Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı:
224
Basım Tarihi:
Eylül 2019
İlk Yayın Tarihi:
1987
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Orijinal Adı:
The Child in Time
ISBN:
9789750845574
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kayıp İncelemesi
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2024 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2024 22:01
Düşünceleri, zonklayan ritimli bir efsuna, fiziksel bir acıya dönüştü ve bunun öncesinde gerçekleşen her şey iki kelimeye sıkıştı: Canım acıyor… Bu kitabı en güzel özetleyen cümle yukarıdaki cümle. Çekilen acıyı merkeze alan bir eser. Ancak bu acı çekme Ortadoğu kültürü gibi yakayı bağrı parçalayan şekilde değil. Daha incelikli bir üzüntü var. Benzer hüzün anlatımını Albaya Mektup YokAlbaya Mektup Yok kitabında hatırlıyorum. Film olarak da Manchester By The Sea. O filmde de bu romandaki gibi kesif bir hüzün vardı. Ve tabi soylu bir yas tutma… Kitabın kısa bir özetini vermeden önce bir miktar spoiler (sürpriz bozan) içereceğini söylemem gerek. Mutlu bir aile. Bir anne, bir baba ve bir de 3 yaşında kız çocuğu. Her şey mükemmeldir. Aile mutlu olmak için her şeye sahiptir. Ta ki bir gün baba Stephen kızı Kate’i bir markette kaybedene kadar. Gözünün önündeki kız aniden yok olmuştur. Yer yarılmış içine girmiştir sanki. Etraftaki insanlara sorar, video kayıtlarını inceler, nafile…Kaybolmuştur Kate…Evine gider ve bir kocanın karısına verebileceği en kötü haberi verir: Kızımız kayboldu…Bu andan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz bu çift için. Stephen kızını kaybetmenin acısını onu arayarak hem de her yolu deneyerek gidermeye çalışır. Anne Julie ise hiçbir şey yapmak içinde gelmez, inzivaya çekilmiştir adeta. Hayattan kopmuştur. Bir noktadan sonra birbirlerini görmek bile onlara zor gelir olmuştur. Konuşacak bir şeyleri kalmamıştır. Havadan sudan konuşsalar bile bir süre sonra suskunlaşmaktadırlar. Zira birbirlerini görmek onlara kızlarını hatırlatmaktadır. Keza bir süre sonra boşanmasalar bile ayrılırlar. Farklı evlerde yaşamaya başlarlar. Unutmak çok zordu, unutmaya çalışmak da zordu. “Birlikte vakit geçirmek, yaşadıkları kaybın verdiği kederi arttırıyordu. Yemeğe oturdukları zamanlarda Kate’in
KayıpIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2019202 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2024 58. kitabı
Tam da kitabın adından anlaşılacağı üzere kızını kaybeden bir aileyi ve bir yandan da çocukluğunun kaybını yaşayan bürokrat bir adamın hikayesini okuduğumuz bir Ian McEwan romanı. Stephen kızıyla beraber gittiği markette nasıl olduysa kızı, Kate’i gözden yitirir ve adeta Kate yer yarılır yerin içine girer. Aramalarına rağmen kızı bulamayınca çaresizce evine dönen Stephen , eşi Julie’ye acı haberi verir: Kızları kayıptır. Bundan sonra bakın çift arasında neler olur. Kitabın ilerleyen sayfalarında Stephen’a her zaman destek olup sıklıkla görüştüğü evli çift Charles ve Thelma yı tanırız. Yaşayamadığı, kayıp gitmiş çocukluğunun eksikliğini duyan Charles zamanla farklı alanlara yönelir ve bakın yine neler olur. Ian McEwan’ın her romanında olduğu gibi bolca insan ilişkilerini gözlemlediğimiz ve ‘Çocuk Yasası’ nda da gördüğümüz gibi çocukların haklarını da bölüm başlarında yer vermiş keyifli bir roman. McEwan ile tanışmanızı isterim. Ama bu romandan önce ‘Masumiyet ya da Özel Ilişki’ ile.
