Yaşlanıncaya kadar ömrü düşünmeye değer hatıralarla doldurmak gerek. Tabii bunu yaparken de erdemli olmak lazım. Eğer erdemsiz davranışlarda bulunur, hazzın ve paranın peşinden koşarken vicdani ve insani değerleri hiçe sayarsak, yaşlılığımızda hayat muhasebesi bizi borçlu çıkarır. Üstelik boşuna dememişler, Ömür uzamaz, yaşlılık uzar, diye.
Bir yazının öyle sigara gibi, alkol gibi, uyuşturucu gibi bağımlısı olunur mu? Pekala olunur. Eğer okuduğun metin gözlerinden geçip beynine işliyorsa, oradan bütün damarlarını dolaşıp yüreğinden geçip tekrar benliğine dokunuyorsa, o yazının bağımlısı olursun. Çektiğin nefeste bile o yazıyı anarsın. Aslında gerçek hayatı bir yana bırakmış, roman gerçekliğinde yaşamaya başlamışsındır. Her şeyi imge, herkesi roman karakteri olarak görürsün. Böylece gerçeklikle bağın kopar, herkesin doğrusu senin için bambaşka bir şeye dönüşür.