kaybolmuş gibi hissediyorsunuz. Kitapta iki bölüm var. Birinci bölüm, cephede savaşan bir Rus subayının savaş esnasında ve terhis olduktan sonraki tuttuğu günlüklerden, ikinci bölüm ise bu subayın kardeşinin cephe dışında yazdığı günlüklerden oluşuyor. Her ikisinde de savaşla ilgili mükemmel iç dünya tasvirleri yapılıyor. Tabii ki savaşın korkunçluğuyla beraber olarak. Savaş karşıtı olma özelliğini bu kadar az sayfayla, bu kadar muhteşem bir şekilde sağlayan bu kısa kitabı ben büyük beğeniyle okudum ve okunmasını da herkese tavsiye ederim.
Kızıl KahkahaLeonid Andreyev · Everest Yayınları · 20197,7bin okunma
Livaneli, Mülteciler, KHK'lılar ve Meriç Nehri'nde Boğulan Çocuklar
8/10
·140 syf.·
2021 37. kitabı
Balıkçı ve Oğlu, Zülfü Livaneli'nin son romanı olarak birkaç ay önce piyasaya çıktı. Yayınevini değiştiren Zülfü Livaneli'nin yeni yayınevindeki ilk eseri idi.   Balıkçı ve Oğlu her ne kadar roman olarak adlandırılsa da bir uzun hikaye gibi değerlendirilmeli. İsmi ile çağrışım yaptığı Ernest Hemingway tarafından kaleme alınan İhtiyar Balıkçı ve Deniz hikayesini hem hatırlatan, hem de ona atıfta bulunan bir eser olarak göze çarpıyor. Ancak oradaki eserin herhangi bir sosyal kaygısı yahut meselesi yoktu. Burada ise bir balıkçının hikayesi üzerinden dünyanın son yıllardaki en önemli sorunlarından birisi durumunda olan mülteciler yahut düzensiz göçmenler meselesini bir ışık tutmaya çalışıyor. Bunu yaparken bir Ege köyünde yaşayan ve çoğunluğu denizle içli dışlı olan, balıkçılık yapan köylülerin çevre ile olan ilişkilerini de göz önünde tutuyor. Yani Livaneli sosyal meselelere duyarlığını bu defa Ege Denizi'ndeki düzensiz göçmenler yani mülteciler sorununun yanı sıra denizde, denizin kirlenmesi ve bu şekilde balon balığı adı verilen bir nevi kötü balıkların ve doğal akışın dışına çıkmış yaratıkların istilası ile karada ise kapitalist ve kötü insanların çevreyi talan etmelerini, para uğruna her şeyi yakıp yıkmalarını ele alıyor. Hatta roman sonundaki röportajında Moğol istilasında bile Anadolu'nun belki bu kadar zarar görmediğini belirtiyor.     Livaneli kendi görüşüne uygun olarak -ki sanatçı derdi olan insandır, düşüncesine sahip bir kalem olarak bu son eserinde genelde bir ama aslında pek çok meseleyi irdeleyen bir uzun hikaye oluşturmuş. Bu anlamda babalık, annelik ve evlat acısı gibi konuları yerleşik insanların penceresinden anlattığı gibi mülteciler üzerinden de işlemeye devam ediyor.     Edebi tarafına baktığımızda aslında tipik bir Livaneli anlatısı olarak
Edebiyat
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,5bin okunma
“... eğer bir gün çocuğun olursa, her türlü olanağa sahip olsan bile ona haketmediklerini verme. Onu öyle eğit ki yaşamda iyinin yanında kötünün de olduğunu anlasın. Ayakta kalmak için çalışmak zorunda olduğunu bilsin...”
Sayfa 110·Kitabı okudu