1000Kitap
KayıpIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2019202 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2024 38. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2024 14:49
Uzun süredir içerisinde modern aile, ebeveynlik, çocuk kaybı, vb. gibi konuların bu kadar akıcı şekilde bir araya geldiği bir kitap okumamıştım sanırım. Kayıp'ta bir çiftten, bu çiftin günlük hayatlarına devam ederken korkunç bir kayıp yaşamalarından (çocukları kaçırılıyor) ve bu kaybın ucunde dağılan ebeveynlikten insanların aklını yitiriş derecesindeki hislerden bahsediliyor. Kimi kitaplar vardır dili nedeniyle ittirir okumaya, kimileri de konuları aracılığıyla akıl yoluyla bağlar ya, bu kitap iki şekilde de iyiydi açıkçası. Akıcı olduğunu düşünüyorum çünkü yazarın dili, insan duygularını, ruh halini yalın değil böyle üç boyutlu bir şekilde sunuyor okura. Bu kitabı çekicileştiren bir özellikti benim için. Diğer özellik olan konu da ilgi çekici geldi bana. Sevdiğimiz bir insanı asla kaybetmek istemeyiz. Onu görmesek bile iyi olduğunu bilmek isteriz. Ölüm de bir kayıp türüdür fakat oradaki kayıp sonun bilindiği (belki de başka bir başlangıca gebe) bir yokluktur. Oysa kitapta çocuğun kaybolması, ebeveyni aynı zamanda sürekli bir arayış, tetiktelik ve olasılıklar dünyasında zihinsel ve fiziksel bir karmaşaya itiyor. Bağın zayıflayışı, kopuşlar ve kişilerin tekrar bireysel olarak hayata bağlanabilmek için uğraşmaya, yaşamaya çalışma çabalarını görüyoruz. Bu insani organik dönüşümü yazar da aynı içtenlikle anlatmış. Kitapta yer yer sistem eleştirileri, hükümetin (İngiliz) düzenlemelerinin etkileri, dilencilik, yoksulluk vb. gibi temellendirilmiş, yüzeysel olmayan eleştiriler de mevcut. Kitabın sonu mutlu olsa da spoiler yazmamamın hakkını vererek bahsetmeyeceğim :) Keyifli bir romandı, okur arkadaşlara önerebileceğim bir kitap.
KayıpIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2019202 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2022 12. kitabı
Her insan bazı kayıplar yaşar bu hayatta ve tüm kayıplar hazırlıksız yakalar bizi. Kaybedilenin değeri, bizim için önemi, hayatımızdaki yeri ne kadar büyükse ardından gelen yıkım da o kadar sarsıcı olur. Sonsuz AşkSonsuz Aşk ‘tan sonra yazarın, okuduğum bu ikinci kitabında, duygusal yoğunluk nedeniyle biraz sarsıldım ama gerçekleri, yani hayatın akışının hız kesmeyen soluğunu hissederek kitaptan hiç kopmadım. Zaman zaman kendi kayıplarımı ve sonrasında hayata nasıl tutunduğumu düşündüm. Kahramanın yerine koydum kendimi ve deliliğin normalliğini kabullendim onunla birlikte. Yazarın anlatım gücüne ve beni yarattığı dünyanın bir parçası yapmasına hayran kaldım yine. Şimdi bu kitap incelemesinde ne işi var diyeceksiniz belki fakat, bir adamın eşini kaybettikten sonra hayata tutunmaya çalışmasını anlatan “After Life” dizisini hatırladım bir de okurken. Tüm bunların yanında çocuk eğitimi, devlet örgütü, insanî ilişkiler ve psikolojik çözümlemelerle yoğrulmuş sağlam bir alt yapı var bu kurgu eserin arka planında. Daha doğrusu tek bir “kayıp” onlarca defineyi bulmamızı sağlamak için…
KayıpIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2019202 okunma
6/10
·224 syf.·
2022 48. kitabı
