Bir ev hayvanıydım. Perdenin kıvrımıydım. Halının püskülü, banyonun sabunu, en çok mutfağın çaydanlığıydım. Sehpanın danteli, çamaşırın leğeni, koltuğun kırlentiydim, ben hep senin bir şeyindim, hangi odadaysam, o odanın süsüydüm. Öldüğünde ardından hikayesi anlatılmayacak, adı anılmayacak, sesi duyulmayacaktım. Ben ev hayvanıydım. Senin hayvanın. Şahsi malın. Ne yapsan canım acımazdı benim, türlü türlü numaralarım vardı. Türlü türlü becerilerim. Kuyruğum süslü, etim lezzetli, sütüm tatlı, yumurtam çift sarılı, pek de uzun tüylü, havada uçabilen, suda yüzebilen, halıda sürünebilendim. Sürünebilirdim, sefildim, rezildim, çünkü hayatta kalmalıydım, hayatta kalmalıydım, biricikti hayat, bir kerelik, sadece kendim için değil, hayat ah, hiç tatmadığım.