Orijinal adı The Child in Time olan kitap Kayıp ismi tercih edilerek tercüme edilmiş dilimize. Kayıp olarak andığımızda ve arka kapak yazısını okuduğumuzda kurgunun belli bir gidişatı canlanıyor okurun kafasında fakat asla bu şekilde ilerlemiyor. Daha önce Zamanın İzlerinde olarak da çevrilmiş kitap dilimize. Arka kapakta da yazdığı üzere Stephen'ın üç yaşındaki kızı Kate ile markete gidip Kate'in bir anda ortadan kayboluş sahnesiyle başlıyor kitap ve bu kısım gerçek anlamda gergin bir okuma sunuyor. Devamında küçük kızın kaybı, belki arayış süreci, Stephen ve eşi Julie'nin yaşadıklarının daha derin anlatılması beklense de -çoğu okuma arkadaşımda da olduğu gibi- kurgu farklı bir yere evriliyor ve çocuk yetiştirme, çocuk hakları ve yasaları hakkında politik bir hiciv okuyoruz aslında. Söz konusu McEwan olunca bu olası bir durum. Çocuk Koruma Komisyonu, belki yetişkinlerin çocukluklarında yaşadıklarıyla bağlantılı olarak geçmiş ve şimdiki zaman bağlamı. Bu konular göz önünde tutularak okunursa daha tatmin edici bir okuma sunacağını düşünüyorum kitabın. Sevgili Başak'ın #heryıl1yazar etkinliği kapsamında okuduk, beraberce konuştuk üzerine. Haziran ayında yeni bir McEwan ile görüşmek üzere.
KayıpIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2019202 okunma
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2020 55. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2020 18:18
"Kayıp" Her şey Stephen'ın küçük kızı Kate'i süpermarkette kaybetmesi ile başlıyor. Ve yaşanılan bu travma, evli çiftte (Julie ve Stephen) derin bir yara açıyor. Stephen, yaşadığı acıyı unutmak için sürekli içerken, eşi Julie evden uzaklaşıp kırsal bir alanda yaşamaya başlıyor. Birlikte travmanın üstesinden gelmek yerine... Genelde Stephen'ın düşüncelerini veriyor yazar, bu yüzden de kitabın sonunda yaşanan küçük sürprize biz de Stephen gibi şaşırıyoruz. Stephen sürekli geçmişi hatırlıyor, yalnızca kızı ile olan anları değil kendi çocukluğunu da hatırlıyor. Bir tür nostalji yaratma peşinde... kaybetme duygusunun verdiği kederle anılarına sığınıyor. Kate, artık onlar için zaman içinde hiç büyümeyecek çocuk olarak kalacak. Içimizdeki çocuğu hiçbir zaman kaybetmemek dileği ile.
KayıpIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2019202 okunma
5/10
·224 syf.··
2020 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2020 23:42
Kızlarını bir AVM de kaybeden Stephan ve Jane'in büyük bir keder ve dağılma yaşayarak, birbirinden uzaklaşıp tekrar bir araya gelen ve yeniden bir bebek ile yepyeni bir çizgi bulan öyküsü... 1990 ların İngiltere'sinden kesitler. Varoluşun değişik bir sorgulaması... Ian McEwan bu romanında okuduğum ve çok beğendiğim diğer dört kitabından çok daha fazla detaylı tasfir var ve romanın bence akıcılığını sekteye uğratıyor. Tasfir yeri gelince iyidir derim ama bu çok akmayan ve felsefesi çok derin olmayan hikâyede bence durağanlık nedeni olmuş... Yazarın diğer kitaplarını okumaya devam... Aşık olun... İyi okumalar dilerim...
KayıpIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2019202 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2021 130. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2021 20:02
Çok ve benzer incelemeler yapılmış. Kitabın tanıtımında da yazdığı gibi kitabın kahramanı bir sabah çocuğuyla marketteyken çocuğu kaybolur. Bu tanıtım üzerine beklentim çocuğun bulunma arayışı üzerine sancılı ve heyecanlı bir sürecin anlatıldığıydı. Oysaki yazar bu kaybın insanlara yaptıklarıyla ilgilenmiş. Kayıpların her insana nasıl da farklı etki ettiğini, her kişinin kayıplarla baş etme yönteminin farklılığı üzerine yazmış da yazmış. Zaman bir yandan akıp giderken hayatın içine karışma çabalarıyla, bir yandan da o markette durup kalan zamanın, kaybolan çocuklarının dönüşünü beklemekle geçen zamanın nasıl da yavaş aktığının karşıtlığı incelenmiş sürekli. Bir yanda geçmiş yaşam tecrübeleri ya da zamanın fiziksel, quantumsal boyutu da ele alınmış ki tam da oralarda şaşırmaktan kendimi alamadım. Son sayfayı da kapattığımda içim buruktu. Enteresan bir romandı. İyi ki okundu.
Edebiyat
KayıpIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2019202 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2020 41. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2020 21:14
Kayıp, Ian McEwan’dan okuduğum 7. kitap.Okunacak 7 kitabı daha var elimde.Çok üretken bir yazar yani. Okuduklarım içinde Sonsuz Aşk ve Kayıp en çok beğendiğim kitaplar oldu. Her anne babanın kabusudur çocuğunu, kalabalık içinde kaybetmek.Evladın ölümü kadar zor başına ne geldiğini bilememek bence. Kitabın ana karakteri çocuk kitapları yazarı Stephen üç yaşındaki kızı Kate’i bir süpermarkette kaybeder.Karısı ile Stephen’ın arasındaki ilişki kızlarının kaybı ile paramparça olur. İngiltere’nin siyasi yaşamından kesitler de sunulur arka planda.Çocukluk ve büyümek üzerine çok düşündürüyor insanı Kayıp. Bir babanın çocuğunun yatakta bıraktığı çiş izlerini bile özlemesinin acısını duydum içimde.
Edebiyat
KayıpIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2019202 okunma
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2020 22. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2020 10:36
Çocuk yazarı Stephen küçük kızı Kate'yi markette kaybeder.Küçük kzın kaybolması ile karısı Julie ile aralarındaki bağ kopar. Stephen çaresizdir. Bunalımdan çıkmak için arayışlara girer. Çözümlere de ulaşır zaman içinde.İnce bir kitap olsa da öyle bir çırpıda okunacak bir kitap da değil.Yazarın anlatımını kavrayınca kitabın içine giriyorsun.Başlarda sıkıldım.Elimden bırakmayı düşündüm. Ama şimdi iyi ki okumuşum diyorum.Kitaptan uyarlanan bir filmi de var. Onu seyredeceğim bakalım o nasıl. Yazarın başka kitapları da var hatta bir kitabıyla Man Booker ödülünü almış. O kitabını da okuyacağım.
KayıpIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2019202 okunma

Yazar Hakkında

Ian McEwanYazar · 21 kitap
İngiltere’nin Aldershot kasabasında doğan McEwan çocukluğunun büyük bir kısmını subay olan İskoç babası David McEwan’ın atandığı Doğu Asya, Almanya ve Kuzey Afrika’da geçirdi. Woolverstone Hall School, University of Sussex ve University of East Anglia’da öğrenip gören yazar, Malcolm Bradbury’nin öncülük ettiği “Yaratıcı Yazarlık Kursu”nun ilk mezunlarından biri oldu. İki kere evlenen McEwan’ın ikinci eşi olan Annalena McAfee The Guardian’ın eleştiri bölümünün eski editörlerindendir. 1999 yılında ilk eşi olan Penny Allen vesayeti tıpkı 15 yaşındaki abisi gibi babaları McEwan’a verilen 13 yaşındaki küçük oğulları ile birlikte kaçtı. 2004’ün Mart ve Nisan aylarında - Britanya Devleti, yazarı Amerika’nın First Lady’si Laura Bush’la yemek yemeye davet ettikten hemen sonra - McEwan’ın Amerika Birleşik Devletleri’ne girişi uygun vizeye sahip olmadığı için reddedildi. Britanya basınında yapılan yayınların arkasından McEwan Birleşik Devletler’e “Sizi hala kabul etmek istemiyoruz ama dışarıda olmanız pek çok uygunsuz yayına sebep oluyor” açıklaması ile kabul edildi. Daha sonra Birleşik Devletler kendisine bir özür mektubu yolladı. Royal Society of Literature, Royal Society of Arts, American Academy of Arts and Science McEwan’ın üye olduğu bazı gruplardır. 1999 yılında Hamburg’da Alfred Toepher Vakfı tarafından Shakespeare Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca British Humanist Association’ın seçkin destekçilerinden olan McEwan 2000 senesinde İngiliz Şövalyelik Ödülü ile ödüllendirildi. Ian McEwan, 2002 yılında II. Dünya Savaşı sırasında başka bir aileye evlat olarak verilen bir erkek kardeşe sahip olduğunu öğrendi ve bu hikâye 2007 yılında kamuoyu tarafından duyuldu. McEwan’dan 6 yaş büyük olan ve aynı anne babaya sahip olan duvar ustası David Sharpe, McEwan’ın ebeveynlerinin evlenmeden önce yaşadıkları yasak aşkın meyvesi olarak dünyaya geldi. McEwan’ın annesi aşığıyla ilk kocası savaşta öldükten sonra evlenebildi. Ian ise bu nikahtan birkaç sene sonra dünyaya geldi. McEwan’ın yayınlanan ilk eseri 1976 yılında Somerset Maugham Ödülü’nü kazandığı kısa hikâyelerinden oluşan İlk Aşk, Son Törenler (First Love, Last Rites, 1975) isimli kitabıdır. Bu kitabı iki ilk roman sayılabilecek The Cement Garden (1978) ve Yabancı Kucak (The Comfort of Strangers, 1981) isimli eserler takip etti. Bu iki roman McEwan’ın edebiyat dünyasında “Ian Macabre” olarak anılmasına sebep oldu. 1997’den yayınlanan ve erotomani hastalığına yakalanmış bir insanı konu alan Sonsuz Aşk (Enduring Love) isimli romanı Man Booker Ödülü aday listesinde yer alamamasına rağmen pekçokları tarafından bir başyapıt olarak nitelendirildi. McEwan Booker Ödülü’nü 1998 yılında Amsterdam’da Düello (Amsterdam) isimli romanı ile aldı. Bir sonraki romanı Kefaret (Atonoment, 2002) de çok büyük beğeni kazandı. Time Dergisi eseri 2002 yılının en iyi romanı ilan etti ve roman Booker Ödülü aday listesine girdi. 2005 yılında yayınlanan romanı Cumartesi’de (Saturday, 2005) başarılı bir beyin cerrahının bir cumartesi günü yaşadıklarını işledi. Romanın ana karakteri olan Cerrah Henry Perowne’un evi Londra’nın merkezinde ünlü bir meydandadır. McEwan da Oxford’dan Londra’ya geri taşındıktan sonra aynı meydanda bulunan evinde yaşamaktadır. “Cumartesi” James Tait Black Memorial Prize ile ödüllendirildi. An itibarı ile son kitabı olan On Chesil Beach, 2007 senesinde çıktı ve aynı sene Booker Ödülü adaylarından biri oldu. McEwan ayrıca pek çok film senaryosuna, bir adet sahnelenmiş oyuna ve bir oratoryaya imzasını atmıştır. 2007 Ağustos’unda “For You” isimli operanın metinlerini yazmaya başlayan McEwan’ın bu eseri Michael Berkeley tarafından bestelenecek ve 2008 yılı içinde icra edilecektir.2006 yılı sonunda, McEwan’ın büyük beğeni kazanan romanı Kefaret’i Lucilla Andrews’ın otobiyografisi “No Time for Romance”’den yaptığı intihalle yazdığı iddia edildi. Yazar masumiyetini The Guardian’da savundu, Andrews’un çalışmasından Kefaret’i yazdıktan sonra haberi olduğunu söyledi. McEwan, Amerikalı büyük yazar Thomas Pynchon’ın da içinde bulunduğu pek çok önemli yazar tarafından da savunuldu. İlk romanı The Cement Garden’ın orijinalliği hakkında da yorumlar yapılan McEwan’ı son olarak Claire Henderson-Davis “On Chesil Beach”’de annesinin ismini kullanıp ebeveynlerinin hayat öykülerini anlatmakla suçladı. McEwan bütün bu suçlamaları da reddetmektedir.